Bugün - 12 Ağustos 2020 Çarşamba
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Grup Yorum Üyeleriyle Röportaj

grup yorum röportaj

Gündem Haberi - 20 Haziran 2020 Cumartesi - 18:09
grup yorum röportaj
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...
1-Grup Yorum'un artık iki tane şehidi var.
 
Bu süreci anlatabilir misiniz?
Neden Ölüm Orucu yapıldığını anlamayan insanlar var, başka yolu yok muydu diyenler var.
Bunlara cevap verebilir misiniz?
 
Umut:
Direniş süreci nasıl başladı. Bu bizim ilk direnişimiz değildi. Biz 35 senedir sürekli faşizmin baskıları ile karşı karşıyayız ve direniyoruz. Yani zaten başından beridir böyle bir gelenekten geliyoruz. Kasetlerimizin kurşunlanmasından, tutsaklıklara, tutsaklıklardan konser yasaklarına kadar sürekli bu baskı ve saldırılar ile mücadele ediyoruz. Halk için sanat ve Bağımsız Türkiye düşlerimizden hiç vazgeçmedik. Bugün de daha iddialı ve kararlı bir şekilde yürüyoruz. Faşizm Grup Yorum'un var oluş nedenidir zaten ve bu da birçok şeyi açıklıyor.
 
Bugün süren direnişimiz ve siyasi zaferimize gelince. Türkiye'de 15 Temmuz darbesi sonrası Ohal ilan edildi ve bize yönelik saldırılar da bu süreçle birlikte arttı. Bu süreçte neler oldu. Konserlerimiz yasaklandı biz mahallelere dağıldık ve damlara çıktık, kamyon kasalarına çıktık. Herkes bulunduğu yerde grup yorum konserleri versin çağrıları yaptık. Biber gazı dumanı altında sazımızı çaldık direniş türkülerimizi söyledik. AKP faşizmi saldırıyordu ama bizim kararlılığımız karşısında saldırılarını geri çeviriyorduk. Sonra terör arananlar listesine aldılar altı arkadaşımızı. Daha dün milyonlara konser veren biz nasıl olur da bir gün sonra terörist ilan edilebiliriz. Eğer faşizmle yönetiliyorsa bir ülke o zaman şaşmamak gerekir. Burada milyonlar alınmıştır terör listesine, sadece grup yorum üyeleri değil çünkü grup yorum halktır. Biz ne yaptık bu listelere ve konser yasaklarına karşı. "LİSTELERİNİZE BESTELERİMİZLE CEVAP VERİYORUZ" kampanyası başlattık ve bir kez daha bizi susturamayacaklarını gösterdik. Yani bu süreçlere hep cevap verdik ve hiçbir dönem politikasız kalmadık. Ölümle tehdit edildik. Bileklerimiz kırıldı, saçlarımız yolundu, tutuklandık hatta bir süre ülkede tek yorumcu kalmamıştı dışarıda. Böyle bir süreç yaşadık. Denemediğimiz yol kalmadı. İç İşleri bakanı Süleyman soylu, "ben oldukça grup yorum konser yapamayacak" diye açıklama yapıyordu. Yani bir müzik grubunun konser verememesi onun zaten yok olması anlamına gelir. Bu adaletsizliği kabul etmedi, direndik ve süresiz açlık grevi direnişi başlattı 5 arkadaşımız hapishanede. Bunun üzerine idil kültür merkezimize yönelik baskınlar durmadı. İşkenceler ve gözaltılar devam etti ve bunun üzerine iki arkadaşımız ölüm orucuna dönüştürdüler direnişlerini. Helin Bölek ve İbrahim Gökçek. İkisi de daha sonra tahliye oldu ama taleplerimiz kabul edilmemişti. Ne konser yapabiliyorduk ne de geride kalan tutsak yoldaşlarımız serbest bırakılmışlardı. Bu yüzden direnişimiz dışarıda devam etti. 288. Gün sonra 28 yaşında olan Helin Bölek ölümsüzleşti. Helin'in şehitliğiyle beraber direniş büyüdü. Her yerden Helin besteleri gelmeye başladı. HELİN ÖLÜMSÜZ ŞARKI oldu ve direniş evinde konser İbrahim Gökçekle devam ediyordu. Koromuz her geçen gün güçlenmeye başladı. Her yerden sahiplenme ve taleplerin kabul edilmesi için çağrılar yapılıyordu. Bütün sol birleşmişti, bütün halkın yüreğinde İbrahim Gökçek çarpıyordu. Herkesin gündeminde İbrahim'in talepleri vardı. Bu aslında siyasi zaferimizin ilanıydı çünkü AKP faşizmi bizi tecrit edip yalnızlaştırmak ve terörize edip imha etmek istiyordu ama başaramamıştı, bütün dünya halkları ve bütün Sol’un tek gündemi Grup Yorum'un talepleri ve İbrahim'in yaşaması idi. Bu anlamda AKP faşizmi ne bizi halktan koparabilmişti ne de susturabilmişti tam tersine sesimiz daha çok duyuluyordu dünya halkları nezdinde ve bütün dünya halkları ile birleşmişti direnişimiz. İşte siyasi zaferimiz ve bizim öncülerimiz İBRAHİM GÖKÇEK ve HELİN BÖLEK. Yolumuzu aydınlatan iki müzisyen, şarkıları ve inandıkları değerler uğruna savaştılar ve ölümsüzleştiler. Artık Grup Yorum'un her sahnesinde İbrahim Gökçek ve Helin Bölek olacak. İbrahim Abi’nin sözü ile " milyonları katlayarak yeniden geleceğiz meydanlara".
 
 
2-) İbrahim Gökçek aslında tedaviye alınmıştı, tekrar sahnelere çıkıp müzik yapmaktı en büyük hayalı.
Bırakırken, "siyasi zafer" bizimdir diye ifade etmiştiniz.
Bunu açabilir misiniz? Buna itiraz edenler oldu, siyasi zafer ile kastınız ne?
 
Sena:
Direnişimiz tüm dünyayı ayağa kaldırdı ve taleplerimiz dünya halklarına mal oldu.
Helin dünyayı ayağa kaldırdı İbrahim ise halkları birleştirdi.
Direniş süresince dünya çapında eşi benzeri olmayan bir dayanışma ve sahiplenme örneği yarattık.
Siyasi zaferi Anadolu ve dünya halklarının sahiplenmesiyle kazandık. Bu süreçte taleplerimiz halkları birleştirdi ve enternasyonalizmi de büyüttü. Tüm dünyada Helin ve İbrahim için eylemler düzenlendi, besteler yapıldı, şiirler yazıldı, bakanlıklar arandı. Tüm dünyada örgütler, kurumlar, partiler, milletvekilleri ve sanatçılar tarafından açıklamalar yapıldı. Helin Bölek, şehit düştüğü 3 Nisan günü
Google’da en fazla aranan isim oldu. Yunanistan’da 567 sanatçı, müzisyen, tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen, karikatürist
Grup Yorum’un taleplerinin kabul edilmesi için imza verdi, açıklama yaptı ve onlarca beste ve şarkı yayınlandı.
4 kıtada destek açlık grevleri yapıldı. Avrupa’da 3 binden fazla Grup Yorum dinleyicisi, destek açlık grevleri yaptı. Avrupa’da
süresiz dönüşümlü açlık grevleri yapıldı, her gün konsolosluk önlerine gidildi ve Grup Yorum’un talepleri haykırıldı.
Halkları, taleplerimiz etrafında birleştirdik ve direnişimiz dünya ölçeğinde eşi benzeri olmayan bir sahiplenme örneği yarattı. İbrahim ve Helin yeni konserler düzenlemek için açlıklarıyla direndiler ve sanatlarını gerçekleştirmek için şehit düştüler. Bu direniş süresince Anadolu ve dünya halkları Helin ve İbrahim’in sesini tüm dünyaya duyurdu. Artık tüm notalar Helin ve İbrahim’i çalıyor. Direnişimiz yeni bir sanat anlayışı yarattı. Bu anlamıyla ölüm orucu direnişimizin siyasi zaferi devrimci sanatçılığın yeniden tanımlamasıyla, haklılık ve meşruluk çizgimizle ve birleştiriciliğimizle can kan pahasına kazanıldı. Artık hiçbir sahnemiz onlarsız olmayacak. İbrahim ve Helin'in enstrümanları bize armağan, sesleri dünya halklarının sesiyle birleşti ve öncekinden de güçlü artık.
Onlar artık dünya halklarının dilden dile dolanacak ölümsüz şarkısıdır ve dünya halklarına bir siyasi zafer armağan etmişlerdir.
 
3-) 09 Ağustos’ta Yenikapı'da konser için başvurdunuz.
Çok iddialısınız, 5 milyon bekliyorsunuz...
biraz açabilir misiniz?
 
Sena:
Her sene düzenlediğimiz ''Tam Bağımsız Türkiye'' konserini bu sene de 9 Ağustos'ta Yenikapı’da gerçekleştireceğiz.
İbo'ya ve Helin'e sözümüz var dedik ve 9 Ağustos’ta Yenikapı’da 5 milyon halkımızla kavga türkülerimizi söylemeyi hedefliyoruz.
Milyonlarla kutlayacağız direnişimizin zaferini.
İbrahim ve Helin şarkı söylemek için, konserler düzenlemek için bedenlerini enstrüman yaptı, şimdi sahnemizde onlarla birlikte çalacağız şarkılarımızı ve enstrümanlarımızı. Her sene olduğu gibi ''Tam Bağımsız Türkiye'' sloganını tek bir ağızdan haykıracağız.
İster meydanlarda ister damlarda tüm engelleme ve saldırılara rağmen 9 Ağustos’ta sözümüzü yerine getireceğiz, zaferimizin coşkusunu bir kez daha Anadolu halklarıyla paylaşmak istiyoruz.
Gerekirse bulunduğumuz her yeri, evlerimizi, okullarımızı, iş yerlerini, meydanları, sokakları konser alanına çevirecek ve 9 Ağustos’ta bir kez daha ''Tam Bağımsız Türkiye'' özlemimizi haykıracağız.
 
 
4-) Helin Bölek ve İbrahim Gökçek şehitliği ardından yeni bir beste yaptınız: Zafer halayı.
Daha çıktığı günde hatta saatlerde on binlerce insan indirdi parçayı. Şu anda 130 bin insan indirmiş vaziyette, daha ilk bir siteden.
Sizce bu parça halkta nasıl bir karşılık buldu?
 
Umut:
Zafer halayı şarkımızla biz şehitlerimizin siyasi zaferini anlattık. Bu açıdan bu şarkımız çok önemliydi. Bu şarkımız, bizim, şehitlerimizin ardından yas tutmayıp da mücadele etmeye ve üretmeye devam etmemiz gerektiğinin çağrısıydı. Bizim yas tutma gibi bir durumumuz olamaz, bu şehit düşen yoldaşlarımıza ihanet olurdu çünkü onlar şarkılarımızı söyleyebilmemiz ve mücadeleyi büyütmemiz için en ön cephede adaletsizliğe karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini bize gösterdiler. Biz hem şarkılarımızı söylemeye hem de onlara verdiğimiz sözü yerine getirmek için şimdi daha hızlı koşmalıyız. Bunu biliyoruz ve herkesi bizimle birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Şarkımızla bunun çağrısını yaptık. Tek tek üç şehidimizin yarattıklarını anlattık. İlk kıtada "Helin Bölek artık ölümsüz bir şarkı oldu" dedik. Eline enstrümanını alan Helin'in bestesini yaptı. Kimse bize Helin öldü diyemez. Üç tane Helin bebeğimiz var bugün Helin’in şehitliğinden sonra doğan. Dünya'yı ayağa kaldırdı Helin’in şehitliği ve İbrahim Gökçek ise, "yıldızlı yürek" bu öfkeyi birleştirdi. Grup Yorum'un talepleri etrafında herkes tek ses tek yürek oldu. Bu iki yoldaşımız 7 notanın komutanlarıdır. Selam olsun komutanlarımıza ve ant olsun ki mücadelemizi, Grup Yorum’u daha da büyüteceğiz.
Üçüncü kıtamızda ise Mustafa Koçak'ı anlattık. İşbirlikçileştiremedikleri çelik iradeyi selamladık. 296 gün boyunca bükemediler Mustafa'nın bileğini. Hiçbir delil olmadan sadece bir itirafçının yalan beyanları üzerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi 29 yaşındaki bir gence. Bu da yetmedi işbirlikçileştirmek istediler, hamile olan kız kardeşine tecavüz etmekle tehdit ettiler ama o ben bir günah keçisi olmayacağım dedi, ben bir dağ keçisiyim. Ölüm orucu direnişine başladı çünkü onu zaten diri diri bir tabuta koymuşlardı. Bir ömür tecrit edeceklerdi zaten. Mustafa ölüm orucu direnişine başladı ve bu adaletsizliğe karşı diz çökmedi. Elinde olan tek silahı vücuduydu ve onunla "adil yargılanma" talebi ile ölüm orucu direnişinde şehit düştü. AKP faşizmi işbirlikçi yaratamadı ve Anadolu’nun koçak evlatları var oldukça da bu politikalarıyla sonuç alamayacağının en somut örneğini yaşadı. Mustafa Koçak hepimiz güç, moral umut oldu. Helin Bölek, İbrahim Gökçek ve Mustafa Koçak bugün bizim ONURUMUZ, UMUDUMUZ, ADALETİMİZ ve NAMUSUMUZ'dur. Onlardan öğrendiklerimizle yürüyüşümüze devam edeceğiz...
 
 
5-) Ali Aracı'nın 23 Haziran, Bergün Varan ve Sultan Gökçek'in 16 Temmuz'da davaları var.
Bu konuda biz neler yapabiliriz, onların tahliye olması için nasıl bir destek sunabiliriz, insanlardan yapmalarını istedikleriniz var mı?
 
Sena:
Öncelikle herkesi tutsaklarımızı sahiplenmeye çağırıyoruz.
Siyasi zaferi enternasyonal bir dayanışma ve sahiplenme ile kazandık, kendi gücümüzü ve düşmanın ne kadar güçsüz olduğunu gördük direniş süresince. Emperyalizm bizi tecrit edip yalnızlaştırmaya ve terörize ederek imha etmeye çalışırken direnişimiz dünyanın dört bir yanına taşındı ve taleplerimiz her yere ulaştı. Bu anlamıyla düşmanın tüm politikalarına karşı enternasyonalizmin de gücüyle direnmeye ve cevap vermeye devam etmeliyiz. Grup Yorum bugün dünya halklarının sosyalizm umududur. Gittiğimiz her yere bu umudu taşıdık, dünya halklarının ortak düşmanı Amerika’dır dedik, dünya halklarının sorunlarını dile getirdik. Devrim umudunu taşıdık gittiğimiz her yere.
Bu nedenle sesimizi boğmaya çalıştılar, yasaklamalarla, engellemelerle, tutuklamalarla karşılaştık.
Grup Yorum'un halkalara umut taşımasını engellemek istiyorlar.
Bugün de konserlerimiz yasaklanıyor, kültür merkezimiz basılıyor ve üyelerimiz tutuklanıyor.
Ama biz her engellemeyi boşa çıkarttık, tüm bu baskıları içinden daha da güçlü çıkarak yardık. Bu uğurda iki şehit verdik. Tutuklu Grup Yorum emekçilerini de direniş ve sahiplenmeyle alacağız faşizmin elinden.
Bu anlamıyla herkesin yapabileceği birçok şey var.
Bulunduğumuz her yerden tutsak üyelerimiz için bir şey yapabiliriz. Mahkemelerine katılabilir, heyetler örgütleyebiliriz. Basına grup yorum hakkında bilgiler gönderebiliriz. Eylemler düzenleyebilir, adalet bakanlığına telefon açabiliriz, e-posta gönderebiliriz, yurtdışındaysak konsolosluklara mail gönderebilir ve telefon açabiliriz. Konsolosluk önlerinde eylemler yapabiliriz. Tutsaklarımıza mektup yazabilir onlar için sosyal Medya’da yayınlayacağımız dayanışma videoları ve fotoğraflar çekebiliriz. Her yeri bir eylem yerine çevirerek Ali'yi, Sultanı ve Bergün'ü sahiplenebiliriz.
 
 
6-) Polis İbrahim Gökçek'in cenazesini kaçırdı, Cem evine gaz bombası attı, apar topar Kayseri'de gömdürdü.
Helin'in cesedinin yıkatmasına bile izin vermeyecekti, seyyar bir alet ile halledildi.
Faşizmin bu tavırlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Umut:
Ölülerini gömmek, savaş koşullarında bile haktır ama faşizm koşullarında bu bile engellenir. Bu gerçek. Bize yamyam diyenler halkımızın genel kültürüne yabancıdır. Bize yamyam diyenler ölüyü mezardan çıkarıp yakarız diyenlerdir. Bize yamyam diyenler cenazelerimizi kaçıranlardır. Bize yamyam diyenler halkımızı sömürenler, ezenler, zulmedenlerdir, vatanımızı satanlardır, vatan hainleridir. Bu söylemlerin bu yüzden hiçbir anlamı yoktur. Faşizmin ölüye bile saygısı yoktur, olamazda zaten, çünkü öldüren, katleden, aç bırakan ve iliklerine kadar sömüren ta kendisidir. Bunu yapanın ölüye saygısı da olamaz. Yamyamlıksa alın size yam yamlığın yeni tanımı. Yamyam faşizmdir.
Röportaj: Halkın Sesi TV
 
Anahtar Kelimeler:grup, yorum, röportaj,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
33 Baro Başkanından Çağrı: Ebru Ve Aytaç'ı Yaşatmak Sorumluluktur
Bir Mayıs Halk Cephesi Halkın Avukatları İçin Pankart Astı
Kırıkkale F Tipi Hapishanesi Özgür Tutsakları Bir Aylık Destek Grevinde 

Kırıkkale F Tipi Hapishanesi Özgür Tutsakları Bir Aylık Destek Grevinde 
Sultan Gökçek: Eşimin Sesini Son Bir Kez Olsun Duymama İzin Vermediler
Nuriye Gülmen Neden Tutuklandı?  
Dayı'nın Kurtuluş Eylemleri- DURSUN KARATAŞ
Dev-Genç Açıklama: Didem Akman’ın Sincan Hapishanesi’ne Sevk Talebi Kabul Edilsin
Diğer Başlıklar

GRUP YORUM: BİZ HER YERDEYİZ...
33 Baro Başkanından Çağrı: Ebru Ve Aytaç'ı Yaşatmak Sorumluluktur
Bir Mayıs Halk Cephesi Halkın Avukatları İçin Pankart Astı
Kırıkkale F Tipi Hapishanesi Özgür Tutsakları Bir Aylık Destek Grevinde 
Sultan Gökçek: Eşimin Sesini Son Bir Kez Olsun Duymama İzin Vermediler
Nuriye Gülmen Neden Tutuklandı?  
Dayı'nın Kurtuluş Eylemleri- DURSUN KARATAŞ
Dev-Genç Açıklama: Didem Akman’ın Sincan Hapishanesi’ne Sevk Talebi Kabul Edilsin
Yunanistan Özgür Tutsakları: Onsuz Ama Onunla Devrim Yürüyüşümüz Sürüyor
‘Kürt, Alevi, Ermeni Ve Sosyalist Oldukları İçin Kışlada Öldürülüyorlar’
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(104 Online) 0,38ms