Bugün - 11 Ağustos 2020 Salı
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

HALKIN HUKUK BÜROSU: #EbruAytaçAdilYargılanmadı

halkın hukuk bürosu direnişler

Gündem Haberi - 14 Temmuz 2020 Salı - 08:12
halkın hukuk bürosu direnişler
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

#EbruAytaçAdilYargılanmadı

“Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi ve bir kısmı Halkın Hukuk Bürosu çalışanı olan 15 avukat , 14 Eylül’de görülecek olan Nuriye-Semih Davasından 2 gün önce 12 Eylül 2017 tarihinde gözaltına alınıp 20 Eylül 2017 tarihinde tutuklandılar.Aynı soruşturma kapsamında Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı ve sonrasında Av. Yaprak Türkmen‘in tutuklanmasıyla tutuklu avukat sayısı 17’ye çıktı.”
“10 Eylül 2018 Pazartesi günü yapılan ilk celsede tutuklu 17 avukat
mahkeme heyetinin gözü önünde jandarma tarafından darp edildi, elbiseleri parçalandı ve mahkeme salonu içerisinde kelepçelendiler.”

“Beş gün süren duruşmalarda 300’den fazla avukat müdafii olarak yer aldı, 17 sanık avukat ve 30 müdafi avukat söz alıp beyanda bulundu, günlük ortalama 9 saat olmak üzere yaklaşık 45 saat SEGBİS sistemi ile duruşma kayıt altına alındı.”

“Mahkemenin 14 Eylül 2018 tarihli celsede verdiği 16.numaralı ara kararı ile; tüm tutuklu sanıklar hakkında her bir sanık için dosyadaki mevcut delil durumu, suç vasfının değişme ihtimali, sanıkların savunmalarının alınmış olması ve sanıkların avukat olması,tutuklamanın tedbir olması, tutuklulukta geçen süre, Avrupa İnsan Hakları ve Anayasa Mahkemesinin tutuklama konusundaki başvurular hakkında vermiş olduğu kararlar, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanması ile yargılamada amaçlanan tedbirlerin sağlanabilecek oluşu dikkate alınarak ayrı ayrı bihakkın tahliyelerine karar verildi.”

“Karar 14 Eylül 2018 Cuma günü saat 22:10 civarında açıklanmıştır. Tahliye kararının açıklanmasından sonra İstanbul Silivri Kapalı(9 No’lu) Cezaevinde tutulmakta olan 9 avukat, 15 Eylül 2018 tarihinde sabaha karşı saat 6:30 civarında serbest bırakılmış olup 8 saat boyunca yasadışı şekilde bekletilmişlerdir. Aynı şekilde İstanbul Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde tutulmakta olan 8 avukat da sabaha karşı 4:30 civarında serbest bırakılmış olup yasadışı şekilde 6 saat bekletilmişlerdir.”

“Ulusal Yargı Ağı (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede duruşma savcısının 15 Eylül 2018 gecesi saat 01:00 civarında 17 avukat hakkında verilmiş olan tahliye kararına ayrı ayrı itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Meslektaşlarımızın yasadışı şekilde bekletilmelerinin nedeninin itirazın yasadışı bir şekilde sonuçlandırılmaya çalışılması olduğu açıktır.”

Savcılığın itirazı üzerine İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 1 5 Eylül 2018 Cumartesi günü saat 16:30 civarında usulde olmayan bir şekilde hafta sonu toplanmış ve oy birliği ile tahliye ettikleri 12 avukat hakkında on saat sonra yine oy birliği ile “tutuklamaya yönelik yakalama kararı” çıkarmıştır"
16 Eylül 2018 Pazar günü bir gün önce gözaltına alınan avukatlardan Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal, Engin Gökoğlu ve Behiç Aşçı Nöbetçi İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi önüne çıkarılmaları gerekirken,
bu güne kadar örneği görülmemiş bir şekilde; 37. Ağır Ceza Mahkemesi önüne çıkarılmış, fakat mahkeme heyeti 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hakimlerinden değil,yasal olmayan bir şekilde 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hakimleri tarafından oluşturulmuştur. Diğer bir anlatımla müvekkillerimiz tutuklanması yasaca oluşturulmuş bir mahkeme tarafından gerçekleştirilmemiştir.”

“Mahkeme başkanı Selçuk Kozağaçlı'nın reddi hakim talebini ve diğer söylediklerini zapta geçirmeden, yasal olarak zorunlu müdafii bulundurma hakkı tanımadan ve heyet üyeleri ile müzakere etmeden Selçuk Kozağaçlı hakkında tutuklama kararı vermiştir.”

“19 Eylül 2018 Çarşamba akşamı Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yayınlanan yetki kararnamesi ile İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanının İstanbul 18. Asliye Ceza 5 Mahkemesi hakimi olarak, kıdemli üyenin ise Ticaret Mahkemesi hakimi olarak görev yeri değiştirilmiştir.Bütün bu hukuka aykırı süreçten sonra, daha önce Avukat Selçuk Kozağaçlı’nın müdafisiz şekilde tutuklandığı duruşmada geçici görevlendirilen ve iki gün sonra kalıcı olarak görev verilen başkan Akın Gürlek’in tarafsız ve bağımsız olduğunu söyleyebilmek fiilen ve hukuken imkansızdır.”

“3-5 Aralık 2018 tarihinde yapılan celselerde etkin pişmanlıktan faydalanan itirafçılar Berk Ercan, Ceyhun Bay ve yine etkin pişmanlıktan faydalanan gizli tanıklar Kenan Doruk, Derya Altın ve Güneş ile birlikte iddianamede adı geçmeyen ve mahkeme başkanının özel isteği ile İSTİHBARAT ELEMANI OLDUĞUNU İDDİA EDEN İsmet Özdemir isimli şahıs dinlenmiştir.”

“Gizli tanıklar ve kimliği açık tanıkların tümü SEGBİS marifetiyle dinlenilmiş, tek bir tanık dahi duruşma salonuna getirilmemiş ve duruşma salonu dışından dinlenilen tanıkların bir tekinin yanında dahi SEGBİS yönetmeliğinin 8. maddesine aykırı olarak yargıç bulundurulmamıştır.”

“CMK’ nın 59. maddesine aykırı olarak tanıkların sözü mahkeme başkanı tarafından sürekli kesilmiş, çok açık olarak güdümlü sorularla tanıklar yönlendirilmiş ve sanıklar hazır olduğu halde tanıklara sanıkların özel olarak kimlikleri açıklanarak sanıklar hakkında bilgi vermesi için tanıklar adeta zorlanmışlardır. Sanık Ahmet Mandacı bizzat SEGBİS ekranından tanığa isim ve soy ismiyle birlikte tanıtılmış, usulsüz ve hukuksuz bir biçimde tanık Berk Ercan’a “teşhisi” yaptırılmıştır.”

“4 Aralık 2018 tarihli celsede sanıklar ve müdafiileri tarafından Mahkeme Başkanı Akın Gürlek ve üye hakimler hakkında reddi hakim talebinde bulunulmuştur. Talep sonlanmadan tutuklu sanıklar mahkeme başkanının kararıyla salondan atılmıştır. Hakimin reddi talebi geri çevrilip itiraz süresi gözetilmeden usule aykırı şekilde yargılamaya devam olunması üzerine müdafii avukatlar salondan çıkmışlardır.”

“Mahkeme 3-5 Aralık 2018 tarihli duruşmalarda vermiş olduğu ara kararları yok sayarak; tevsii tahkikat taleplerini beklemeden ve bu talepler konusunda bir karar vermeden duruşma savcısından 10/01/2019 ve 04/02/2019 tarihlerinde iki defa esasa ilişkin mütalaasını isteyerek yargılamaya ilişkin muhtemel bütün talepleri reddedeceği konusundaki oyunu belli etmiş ve İhsas-ı Rey’'de bulunmuştur.”

“7 Mart 2019 tarihinde İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve Aydın Barolarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini oluşturan yargıçlar duruşmalardaki tavırları nedeniyle HSK’ya şikayet edilmiştir.”

Dava dosyasındaki delillerle ilgili olarak mahkeme heyeti tarafından gerçekleştirilen usulsüzlükleri şu şekilde özetlemek mümkündür: i.Elektronik delil olduğu öne sürülen ve tutuklama gerekçesi yapılan bir takım dijital malzemenin asılları veya usulüne uygun alınmış imajları, savunmanın ısrarlı taleplerine rağmen dava dosyasına getirilmeyerek CMK.’nın 217/1. maddesi açıkça ihlal edilmiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin müstekar içtihatlarına rağmen etkin pişmanlıktan yararlanan dava tanıklarının halen derdest olan dava dosyaları talebe rağmen celp edilmemiştir.
iii. CMK’ nın 210. maddesine aykırı olarak anlatımları dava dosyasına girmiş bulunan bir kısım tanıklar, sarfınazar kararının ancak sanık müdafilerinin rızasıyla mümkün olacağına dair açık usul kuralına karşın duruşmada tanıklıklarından vazgeçilerek dinlenilmemiştir.
Dinlenilen tüm tanıkların gerek kollukta, gerek Cumhuriyet Savcılığı’nda gerekse değişik mahkemelerde verdikleri anlatımlar savunma tarafından ısrarla talep edilmesine karşın dava dosyasına celp edilmemiş
ve tanıkların anlatımlarındaki çelişkiler giderilmeyerek CMK’ nın 212/2. maddesi hükmü açıkça ihlal edilmiştir.

“Savunmaya tevsii tahkikat taleplerini bildirmek üzere duruşma gününe kadar, yani 21.03.2019 tarihine kadar süre verilmiş olmasına ve bu sürede savunma tarafından yazılı olarak tevsii tahkikat talepleri mahkemeye bildirilmiş olmasına karşın, sanık müdafilerine delillerini ve tevsii tahkikat taleplerini sözlü olarak dile getirmelerine müsaade edilmemiştir. Sanık müdafilerinin yazılı olarak sundukları tevsii takikat talepleri okunmamış, ve gerekçesiz olarak tümü reddedilmiştir. Müdafilerce hazır edilen tanıklar, usule aykırı olarak dinlenmemiştir.”

“19 Mart 2019 tarihinde yapılan duruşmanın sabah oturumunun 3 numaralı ara kararında müdafilerin duruşma salonundan çıkarılmasına karar verildiği için öğleden sonraki oturumda müdafiler olmadan duruşmaya devam edileceği yönünde karar alınmıştır.”

“20 Mart 2019 tarihli celseye mahkemenin kendi tasarrufu ile yoklukta aldığı ve tebliğ etmediği bu ara kararlara dayanılarak “Mahkememizin dünkü oturumunda alınan ara karar uyarınca tüm sanıklara ve müdafiilerine iddia makamının esas hakkındaki mütalaasına karşı beyanda bulunmak için süre verilmiş olduğu görüldü.” şeklinde başlaması; yargılamayı sanıklar ve müdafiilerin yokluğunda esas hakkındaki savunma alınmadan ve son sözler sorulmadan Cumhuriyet tarihinde bir örneği daha görülmemiş şekilde yürütülen süreç, bir yargılama olmaktan hızla uzaklaşarak önyargılı ve keyfi bir hükme yönelmiştir.

“Boş salona açıklanan karar ile; Av. Barkın Timtik 18 yıl 9 ay, Av. Özgür Yılmaz 13 yıl 6 ay, Av. Ebru Timtik 13 yıl 6 ay, Av. Behiç Aşcı 12 yıl, Av. Şükriye Erden 12 yıl, Av. Selçuk Kozağaçlı 10 yıl 15 ay, Av. Engin Gökoğlu 10 yıl 6 ay, Av. Aytaç Ünsal 10 yıl 6 ay, Av. Süleyman Gökten 10 yıl 6 ay, Av. Aycan Çiçek 9 yıl, Av. Naciye Demir 9 yıl , Av. Ezgi Çakır 7 yıl 12 ay, Av. Yağmur Ereren 3 yıl 9 ay, Av. Yaprak Türkmen 3 yıl 9 ay, Av. Didem Baydar Ünsal 3 yıl 9 ay, Av. Ayşegül Çağatay 3 yıl 9 ay, Av. Zehra Özdemir 2 yıl 13 ay, Av. Ahmet Mandacı 2 yıl 13 ay hapis cezasına çarptırıldı. Oya Aslan ve Günay Dağ hakkında tefrik kararı verildi.”

“İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/84 E - 2019/125 K numaralı mahkumiyet kararına dair yaptığımız istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 8 Ekim 2019 tarihli 2019/877 E. 2019/605 numaralı kararı ile yeterli gerekçe kurulmadan ve esas incelemesi yapılmadan basmakalıp ifadeler ile reddedilmiş; mahkumiyet kararı onanmıştır.
İstinaf incelemesine geçilmeden yapılan başvurunun süresi içerisinde yapılıp yapılmadığına dair ön inceleme tutanağının 9 Ekim 2019 tarihli olması dosyanın hiç incelenmeden onandığının da somut kanıtıdır.”

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2020 tarihli tebliğnamesi ile Barkın Timtik açısından Yasadışı Silahlı Örgüt Yöneticiliği suçlaması ile kurulan hükmün bozularak Yasadışı Silahlı Örgüt Üyeliğinden cezalandırılması gerektiği şeklinde mütalaa verilmiştir. Diğer sanıklar yönünden ise ilk derece mahkemesince yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine,
her bir sanık açısından suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamalarına, hukuka uygun, kanuni ve yeterli olarak açıklanan gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olan ilk derece mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi hükmü hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ve müdafilerinin bu hükme yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının CMK.nın 302/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDIYLE hükmün ONANMASI isteğinde bulunulmuştur.

“Tebliğnamenin ardından dosya ön inceleme aşamasında iken tüm dünyada etkisini gösteren Corona Virüs pandemi süreci nedeniyle Yargıtay’daki müzakereler 2020 Mart ayından itibaren durmuştur
Yargıtay’ın müzakere süreçlerine yeniden başladığı 1 Haziran 2020 tarihinde ise dosyanın kaydı incelemede olarak değiştirilmiş olup dosya karar vermek üzere incelenmektedir.”

“5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 1. maddesine aykırı olarak; ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar sıklıkla ihlal edilmiş, bu sürece katılan kişilerden olan savunma makamının hak, yetki ve yükümlülükleri yok sayılmıştır.”

“CMK’nın 33. maddesine aykırı olarak; 3-5 Aralık 2018 tarihinde ve 19-20 Mart 2019 tarihinde yapılan duruşmalarda, hazır bulunan ve söz isteyen bir kısım sanıklar ve müdafileri dinlenmemiş, bu yöndeki istemleri reddedilmiştir.”

“CMK’nın 203. maddesi ile mahkeme başkanına tanınan yetki, madde düzenlemesine açıkça aykırı olarak “savunma hakkını engelleyecek şekilde” kötüye kullanılmıştır. Sanıklar ve müdafilerine birçok kez duruşma salonundan çıkarılacakları yönünde ihtarat yapılmış, zaman zaman da salondan çıkarma kararı verilmiştir.”

“CMK’nın 209 ve devamı maddelerine aykırı olarak; dosyaya giren belge ve tutanaklar için taraflara söz hakkı tanınmamıştır.”

“Duruşmada dinlenen tanıklar için CMK’nın 212/2’inci maddesine aykırı olarak; tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında açık çelişkiler olmasına rağmen bu çelişkiler giderilmemiştir.”

CMK206/1, CMK216/1, CMK217/1 maddelerine aykırı olarak; suçlamaya konu belgelerin orjinali getirtilerek hukuki anlamda delil niteliğinin tartışılmasına olanak tanınmamış, bilirkişi incelemesi yapılarak delilin yasallığı ve gerçekliği araştırılmamış bu anlamda savunma ve iddia makamının değerlendirmelerine olanak tanınmayarak adil yargılama kavramının önemli unsurlarından olan "silahların eşitliği ilkesine" aykırı davranılmıştır.”

CMK’nın 206 ve devamı maddelerine aykırı olarak 18Mart2019 tarihli celse sonunda “yarınki duruşmada tekrardan tevsii tahkikat talebi alınmayacağı” şeklinde karar verilmiş ve 19Mart2019 tarihli celsede tevsii tahkikat talebi konusunda söz isteyen müdafilere söz verilmemiştir. Gerekçeli kararın 4. parçasının 60. sayfasında “ Tefsii tahkikat taleplerinin sunulması bakımından kanunumuzda her hangi bir süre bulunmamakla birlikte her aşamada sunulabilir. Esas hakkında mütalaa verildikten sonra da sunulabilir .” şeklinde hukuki durum mahkemece dahi ortaya konulmuş, ancak yarınki duruşmada tevsii tahkikat talebi alınmayacağı ifadesiyle açıkça kararın henüz duruşma kapatılmadan hazır olduğu ve ihsas-ı reyde bulunulduğu ortaya konulmuştur.”

“CMK’nın “Hukuka Kesin Aykırılık Halleri” başlıklı 289. maddesinin 1/i bendine aykırı olarak; iddia makamı tarafından sunulmuş olan ve savunma tarafından CMK m.206/2-a uyarınca “kanuna aykırı olarak” elde edildiğinden reddi talep edilen deliller mahkemece hükme esas alınmıştır.”

“Tutuklu sanık Selçuk Kozağaçlı’nın hakimin reddi gerekçelerini anlattığı sırada ise mahkeme başkanı tarafından mikrofonu kapatılmış ve sözlerini tamamlamasına izin verilmemiş, CMK. m.203 uyarınca duruşma salonundan çıkarılmasına karar vermiştir.”

“CMK’nın “Duruşmanın açıklığı” başlıklı 182. maddesi, “Duruşmada hazır bulunacaklar” başlıklı 188. maddesi ve “ Duruşmanın başlaması ” başlıklı 191. maddesine aykırı olarak;
müdafilerin duruşma salonundan dışarı çıkarılması ile talebin geri çevrilmesine ilişkin karar müdafilerin yokluğunda verilmiştir.”

CMK’nın 226.maddesine aykırı olarak; bazı sanıklar yönünden hüküm kurulurken suç nitelemesinde değişiklik yapılmış, iddianamedeki sevk maddesi dışındaki maddelerden mahkumiyet tesis edilmiş ancak bu durumdaki sanıklara ek savunma hakkı tanınmamıştır.

“CMK’nın “Hukuka Kesin Aykırılık Halleri” başlıklı 289 maddesinin 1-c bendine aykırı olarak; hakimin reddi talebinin heyetçe geri çevrilmesi kararına karşı UYAP üzerinden itiraz edilmiş olmasına rağmen, itirazı incelemekle yetkili bir üst mahkemenin süresi içinde karar vermesi beklenmeden reddedilmiş olan heyet üyelerinin tamamı hükme katılmışlardır.”

***

Bugün bizim maruz kaldığımız terör hukuku, bizim faaliyetlerimizin terör gibi gösterilmeye çalışılması, terörize edilmesi, halktan tecrit edilmeye çalışılması tamamen merkezidir, emperyalizmin politikasıdır.
"Bizim adalet mücadelemiz mutlaka bu topraklarda boy verecek." #AvukatAytaçÜnsal

"Biz özgür olmayı ve dışarıda mücadele etmeyi çok istiyoruz."
#AvukatEbruTimtik

 
Anahtar Kelimeler:halkın, hukuk, bürosu, direnişler,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Dayı'nın Kurtuluş Eylemleri- DURSUN KARATAŞ
Helin Ve İbrahim İçin İstanbul'un Her Yerini Konser Alanına Çevirdik!
HALKIN HUKUK BÜROSU: YARGITAY NEYİ BEKLİYOR?

HALKIN HUKUK BÜROSU: YARGITAY NEYİ BEKLİYOR?
Bakırköy Direniş Meclisi’nden Bakırköy HDP İlçe Örgütüne Geçmiş Olsun Ziyareti
Çayan Mahallesi'nde Direnişler İçin Duvar Gazeteleri Ve Halk Okulu Dergisi Dağıtımı Yapıldı
HALKIN HUKUK BÜROSU AÇIKLAMA: ADALET NÖBETİMİZİN NECDET ABİSİNİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ
Halkın Hukuk Bürosu: Çağlayan Adliyesi'nin Önünden Sesleniyoruz, Ebru ve Aytaç'ı Derhal Tahliye Edin!   
Diğer Başlıklar

‘Kürt, Alevi, Ermeni Ve Sosyalist Oldukları İçin Kışlada Öldürülüyorlar’
Dayı'nın Kurtuluş Eylemleri- DURSUN KARATAŞ
23 Ağustos Pazar Günü Yapılacak Yürüyüş ve Mitinge Tüm Halkımız Davetlidir
Helin Ve İbrahim İçin İstanbul'un Her Yerini Konser Alanına Çevirdik!
HALKIN HUKUK BÜROSU: YARGITAY NEYİ BEKLİYOR?
Bakırköy Direniş Meclisi’nden Bakırköy HDP İlçe Örgütüne Geçmiş Olsun Ziyareti
Çayan Mahallesi'nde Direnişler İçin Duvar Gazeteleri Ve Halk Okulu Dergisi Dağıtımı Yapıldı
HALKIN HUKUK BÜROSU AÇIKLAMA: ADALET NÖBETİMİZİN NECDET ABİSİNİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ
Halkın Hukuk Bürosu: Çağlayan Adliyesi'nin Önünden Sesleniyoruz, Ebru ve Aytaç'ı Derhal Tahliye Edin!   
Devrimci İşçi Hareketi: Gözaltılar Grup Yorum’u Sahiplenmemizi Engelleyemez
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(101 Online) 0,08ms