Bugün - 19 Eylül 2020 Cumartesi
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Avrupa Süryani Halk Meclisleri: 7 Ağustos Semile'de Süryani Halkına Yönelik Katliamı Anıyoruz

avrupa süryani halk meclisleri açıklama

Dünya Haberi - 08 Ağustos 2020 Cumartesi - 07:06
avrupa süryani halk meclisleri açıklama
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Bugün, 7 Ağustos 1933'te Semile'de Süryaniler'e yapılan katliamı anıyoruz.

Simele katliamında (Süryanice: ܦܪܡܬܐ ܕܣܡܠܐ veya ܦܪܸܡܬܵܐ ܕܣܡܹܠܹܐ Premta d-Simele) 1933'te Mezopotamya'nın çeşitli köylerinde binlerce Süryani katledildi.

20. yüzyılın başında Semile, küçük bir Süryanice ve Kürt köyüydü. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Hakkari bölgesinden birçok Süryani Simeli'ye geldi. Hıristiyan Ermenilere ve Süryanilere osmanlılar tarafından yapılan katliamlardan kaçmışlardı.

7-11 Ağustos 1933 tarihinde katliam Irak hükümet birlikleri ve Kürt kökenli General
Bekir Sidqi liderliğindeki Sünni-Kürt ve Arap yardımcıları tarafından Ağustos 1933'te Kuzey Irak'ın Simele kasabasında düzenlenen bir dizi katliamın ilki olduğu için, Simele, şemsiye terim oldu ve aynı zamanda devam eden erkek ve kadın cinayetlerine, kuzey Irak'ın Dohuk ve Musul ilçelerindeki 63 Köyün çocuklarına da atıfta bulundu. Toplam 5.000 Süryani'nin öldüğü tahmin edilmektedir.

15.000 Süryani, Ninova ovasından komşularına kaçtı, O zamanlar Suriye, Chabur Nehri kıyısına 35 yeni köyün inşa edildiği Fransız emperyalist yönetimi altındaydı. Şu anda Semele'de 170 kadar Süryani aile bulunmaktadır.

Doğu Asur (Süryani) Kilisesi Patriği Mar Shimun'a göre, "kızlara tecavüz edildi ve Iraklı komutanların önünde çıplak yürümelerine zorlanıldı. Çocuklar askeri araçlarla ezildi. Hamile kadınlar süngü ile katledilmişti. Çocuklar havaya atıldı ve süngü ile öldürüldü. Öldürülenleri yakmak için dini kitaplar
kullanıldı".

İngiliz emperyalistleri her zaman eski kolonilerinin liderlerinin arkasında durdu. Bağdat'taki İngiliz askeri misyonundan Tuğgeneral E. H. Headlam'ın "hükümetin ve halkın Albay Bakr Sidqi'ye minnettar olmak için iyi nedenleri var" dediği biliniyor.

■SÜRYANI HALKININ İSYANLARI VE ÖNDERLERİ
“İngiliz Oyunu” Ve Patrik Benyamin Mar Şamun:
3 Ağustos 1914'te Van Valisi Tahir Paşa, Patrik Mar Şamun'u görüşmeye çağırır. Süryaniler'e verilecek yardıma ilişkin uzun süren bir görüşme yaparlar. Bu yardım Osmanlılar'la Ruslar arasında başlayacak savaşta tarafsız kalmaları ve Rusya'nın yanında yer almamaları koşuluyla yapılacaktır.

Mar Şamun “halkın ileri gelenleriyle yapacağı görüşmeler sonucunda kesin cevabı vermesinin daha doğru olacağını” söyler.

Patrik, Van görüşmesinden döndükten sonra Hıristiyanların yaşadıkları bölgelere sakin olmalarını öğütleyen bildiriler gönderir.
Patrik'in amacı verilen sözlerde ne kadar
dürüst davranıldığını gözlemlemektir.

Ancak aradan uzun bir süre geçmeden
Ekim ayında Hıristiyan halka saldırılar başlar.
12 Nisan'da Patrik Süryani halkının ileri gelenleriyle Mardez köyünde toplantı yapar.

Osmanlı devletine karşı savaşmak ve Osmanlı'nın savaş halinde olduğu İtilaf Devletleri'yle anlaşma kararı alırlar. Hakkari, Van bölgesindeki Süryani halk dağlara çekilmiştir.

I. Paylaşım Savaşı başlamadan yıllar önce İngilizler ajanlarını Kürtler'in, Ermeniler'in ve Süryaniler'in yoğunlukta yaşadığı bölgelere göndermiştir bile. İngilizler Ortadoğu'daki, özellikle de Irak'taki petrol için çeşitli planlar yapmaktadırlar. Ve burada yaşayan halkları bunun için kullanırlar.

Bu dönemde İngilizler'in amacı Türkiye
ve İran topraklarında yaşayan Süryani ve Ermeniler'i, Irak Mezopotamyası'na göç
ettirmek ve onları burada Kürt ve Araplara
karşı kullanmaktır.

Bu amaçla İngilizler Patrik'in yanına giderler
ve Türk-İran yerleşim bölgelerinde yaşayan Süryaniler'in Kürt aşiretleriyle ittifak yapmasını, böylece tekrar eski yerleşim bölgelerine geri dönmelerinin de mümkün olacağını söyleyerek, Patrik'i ikna ederler.

İngiliz ajanları aynı zamanda Kürt aşiret
reisi İsmail Simko Ağa'yla da görüşürler. Görüşmede ajanlar Simko'dan Patrik'i davet edip öldürmesini isterler. Karşılığında Hoy Salmas ve Urumiye'nin Kürtler'e verileceği, ayrıca da para ve silah yardımında bulunacakları üzerine söz verirler.

İsmail Simko Ağa bu öneriyi kabul eder
ve diğer aşiret liderlerine suikasttan söz etmeden Süryaniler ve Kürtler konusunda görüşmek üzere Patrik Mar Şamun'u davet eder.

Patrik Mar Şamun Simko'yla görüşmeye
gider ve pusuya düşürülerek öldürülür.
Böylece Süryaniler sadece kiliselerinin
dini liderini değil, aynı zamanda politik
liderlerini de kaybetmiş olurlar.

Suryani halkın mücadelesine Patrik Mar Şamun dışında değişik zamanlarda da Aga Patrus, Feridun Atarya, Ashar Yusuf, Naim Faik, Yohanon Dolahani, Yohanon Salman gibi liderler önderlik etmişlerdir. Simili Katliamı ve Şehitler Günü; 1930'ların başında özellikle Irak ve yakın bölgedeki Süryaniler ayaklanırlar.

7 Ağustos 1933 günü Süryani halkının Irak'taki bağımsızlık mücadelesini bastırmak için binlerce Süryani katledilir. Bu katliam tarihe Simili Katliamı olarak geçer. Bunun içindir ki, Süryani halkı bugünü “şehitler günü” ve katliama uğramış, savaşlarda şehit düşmüş tüm Süryaniler anma günü olarak kabul etmiştir.

Süryani halkının yaşadığı katliamların temelinde ne Süryani-Kürt, Süryani-Türk, Süryani-Arap ne de Hıristiyan-Müslüman çelişkileri yatmaktadır. Bunların arkasında bölgenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini ellerinde tutmak, sömürülerini sürdürmek isteyen emperyalistlerin çıkarları yatmaktadır.

Emperyalizm sürekli olarak bölgedeki halkları birbirine kırdırmaya uğraşmıştır. Her defasında dinleri, milliyetleri kullanmış, ya halklara kendisiyle işbirliği yapması için çeşitli tuzaklar kurmuş ya da birini destekleyerek diğer halkı kırdırmıştır.

Örneğin 1900 yıllarının başlarında Alman emperyalizmi bölgeye kolay ve erken ulaşmak amacıyla Berlin-Bağdat tren hattını ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmek istiyordu.

Amaç Ortadoğu üzerinden Hindistan'a açılarak sömürgeler oluşturmaktı. Çöküş dönemini yaşayan Osmanlı devleti üzerinde yaşayan halklar birer birer isyan ediyordu.

Bu halk ayaklanmalarını amaçlarının gerçekleştirilmesi önünde engel gören Alman emperyalizmi o zamanki Osmanlı yönetimini elinde tutan İttihat ve Terakki ile anlaşarak Anadolu'da 1,5 milyon civarında Ermeni ile
Tur Abdin ve Hakkari dağlarında 500 bine
yakın Süryani'nin katledilmesine büyük destek vermiştir.

Yine Osmanlı'yı bölüp parçalayarak paylaşmak isteyen emperyalist ülkeler Ortadoğu ve Asya'da cirit atmaktadır. Doğu Anadolu'da Almanlar, Irak'ta İngilizler, Suriye ve Filistin'de Fransızlar, Akdeniz'in Anadolu kıyılarında İtalyanlar hakimiyet kurmuşlardır.

Bu emperyalist ülkeler hakimiyet alanlarını genişletmek ve yoğunlaştırmak amacıyla bölge halklarını birbirine kırdırtarak zayıflatmış ve bölgede yaşayan azınlık durumundaki halkları göçe zorlayarak kültürel, siyasal, ekonomik gelişmelerine engel olmuşlardır.

Yine İngilizler Kuzey Irak'taki Süryanileri,
Irak yönetimini çökertmek için kullanmışlardır. Bu dönemde Suriye'de Cezire bölgesinde Fransız kontrolünde olan bölgede „Assyrian“ adıyla bir otonom yapı oluşturmaktan bahsedilmektedir. Irak Süryanilleri da İngilizler'den aynı talepte bulunurlar.

Bu talebi İngilizler bir süre savsaklamışlar, sonrasında ise Irak yönetimiyle anlaşarak Süryani savaşçılarını barış aldatmacasıyla silahsızlandırmışlardır. İngilizlerin bu oyunu sonucu o günkü dünya basınına “Simeli kıyımı” olarak geçen katliam yaşanmıştır.

7 Ağustos 1933'te Simeli halkı çoluk çocuk, kadın erkek ve yaşlı demeden tümüyle katledilmişlerdir.

Avukat ve tarihçi Dr. Raphael Lemkin,
Osmanlı İmparatorluğu ve Hristiyanlara yönelik yapılanları ve 1933'te Irak'taki Süryanilere yapıların tamamen bir katliam olduğunu söylüyor. Madrid'deki Milletler Cemiyeti'nin bir hukuk toplantısında bu soykırımların tanımınını sundu, ancak başarısız oldu.

Ancak başka bir dünya savaşından ve Avrupalı Yahudilerin yok edilmesinden sonra Hitler faşizmi, Birleşmiş Milletler, 1948 Lemkin Soykırımının Cezalandırılması ve Önlenmesi Sözleşmesini kabul etti.

■ULUSALLAŞMANIN ÖNÜNDEKİ ENGEL: MEZHEP BÖLÜNMELERİ
Batı ve Doğu Süryanileri daha çok
dinsel temellerden kaynaklanan mezhep ayrılıklarının kendilerini zayıflattığını gördükleri noktada, mezhep ayrılığı yerine milliyet bilinci oluşmaya başladı.

Ancak bu durum daha çok aydınlar tarafından benimsendi. Ve halkın mezhepsel ayrılıkları Süryaniler'in tamamen birleşmesinin önünde duran engellerden biri oldu. Bu mezhepsel bölünme daha çok 16. yüzyılda başlamıştır.

Bu bölünmeler o dönem için Nasturiler, Yakubiler şeklindeydi. 17. ve 18. yüzyıllar boyunca önce Fransızlar, ardından İtalyanlar, Amerikalılar, Almanlar, İngilizler çok yoğun bir biçimde misyonerlik çalışmaları yürüttüler.

Çünkü Ortadoğu ve Anadolu, tüm emperyalist ülkelerin iştahını kabartıyor ve her biri bu topraklan kendi denetimleri, egemenlikleri altına almak için burada yaşayan Hıristiyan halkları kullanmak istiyorlardı.

Bu misyonerlik çalışmaları sonucu Süryaniler pek çok mezhebe bölündüler. Antakya ve Tüm Doğu'nun Süryani Ortodoks Kilisesi (Kudüs Hristiyan cemaatinden sonra Hristiyanlığın en eski kilisesi olarak kabul edilir), Süryani Protestan Kilisesi, Süryani Katolik Kilisesi, Doğu Asur Kilisesi (Nasturi Kilisesi), Keldani Katolik Kilisesi, Melkit Rum Ortodoks ve Rum Katolik Kilisesi, Maruni Kilisesi gibi ayrı parçalara bölündüler. Ki bunlardan Maruni Kilisesi'ne bağlı olan Lübnan Hıristiyanları gibi kimilerinin Süryani halkıyla ilişkileri büyük ölçüde koptu.

■SÜRYANI DEMOKRATİK HAREKETİ
Süryani halkına yönelik katliamlar 60'lı, 70'li, 80'li yıllarda da sürdü. 1969'da, Irak rejimi Sumaya köyünde yaşayan Süryani halkını Napalm bombalarıyla yok etti. Köyü yerle bir etti. 1983 baharında Türk ordusu Irak'la anlaşarak Irak'taki Kürt ve Süryani köylerine baskınlar düzenledi. Çok sayıda insanı katletti.

1988 Halepçe katliamı dünya basınında sadece Kürt katliamı olarak yer aldı. Bu kentte Süryani ve Kürt halkı birlikte yaşıyordu ve katliamdan Süryani halkı da nasibini aldı. İran-Irak arasındaki on yıl süren savaşta yine Süryaniler çıkarları olmadığı halde ön cephelere sürüldüler.

“Savaşa Hayır” diyen Süryaniler ise kuzeydeki dağlara çekildiler ve kendilerini savunmak amacıyla Süryani Demokratik Hareketi'ni kurdular. Ancak Irak'ın baskıları devam etti, yüzlerce Süryani hapishaneye atıldı, birçoğu idam edildi.

Emperyalizmin I. Paylaşım Savaşı'ndaki politikası, Ortadoğu'da söz sahibi olmak
için bölgedeki Hıristiyan halkı yanına çekmek; din kardeşliği düşüncesini yaygınlaştırmak ve böylece bu halkların kurtuluşlarının Hıristiyan olan devletlerle işbirliğinden geçtiğini kabul ettirmekti.

Ancak bugün şu açıktır ki, emperyalizm ve
onun işbirlikçisi yerli egemenler için din, halkları bölüp parçalamak ve kendi sömürü çarklarının dönmesinde halkları zayıflatma aracından başka bir şey değildir.

Süryani halkı Hıristiyan dininden olan emperyalist devletlerden birçok kez darbe yemiş, oyuna getirilmiştir. Süryani halkının yaşadığı katliamlardan, sürgün ve göçlerden emperyalizm bizzat sorumlu ve suçludur.

Ayrıca Suryanileri tehdit eden önemli bir
etken de Avrupa ülkelerine göçlerdir.
Avrupa ülkelerine en yoğun göçler son 30
yılda gerçekleşmiştir ve Suryani nüfusu giderek artmaktadır bu ülkelerde. Emperyalist yoz
kültür bu halkın dini, dili, kültürü, tarihi açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

Çünkü bu ülkelerde “uyum” adı altında yok edilmektedirler. Kısacası tarihin bir
yerinden sonra hep ezilen, kıyılan, devletsiz ve giderek topraksız kalan bir halktır Süryaniler.

Özgürlük, kendi topraklarında yaşamak,
her halk gibi onların da hakkıdır. Sonuç şudur
ki; Süryani halkı dini inanç ayrılığını temel almadan, Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm için mücadele eden halklarla işbirliği ve dayanışma içinde olmalıdır.

Süryani halkının da kendi topraklarında özgür, demokratik, eşit haklar temelinde yaşaması, ancak diğer ezilen halklarla birlikte verilecek devrimci savaşla ve bu savaşın sonunda kurulacak Devrimci Halk İktidarıyla mümkün olacaktır.

-Avrupa Süryani Halk Meclisleri-

  

 
Anahtar Kelimeler:avrupa, süryani, halk, meclisleri, açıklama,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Dünya Haberleri
FARUK EREREN ABİMİZİN GASP EDİLEN HAKLARINA DAİR HALKIMIZA VE TÜM DEVRİMCİLERE MESAJI
AVRUPA HALK CEPHESİ AÇIKLAMA
BU ŞARKI DEVRİM YİĞİTLERİNE ADANDI

BU ŞARKI DEVRİM YİĞİTLERİNE ADANDI
Kapasitesinin 4 Katı İnsan Barındıran, Midilli'deki Göçmen Kampı Kül Oldu!
İtalya'da Avukatlardan Ebru Timtik İçin Anma
ALMANYA HALK CEPHESİ AÇIKLAMA: YAŞASIN DİRENİŞ YAŞASIN ZAFER
Paris Barosu’ndan Timtik, Ünsal Ve Elçi'ye Onursal Üyelik
Diğer Başlıklar

İşkenceye Suç Duyurusu: Askerler 'Sizi Tararız' Dedi
HALK OKULU DERGİSİ'NİN 45. SAYISI ÇIKTI
TAYAD'LI AİLELER AÇIKLAMA: HALKIN HUKUK BÜROSU AVUKATLARI YALNIZ DEĞİLDİR!
GRUP YORUM: YALNIZ DEĞİLİZ...
Şenyaşar Ailesi ÇHD İle Görüştü: Önemli Olan Davanın Unutulmaması
BERKİN ELVAN HABERİ YAPAN GAZETECİLER HAKİM KARŞISINDA
Gazi Halk Cephesi: Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer!
Okmeydanı Cephe: Hasta Tutsak Ali Osman Köse İçin Yazılama Yapıldı
ÇHD AÇIKLAMA: TTB'NİN ONURLU DURUŞUNU SELAMLIYORUZ 
66 Yaşındaki Hasta Tutuklu 8 Aydır Kontrole Gidemiyor
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(64 Online) 0,05ms