Bugün - 15 Ağustos 2020 Cumartesi
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

EBRU VE AYTAÇ NASIL YARGILANDI?

Bugüne kadar gerek yargısal süreçte gerekse kamuoyunu bilgilendirebildiğimiz tüm mecralarda 18 ÇHD'li avukatın nasıl yargılandığını anlatmaya çalıştık.

Gündem Haberi - 15 Temmuz 2020 Çarşamba - 09:10
Bugüne kadar gerek yargısal süreçte gerekse kamuoyunu bilgilendirebildiğimiz tüm mecralarda 18 ÇHD'li avukatın nasıl yargılandığını anlatmaya çalıştık.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Bugüne kadar gerek yargısal süreçte gerekse kamuoyunu bilgilendirebildiğimiz tüm mecralarda 18 ÇHD'li avukatın nasıl yargılandığını anlatmaya çalıştık.

Ebru ve Aytaç'ın hayati risk taşıyan durumuna istinaden, tekrar anlatmakta fayda görüyoruz.

Bu davada kısaca, savcılık, 18 avukatı yasa dışı örgütün üyesi, yöneticisi olmakla suçluyor; 18 avukat ise bu iddiayı reddediyor.

Adil yargılanma talebinin konusu ise, 18 avukatın kendisini savunması için tanınan yasa ve usul prensiplerinin hiçbirine uyulmaması.
Bu flood ile 18 avukatın eylemlerinin suç olmadığının ispatına, esas tartışmasına girişmeyeceğiz.

Yapacağımız şey, bunu ispatlayabilmek için 18 avukata hiç imkan tanınmadığını anlatmak olacak. 18 avukat, eylemlerinin suç olmadığını ispatlama imkanının tanınmasını istiyor.

Usul kuralları gerçeğin ortaya çıkması için yargılama boyunca uyulması gereken kuralları ifade eder. 18 avukata 159 yıl ceza verilen davada usul kurallarına uyulmamış, maddi gerçek ortaya çıkmamıştır. Hüküm, tek taraflı önyargılara dayalıdır.

Adil yargılanmak istiyorlar!

Tutuklandıkları dönem ile başlayalım. 12 Eylül 2017 tarihinde 16 ÇHD'li avukat gözaltına alındı ve gözaltı sonrasında 15 avukat tutuklandı. Daha sonra aynı soruşturma kapsamında Av. Kozağaçlı ve Av. Türkmen'in de tutuklanmasıyla tutuklu avukat sayısı 17’ye çıktı.

Tutuklandıkları 12 Eylül 2017, alelade bir tarih değildi. KHK ile ihraç edildikten sonra Yüksel Caddesi'nde "işimi geri istiyorum" eylemi yapan Nuriye ve Semih; talepleri tüm ülkede karşılık bulduktan sonra örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklandı. 17 avukat, onların avukatıydı.

17 avukat 12 Eylül 2017'de, yani Nuriye ve Semih'in duruşmasından iki gün önce, savcılığın "Nuriye ve Semih davasına ilişkin savunma evraklarına da el konulması" talimatıyla gözaltına alındılar ve 16’sı tutuklandı.

İddianamenin ana esaslarından bahsedelim. İddianame, 2013 yılından derdest olan dava, o davadaki açık ve gizli tanık ifadeleri, Hollanda-Belçika'dan getirildiği iddia edilen belgeler, BE isimli itirafçının beyanları, BE isimli itirafçının yorumladığı(?) aslı olmayan dijitaller
Açık kaynak tespit tutanaklar (sosyal medya hesapları, basılı kaynaklar..), avukatların gözaltı takip ve hapishane görüşlerinin istatistiki bilgileri (yani müvekkillerinin adli işlemlerine katılmaları) ve Soma, Ermenek gibi toplumsal davalara katılma suçlamalarından oluşuyor.

Hollanda-Belçika belgeleri olarak adlandırılan belgeler, 1998 ve 2003 yıllarında Hollanda-Belçika'da ele geçirildiği ve 2006 yılında Türk makamlarına ulaştırıldığı iddia edilen, ancak nerede,ne şekilde elde edildiği ve nasıl muhafaza edildiği belirsiz, aslı olmayan belgelerdir

İddianamenin omurgalarından olan bu belgeler, “dijital belgelerin nasıl arama yapılacağı, nasıl korunacağı, nasıl delil olarak kullanılacağını” düzenleyen CMK madde 134'e aykırıdır.

Orijinaline ulaşılamayan bu belgelere ekleme yapılıp yapılmadığının incelenme imkanı yoktur.

Son olarak, istinabe ve soruşturma sırasında görev alan kolluk personelinden 38'i, soruşturma savcısı ve 5 farklı savcı, iletişimin tespiti kararı veren hakimlerden 2'si 15 Temmuz sonrası ihraç edilmiş, "yasadışı delil temini, sahte delil üretmek" suçlamalarıyla yargılanmakta

İddianamenin diğer omurgası bir başka soruşturma kapsamında gözaltına alınan BE isimli şüphelinin beyanlarıdır. 4 farklı tarihte sırasıyla 75, 34,9 ve son olarak 152 sayfalık 4 ifade vermiştir. 1994 doğumlu BE, 220'yi aşkın kişinin örgütle bağlantısı olduğunu iddia etmiştir

BE'nin ifadeleri sonrasında yaklaşık 120 kişi tutuklanmış, 6 ayrı iddianame hazırlanmıştır. BE dışında, 18 avukatın 159 yıl ceza aldığı dosya içerisinde 7 gizli ve 6 açık tanık anlatımı daha vardır. Anlatımlar basmakalıp ifadelerden oluşmaktadır.

Üstüne, 2016 yılında İdil Kültür Merkezi'nde ele geçirildiği söylenen dijital materyaller, daha önce 3 kez ifadesi alınmış BE isimli şahsa "bilirkişi incelemesi" formatında yorumlatılmıştır. 152 sayfalık "yorum" açıkça hukuka aykırı olup ne tanık, ne bulgu delil niteliğindedir

Yargılama süreciyle devam edelim. 17 avukat, 1 yıl tutuklu kaldıktan sonra, 10 Eylül 2018 tarihli ilk celseyle mahkeme karşısına çıkarıldılar.
17 avukat, mahkeme heyetinin önünde jandarma tarafından darp edildi, kıyafetleri yırtıldı, mahkeme salonu içinde kelepçelendiler.

Mahkeme, 14 Eylül 2018 tarihli celse 16. numaralı kararıyla;
"mevcut delil durumu, suç vasfının değişme ihtimali, sanıkların avukat olması, tutuklamanın tedbir olması, AİHM/AYM'nin tutuklama konusunda kararları" gerekçeleriyle
18 AVUKATIN TAMAMI HAKKINDA TAHLİYE KARARI VERDİ

14 Eylül Cuma saat 22:10'da açıklanan tahliye kararının ardından Silivri CİK'de tutuklu olan 9 avukat, 8 saat boyunca yasa dışı şekilde bekletilmiş, sabaha karşı 6:30 civarında; Bakırköy Kadın CE'deki 8 avukat ise 6 saat bekletilerek sabaha karşı 4:30'da serbest bırakılmıştır.

UYAP'tan öğrenildiği üzere, savcının 15 Eylül gece saat 01:00'de 17 avukat hakkında verilen tahliye kararına ayrı ayrı itiraz ettiği anlaşılmaktadır.

Meslektaşlarımızın yasa dışı bekletilmeleri nedeninin itirazın yasa dışı sonuçlandırılmaya çalışılması olduğu anlaşılmıştır.

Savcılığın itirazı üzerine İst. 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 15 Eylül 2018 "cumartesi" günü, usulde olmayan şekilde haftasonu toplanmış ve oy birliği ile tahliye ettikleri 12 avukat hakkında 10 saat sonra yine oy birliğiyle "tutuklamaya yönelik yakalama kararı"
çıkarmıştır.

Diğer 5 avukat için ise savcılığın itirazını reddetmiş ve değerlendirilmek üzere İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermiştir.

İlk duruşmada oy birliğiyle alınan ve gerekçeleriyle kamuoyundan da takdir gören mahkeme heyeti, 10 saat içinde tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı vermişse de, "sürülmekten" kurtulamamışlardır.

19 Eylül Salı akşamı Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yayınlanan yetki kararnamesiyle İst. 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı İst. 18. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi olarak, kıdemli üye ise Ticaret Mahkemesi hakimi olarak "tenzil-i rütbe" ile görev yerleri değiştirilmiştir

Túm bu süreç, HSK'nın müstemir yetkilere ilişkin kararı ile İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı ve kıdemli üyesinin tenzil-i rütbe ile başka mahkemelerde görevlendirilmesi, heyet üzerindeki ağır siyasi baskının kesin kanıtı niteliğindedir.

Bu süreç sonunda, daha önce Av. Selçuk Kozağaçlı'nın müdafisiz şekilde tutuklandığı duruşmada geçici görevlendirilen ve iki gün sonra kalıcı olarak görev verilen hakimin tarafsız ve bağımsız olduğunu söylemek imkansızdır. Dava boyu birçok pozisyonda bulunmuştur.

3-5 Aralık tarihinde yapılan 2. duruşmayla devam edelim. Bu duruşmada etkin pişmanlıktan faydalanan itirafçılar BE, CB ve yine etkin pişmanlıktan faydalanan üç gizli tanık dinlenmiştir.

BE isimli şahıs tarafından yorumlanan dijital materyallerin asıllarının akıbetinin belli olmaması, imaj ve dökümlerinin dosyada olmaması ve mevcut şartlar altında beyanların doğruluğunun "tartışılma olanağının olmadığı" gözetilerek belgelerin dosyaya getirilmesi ve ...
tarafımızca incelendikten sonra BE isimli şahsın dinlenilmesine karar verilmesini ve ayrıca tanıklık yapma konusunda hukuki menfaati bulunması nedeniyle yeminsiz dinlenmeleri talep edilse de, taleplerimiz reddedilmiştir.

Mahkeme Başkanı’nın tanık anlatımlarını keserek sürekli yönlendirmesi ve kurgusal ifadeler oluşmasına neden olması sebebiyle, sanıklar ve müdafiler, başkan ve üyeler hakkında reddi hakim talebinde bulunmuştur.

Talep sonlanmadan tutuklu avukatlar salondan atılmıştır.

Mahkeme başkanının nasıl tanık dinlediğini (itirafçı yarattığını) görmek isteyenler aşağıdaki linkten izleyebilirler:

ÇHD ANKARA ŞUBE

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
SEBEPSİZCE VE ŞEREFSİZCE: Ölüm Orucundaki Ebru Timtik'e 'Ekmek' İşkencesi
Uyuşturucuyla Savaş - TV - Sorular Çözümler: AKP Faşizmi Yargıyı Nasıl Kullanıyor  
Avrupa Dev-Genç Açıklama: Yüksel Direnişçilerinden Kanlı Ellerinizi Çekin

Avrupa Dev-Genç Açıklama: Yüksel Direnişçilerinden Kanlı Ellerinizi Çekin
Polis, Yanlış Adrese Baskın Yaptı, Ev Sahibine İşkence Yaptı Ve Darp Etti, Sonra Da Tehdit Etti
İzleyelim, İzletelim; Ölüm Orucu Direnişçisi Didem Akman'ın Annesi Zülfiye Akman'la Röportaj!
Sol, Muhalif Görünümlü Kontra Gazete Sözcü Provokasyona Devam Ediyor 
Leyla Güven: Ülkeyi bu ayıptan kurtarın, tarihte yeterince kara leke var, yenilerini eklemeyin
Diğer Başlıklar

ŞAŞIRMADIK AMA ALIŞMAYACAĞIZ!  AYM, Ölüm Orucundaki Avukatların Başvurusunu Reddetti
GRUP YORUM HER YERDE: Fransa'nın Narbonne Şehrinde Grup Yorum Konseri
SEBEPSİZCE VE ŞEREFSİZCE: Ölüm Orucundaki Ebru Timtik'e 'Ekmek' İşkencesi
Uyuşturucuyla Savaş - TV - Sorular Çözümler: AKP Faşizmi Yargıyı Nasıl Kullanıyor  
Avrupa Dev-Genç Açıklama: Yüksel Direnişçilerinden Kanlı Ellerinizi Çekin
Polis, Yanlış Adrese Baskın Yaptı, Ev Sahibine İşkence Yaptı Ve Darp Etti, Sonra Da Tehdit Etti
İzleyelim, İzletelim; Ölüm Orucu Direnişçisi Didem Akman'ın Annesi Zülfiye Akman'la Röportaj!
Sol, Muhalif Görünümlü Kontra Gazete Sözcü Provokasyona Devam Ediyor 
Leyla Güven: Ülkeyi bu ayıptan kurtarın, tarihte yeterince kara leke var, yenilerini eklemeyin
Avrupa Dev-Gençlilerden Kapitalizmi Anlatan Video
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(81 Online) 0,09ms