Bugün - 26 Mayıs 2020 Salı
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

İbrahim Yoldaşımızın Cenazesine Katılanların Anlatımı

İbrahim Abinin şehit düştüğü haberini alır almaz hemen hastane önüne gitmek istedik.

Gündem Haberi - 11 Mayıs 2020 Pazartesi - 08:13
İbrahim Abinin şehit düştüğü haberini alır almaz hemen hastane önüne gitmek istedik.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...
İbrahim Abinin şehit düştüğü haberini alır almaz hemen hastane önüne gitmek istedik.
Tanıdıklarımızı da cenazeyi sahiplenmek için aramaya başladık. Adli Tıp’ın cenazeyi alma ihtimaline karşı hemen yanında olmak istedik. Çünkü biliyorduk ki Adli Tıp cenazelerimize yapmadığını bırakmıyordu. Kısa süre önce Mustafa’nın Adli Tıp’ta gelen cenazesini gözlerimiz ile görmüştük. Ölü bedenlere yapılan eziyeti İbrahim abiye de yapılmasını kabul edemezdik.
Daha sonra Adli Tıp2ın almayacağını cenazemizin İbrahim abinin vasiyeti olduğu üzerine Gazi’den kaldırılacağı haberini aldık. Tüm kitlemizle birlikte Gazi Cemevi ’ne yöneldik.
Gittiğimizde erken saat olduğu için henüz ciddi bir abluka ile karşılaşmamıştık. 2-3 tenekeyi geçmiyordu sayıları. Halkımız polislerden daha hızlı doldurmuştu cemevini. Akın akın halkımız geliyordu. Gazi mahallesinden Çayan’dan Armutlu’ dan Okmeydanı’ ndan Anadolu yakasından Grup Yorum sevenleri dostlarımız halkımız yoldaşlarımız şehidimizi sahiplenmeye ona yaraşır bir tören için geliyorlardı.
Daha sonra Helin’in annesi Aygül anne Mustafa’nın anne ve babası Zeynep Ana ile Hasan Babamız cenazemizi sahiplenmeye geldiler. Birbirlerine kenetlenmiş halleri aslında o zaman Cem Evi’ni saran düşmana karşı en iyi cevaptı.
Sloganlar hiç susmuyordu Cem evinin içinden. “İbrahim Gökçek Ölümsüzdür” “Helin Bölek Ölümsüzdür” “Mustafa Koçak Ölümsüzdür” sloganları inletiyordu Gazi’yi. İlk başta yüzlerce insan daha sonra binlercemizle bu sloganları haykırıyorduk.
Cenazeye gazetecilerinde ilgisi yoğundu. Ulusal uluslararası basın cemevine geliyor ailelerimiz ile röportaj yapmak için sıraya giriyordu.
Ses sistemimiz kuruldu Grup Yorum şarkıları çalmaya başladı. En çok dinlememiz gereken zamandı bu zamanlar. Grup Yorum şarkıları için canını feda eden İbrahim’imiz Helin’imiz için çalıyordu bugün.
Bu sırada polisin yoğunluğu da artıyordu.  Çevik kuvvet arabaları gözaltı araçları geliyordu. Ancak gelen halk seli karşısında bunun bir hükmü yoktu. Kalabalık kitle cemevinden git gide taşıyordu.
İbrahim’in cenaze aracının Gazi girişinde olduğunun haberi geldiğinde cemevinden caddeye çıkan sokak boyunca kortej oluşturuldu. İnsan selinin başına kızıl bayraklar tek tipler yerleştirildi. İbrahim’in tabutu caddeden omuzlar üzerine alındı. Yine sloganlarla cemevi içine dek taşındık. Herkes hepimiz tek yürek olmuş İbrahim’i taşıyordu yüreklerinin üzerinde.
İbrahim morga götürülürken hiç susmadı bedel ödetileceğine hesabının sorulacağına dair sözler sloganlar. İnsan seli konser değil bu festival değil cenaze için bir arada sanki o günleri müjdelemek istercesine.
Bir yandan da kitlemize önce maske ve eldiven dağıtıldı.  Ardından da Grup Yorum flamaları ve rozetleri dağıtıldı. Hepimiz bir örnek olmuş Grup Yorum için tek renktik.
Faşizm Grup Yorum’ u yasakladığı yerde binlerce kişi Grup Yorum flamaları ile Yorum şarkıları haykırıyordu. Akşam 18.30 gibi kısa bir tören yapmak istedik. Çünkü buraya aynı gün çok uzaklardan gelen insanlarımız vardı. Onlarda İbrahim’i görmek istiyorlardı. Tören için İbrahim’i hazırladık. Kırmızılara sardık. Karanfillere bezedik. Grup Yorum flamasını ve gitarının askısını yerleştirdik üzerine vasiyeti olduğu üzere. Başucunda Grup Yorum’un genç üyeleri konuştular. Saygı duruşunda yine bir açlık grevi eylemcisi Bahar Kurt “şarkılarımız” şiirini okudu. Grup Yorum ’un direniş sürecini Nazım ustamız en iyi anlatan olmuştu yine.
1Diyordu ki şiirinde:
1“Şarkılarımız
Varoşlarda sokaklara çıkmalıdır.
Şarkılarımız
Evlerimizin önünde durmalı
Camlara vurmalı
Kapıların ellerini sıkmalıdır,
Sıkmalıdır
               Acıtana kadar,
Kapılar
               Bağlı kollarını açana kadar...
 
Biz anlamayız
               Tek ağzın türküsünü.
Her matem gecesi
               Her bayram günü,
Şarkılarımız
               Bir gaz sandığını yere yıkarak
               Sandığın üstüne çıkarak
                               Kocaman elleriyle tempo tutmalıdır.
Şarkılarımız
               Çam ormanlarında rüzgâr gibi bize kendini
                               hep bir ağızdan okutmalıdır!!.
 
Şarkılarımız
Ön safta en önde saldırmalıdır düşmana.
Bizden önce boyanmalıdır
               şarkılarımızın yüzü kana..
 
Şarkılarımız
Varoşlarda sokaklara çıkmalıdır!
Şarkılarımız
Bir tek yüreğin
               Perdeleri inik
               kapısı kilitli evinde oturamaz!.
Şarkılarımız
Rüzgâra çıkmalıdır...”
 
Bu şiir Grup Yorum şarkılarının direngenliğini dövüşkenliğini anlatıyordu dosta düşmana.
Başucunda Grup yorum üyelerinden sonra TAYAD’lı Aileler adına Naime anamız söz aldı!
Adalet talebimizden Mustafa ile başlayıp Helin ve İbrahim’e uzanan süreci özetledi Naime Anamız.
Konuşmaların ardından İbrahim’i son kez görmek isteyenlere bir sıra oluşturuldu. 2 saniyeliğine de olsa İbrahim’in yüzünü gördük.
Tarifi imkânsız duygulardı yaşanan. Konserlerde gülerken gördüğümüz yüz kaşık kadar kalmış bir anıt gibiydi. Dimdik. Yine gülüyor yine sıcacık bakıyordu.
Tören bitince yine sloganlar marşlarla uğurladık morga.
Tüm gece başucunda bekledik. Akşam geç saatler olmasına rağmen kimse ayrılmak istemiyordu başucundan.
Sabaha karşı 150 kişi kadardık sabaha kadar başucunda türküler marşlar söyleyen. Ateş başında türkülerin ve İbrahim’in sıcağı ile onu son yolculuğuna uğurlamak isteyen 150 kişi idik. Dışarda İbo’nun katilleri bekledi biz bekledik. Sabah saat 10.00’a çağrı vardı. 12.00 gibi son törenimizi yapıp yürüyüşle Eski Karakol bölgesinden arabasına bindirip uğurlayacaktık İbrahim’imizi.
Polis yığınaklarını saniye arttırmaya başladı ve Gazi Cemevini abluka altına almaya başladı.
Cenaze kitlesi içeriye girebilenler kapıdan dışarıya çıkıp sloganlar ve marşlarla Gazi halkına çağrıda bulundu. Ses sistemi dışarıya taşınıp grup Yorum şarkıları çalmaya başlandı.
Katil polis her saniye yığınak yapmaya çalışıyordu.
Heyet görüşmelerinde sürekli yürüyüşe izin vermeyeceklerini bu kitle ile son bir törene izin verebileceklerini içeriye kimseyi almayacaklarını söyleyip duruyorlardı. Bunu kabul etmeyeceğimizi abluka dağılmadan cenazeyi çıkarmayacağımızı cenazenin bu ablukada güvenliğinin olmadığını ve vasiyeti yerine getirmekten başka konuşacak bir şeyimiz olmadığını aktardık.
Görüşmeleri kestik ve halkımıza çağrımızı sürdürdük.
Çünkü Gazi’nin sokaklarında cenazeye gelmek isteyen onlarca yüzlerce insanın sokak aralarında olduğunu biliyorduk. Yanımıza kadar gelip polis tarafından gazla saldırıya uğruyor gözaltına alınıyorlardı. Bizde onlara sloganlarımızla destek oluyor yanımıza çağırıyorduk.
Başka hiçbir seçeneği önümüze koymadık ya cenazemizi İbrahim abimizin vasiyeti üzerine Çok sevdiği Gazi sokaklarından geçirerek uğurlayacaktık ya da kaç saat gün olursa olsun mevziimizden ayrılmayacaktık.
Saatler ilerledikçe cemevi çevresindeki halkımızı da direnişe katmak için elimize tabldot tabaklarını ve kaşıkları alarak tencere tava çalmaya çıktık.
Aynı anca Gazi’nin halkı çağrımıza kulak verdi.
Pencerelerden balkonlardan halkımız tencere tava çalıyor polisleri yuhalıyordu.
Aynı anda internetten takip ettiğimiz kadarıyla direngazi tagı ile halkımız bizi tt yapmıştı.
Polis bu sahiplenme karşısında iyice tahammülsüzleşip saldırısını hızlandırdı. Birden cemevine doğru katil sürüsü koşmaya başladı. Elimizdekileri atmaya başladık. Hızlıca kapıyı kapatıp barikat kuruldu.
Bu sırada çatılardan pencerelerden polislerin üzerine cisimler yağmaya halkımız saldırıyı boşa çıkarmaya başladı. Polisler bu atılanlardan şoka uğramış şekilde kaçışmaya başladılar.
Bu hiç beklemedikleri bir şeydi. Halkımız güvenimizi bir kez daha somutlamış safını devrimcilerden devrim uğruna düşenlerden yana kullanmıştı.
Arka bahçe kapısına yönelindi. Hızlıca barikatlar kurulup dışarıyı püskürtmek için elimize ne geçerse onunla karşı koymaya başladık. Çünkü gerçekten katliama gelen bir katil sürüsü ile karşı karşıyaydık.
Ardı ardına atılan gaz bombaları ile Cem evinin için gaz bulutuna döndü. Göz gözü görmüyordu. O sırada tek düşündüğümüz İbrahim abi idi. Morg tarafına gaz bulutundan geçebilenleri gönderdik.
Yemekhane kısmına sığındık. Gazdan kurtulabildiğimiz tek alan orasıydı. Bir arkadaşımız gazdan bayıldı. Nefesi kesildi. Onu güvenli bir yere götürüp
Bıraktık. Hızlıca yemekhane kapısına da barikatlarımızı kurmaya başladık. Çünkü düşman durmada gaz bombası atıyor nöbetçi yerinin oradaki kapıyı kırmaya çalışıyordu. Biz ise düşmanın elini kolunu sallaya sallaya içeriye girmesini kabul edemezdik. Sağlam bir barikat kuruldu.  1 saat boyunca kapıya vurdular kapı un ufak oldu barikatımız yıkılmadı. Bu inancımızın bu kararlılığımızın güveniydi. Barikatın ardından hiç ayrılmadık.
Sürekli canlı yayınlar ve videolarla internet üzerinden halkımıza çağrılarımızı sürdürdük.
Barikatı aşamayacağını görünce vazgeçen polis morga yöneldi. Morgun önüne barikat olan arkadaşlarımızı grup yorum üyelerini avukatlarımızı gözaltına aldı. Ardından morgun camlarını çerçevelerini indirip içeriye girdi. Cenaze aracını içeriye dek sokup morgun içinde İbrahim’e sarılanları işkenceyle gözaltına aldıktan sonra tabutu kaçırıp arabaya koydular ve ailesini dahi yanına almadan arabayla kaçırdılar.
Polis Cem evinin içinden çıktıktan sonra yemekhanede bulunanlar iradi olarak barikatı açıp çıktılar. Ve hızlıca arabalara binilip İbrahim’i almaya gidildi.
Cemevi yönetimi ve HDP milletvekilleri basın açıklaması yaparak cemevi ve cenazeye yapılan saldırıları kınadılar.
Aynı saldırı takip ettiğimiz kadarıyla Kayseri’ de de devam etti. Eşi Sultan Gökçek oraya izinliydi.
Saatlerce ve kilometrelerce bekletildikten sonra cenaze aileye verildi.
Buradan gidenlerimizle geleneklerimize uygun tören yapıldı.  Buna da tahammül edemeyen Kayseri polisi ise tören sırasında türkümüz bitmeden kitleyi dağıtmaya itip kakmaya başladı.
Tüm saldırıları boşunadır.
Cenazelerimize saldırılar ancak sevgi ve sahiplenmeyi büyütür!
İbrahim bu halkın değeridir ve bu halkın değerleriyle gömülmüştür!
Cenazeye saldıranlar korkularını acizliklerini göstermişlerdir.
Kazanan bizdik direnişimizdi!
 
İbrahim Gökçek Ölümsüdür!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!


 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Armutlu'da Ölüm Oruçlarıyla İlgili Tencere Tava Eylemi Yapıldı
ÇORLU'DA AKP POLİSİNİN ÖNCE BİR AİLEYE SONRA ÇEKİM YAPAN YURTTAŞA ŞİDDETİ (VİDEO)
Türbe Ve Mezarları Tahrip Edip Bayrak Astılar

Türbe Ve Mezarları Tahrip Edip Bayrak Astılar
Sanatçı Pınar Aydınlar'a "JİTEM" Hesabından Tehdit
ÇHD'li Avukatların Adil Yargılanma Hakkı İçin İmza Kampanyası
Banu Özdemir’in Tutuklanması İçin Soruşturma Maddesi Değiştirildi
Ölüm Orucundaki Tutsak Avukatların Ailelerinden Açıklama (VİDEO)
Diğer Başlıklar

Bünyan Hapishanesinde Tutuklulara: Türk'ün Gücünü Göreceksiniz!
Armutlu'da Ölüm Oruçlarıyla İlgili Tencere Tava Eylemi Yapıldı
ÇORLU'DA AKP POLİSİNİN ÖNCE BİR AİLEYE SONRA ÇEKİM YAPAN YURTTAŞA ŞİDDETİ (VİDEO)
Hollanda Halk Cephesinden Halkın Avukatları İçin Eylem
Türbe Ve Mezarları Tahrip Edip Bayrak Astılar
Avrupa Süryani Halk  Meclisleri ’nden Dayanışma İçin Destek Açlık Grevi
Sanatçı Pınar Aydınlar'a "JİTEM" Hesabından Tehdit
Fransa Halk Cephesi: 167 Kişi Destek Açlık Grevi Yaptı
ÇHD'li Avukatların Adil Yargılanma Hakkı İçin İmza Kampanyası
Avrupa Dev-Gençliler Olarak Bütün Ailelerimizin Ve Gençlerimizin Bayramını Kutluyoruz
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(71 Online) 0,08ms