Bugün - 03 Nisan 2020 Cuma
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Dev-Genç: Faşizmin İşbirlikçileştirme Politikalarını Boşa Çıkartacağız

dev genç açıklamalar

Gündem Haberi - 11 Mart 2020 Çarşamba - 10:22
dev genç açıklamalar
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...
Faşizmin İşbirlikçileştirme Ve Ajanlaştırma Politikalarını Boşa Çıkartacağız!
Dev-Genç Örgütlülüğü İşbirlikçi Ve Ajan Faaliyetleriyle Çökertilebilecek Bir Örgütlülük Değildir!
 
50 yıllık Dev-Genç tarihimiz, emperyalizme ve onun işbirlikçisi oligarşiye karşı her türlü bedeli göze alarak verilen, kan ile yazılmış bir tarihtir.
 
İşbirlikçiliği Düşmanımızdan Tanıyoruz.
 
Yıl 1945. Marshall yardımları, Kemalist iktidar tarafından saksıda dahi yetiştirilemeyen ama öyle ya da böyle varlığını koruyan bir burjuvazinin gözünü açmasına sebep olmuştu. Burjuvazinin kanında vardır. Birşeyin ucunda para varsa eğer, babasını bile satar. Ki vatan onun için ne ki?
 Emperyalizmle işbirliği halinde parsel parsel eylenen vatanımızı satmıştır. Onun için hiçbir değer yargısı yoktur, çünkü o emperyalist efendileri sayesinde serpilmiş, büyümüş ve iktidara ancak bu sayede gelebilmiştir. Güçsüz, özgüvensiz, çizgisizdiler. Ve emperyalizmin yardımıyla şerefsiz ve hain oldular, işbirlikçiliği seçtiler.
 İşte ülkemizdeki burjuvazinin işbirlikçileşme ve vatan satma öyküsü.
Yani bizler işbirlikçiliği önce düşmanımızdan, 50 yıldır dövüştüklerimizden tanıyoruz. Ve 50 yıllık tarihimiz de daha önce söylediğimiz gibi emperyalizme ve onun işbirlikçiliğini yapan oligarşiye karşıdır.
 
Emperyalizmin İşbirlikçisi Oligarşi Şimdi Kendisi Gibilerini Arıyor.
Oligarşi, İşbirlikçileştirme Politikasıyla Neyi Hedefliyor?
 
Bugüne geldiğimizde ise 50 yıldır devrimciliği bitirememiş bir oligarşiyle karşı karşıya geliyoruz. Ve onun yaşamı, bu ülkede devrimciliği bitirmesine bağlıdır. Bunun için fiziki, psikolojik her türlü yöntemi kullanmaktadır. Onun savaşı korku ve moral bozukluğu yaratmaya odaklıdır. Bu yüzden savaş içerisinde kullandığı birçok yöntem arasından, bugün en çok ağırlık verdiği işbirlikçileştirme politikasıdır. Bunun için canla başla çalışmaktadır. 'Koskoca' bir devlet, birkaç insanın adeta paçasına yapışıp işbirlikçilik teklif ediyor. Onlara yalvarıyor, okul-iş teklif ediyor, yetmedi tehdit ediyor, zayıf noktaları bulmaya çalışıyor. Herkesin bilebileceği ve bizim de dost düşman kim varsa bilmesini istediğimiz bilgileri, haberleştirdiğimiz bilgileri 'her şeylerini biliyoruz' edasıyla pazarlamaktadırlar. İnsanların E-Devletten kolayca bulunabilecek olan bilgilerini 'bak senin de her şeyini biliyoruz' diye sunmaktadır.
Güçlü bir devlet işbirlikçi aramaz. İşbirlikçi arayışında olmak, güçsüzlüğün, örgütlülüğümüzün içine bir türlü sızamayışlarının ifadesidir. Düşmanımıza çağrımızdır, işbirlikçi aramayın boşu boşuna, çünkü yarattığınız her işbirlikçi sizi vuran bir silaha dönüşüyor.
-Berk Ercan: Bu haini bilen herkes ülkede hukuk adına hiçbir şeyin olmadığını da artık biliyor.
-Cavit Yılmaz: Baskıyla işbirlikçileştirilen Cavit, sonrasında çareyi halkın adaletine sığınmakta buldu.
-İlkay İşler: İlkay da çareyi devrimci adalete sığınmakta buldu.
-Ceyhun Bay: Onu tanıyan insanlar ihanete ve devlete daha bir tiksintiyle bakıyorlar artık.
 
Çare yok, çarklar devrim yönünde dönmektedir. Devrimcilik iddiamız ve örgütlenmemiz sürdükçe bu böyle olacaktır.
 
50 yıldır parasız eğitim sınavsız gelecek ve demokratik üniversite mücadelesi veriyoruz. Ve bu mücadelenin asla devrim mücadelesinden bağımsız olmadığını, gençliğin hâlihazırda yaşadığı tüm sorunların çözümünün devrimden geçtiğini biliyoruz. Bu yüzden mücadelemizi hiçbir dönem üniversite anfileri ve kantinlerine sıkıştırmayı düşünmedik. Bunu yaptığımız içindir ki, Türkiye devriminin öncüleri Dev-Genç içerisinden çıkmıştır. Gençlik, sorunlarının çözümünün devrimden geçtiğini anlamış, halka ve mücadeleye her şeyini adamıştır.
 İşte bu yüzden Dev-Genç'in içerisine ajan sokmaya ve işbirlikçi çıkartmaya çalışıyorlar. Düşman misyonumuzn farkındadır. Gençliği örgütleyip savaştıracağımız ve yepyeni bir ülke kuracağımız kâbusuyla yatıp kalkmakta ve her fırsatta şiddetini Dev-Gençlilere yöneltmektedir.
 Düşman üniversiteli arkadaşlarımıza işbirlikçilik teklif ederek üniversitelerdeki mücadeleyi bitirmek ve olası bir gelişmenin önünü almak istiyor.
 Düşman mahalleden gençlere işbirlikçilik ajanlık teklif ederek, uyuşturucuyla savaş kampanyamızı engellemek, gençliği uyuşturucu bataklığına atmak istiyor.
 Düşman uzun bir süredir örgütlü ilişkiler içerisinde yer alan arkadaşlarımızı adeta pusuya düşürerek işbirlikçilik teklif edip moral bozmaya, güvensizlik yaratmaya çalışıyor.
 Düşmanın çaresizliğini, güçsüzlüğünü içimize sızma çabalarını da anlayabiliyoruz. Düşman kendisi gibi işbirlikçiliği, şerefsizliği ahlak edinmiş kimseler aramaktadır. Bu yüzden de önüne gelene işbirlikçilik, ajanlık teklif etmektedir. Bunu yaparken de dediğimiz gibi, insanların zayıf yönleri, güvensizlik yaratabilecek hususlar kullanılmaktadır.
 
İşbirlikçiliğe Açık İnsan Profili
 
'Bak içlerinde sadece Berk Ercan mı var sanıyorsun?'
'Şunun dosyası senden az!'
'Şurda şu işi yapmadın mı? Bilmiyoruz mu sanıyorsun'
'Bak biz senin geleceğini onlardan daha fazla düşünüyoruz'
 
Bu cümleler düşmanın cümleleri. Bu cümlelere iyi bakalım ve düşmanın nerelerden girmek istediğini, nasıl bir zayıf nokta yakalamak istediğini anlayalım. Düşman özellikle 'güven' duygusunu bitirmeye yönelik çalışmaktadır. Güven, bir ağacı toprağa bağlayan kökleri gibidir. Bu kökler çürürse ağaç da çürür, göçer. Güvensiz insan da böyledir.
Fakat bizim ilişkilerimiz güven ilişkisi üzerine kuruludur. Güven ilişkilerimizin harcıdır. Güvensizlik burjuvazinin yaratmak istediği insan profilinde temel bir özelliktir. Bencillik güvensizliği, güvensizlik bencilliği doğurur.
Oysaki insan, milyonlarca yıldır insan toplumu içerisinde insanlığına erişebilmiştir. Toplum olabilme özelliğinden dolayı ayakta kalabilmiştir. Toplumdan kopuk bir insan yoktur, olamaz.
Ama burjuvazi insanı yalnızlaştırarak, bencilleştirip güvensizleştirerek insanlığından sıyırmak istemektedir. Öyleyse, şimdi oligarşinin de isteği budur. İhanet et, yediğin ekmeğe, sofraya, yoldaşlarına, yoluna tükür. Şerefsizce yaşa ve öl.
İstenen binyıllardır sürüp giden kan ve gözyaşıyla kendini idame ettiren bu kokuşmuş düzene soluk borusu olmaktır. Düşman insanı hayvan yerine koymaktadır, çıkarı bitince onu çöpe atacaktır.
Artık ona kimse güvenmeyecek, inanmayacaktır. Halkımız ona sümüklü böcek muamelesi yapacak, asla arasına almayacaktır. Çünkü o kendini satmıştır.
 
 Ve kendini satan insan her şeyini satar. O alınıp satılan bir mal durumundadır artık. Fakat işbirlikçiler, hainler kendilerini satmanın, yoldaşlarını satmanın da bir bedeli olabileceğini bilmezler mi? Elbette ki bilirler, bile bile satarlar. Bu yüzden de ödedikleri bedel onlar için her zaman ağır olmuştur.
 Ölüm oruçlarıyla kuşatmayı yardığımız şu süreç, tüm zorluklarıyla birlikte aşılması gereken bir dağdır sadece. Devrim yürüyüşümüz artık hiçbir kuvvet tarafından durdurulamayacak bir kararlılığa ulaşmış, zafere kilitlenmiştir. Ve bu yüzden hiçbir hainlik, ajanlık faaliyeti içimizde yaşam şansı bulamayacaktır. İşbirlikçilerin, hainlerin ifadeleriyle katledilen, tutsak düşen yoldaşlarımızın hesabını soracağız.
 
 Yoldaşlar! Moral Üstünlük Bizdedir.
Ve bizde kalmaya devam edecektir. Çünkü her şeyden evvel, önce halk önce örgüt diyoruz. Her koşulda örgütlü olmayı örgütlü hareket etmeyi esas alıyoruz. Çünkü örgütümüz sadece Türkiye halklarının değil, dünya halklarının umududur. Umudumuz her koşulda ayakta. Bu yüzden moral üstünlük bizdedir.
 
Düşmanın İşbirlikçileştirme Ve Ajanlaştırma Politikasına Karşı
Ne Yapmalıyız?
 
1-Öncelikle iç eğitimimize yoğunlaşacağız. İlişki içerisinde olduğumuz kim var kim yoksa herkesi bu konu üzerinde eğitmek, işbirlikçilik politikası ile düşmanın neyi amaçladığını, bizim nasıl mücadele ettiğimizi, değerlerimizi, diyalektik materyalist düşünceyi, sınıf bilincimizi, halk ve vatan sevgimizi, yoldaşlık bilincimizi, tarih bilincimizi geliştirecek çalışmalar yapmalıyız. İnsanlarımız işbirlikçilikten nefret etmeli, onu iyi tanımalı.
 
2-Düşmanın yöntemlerini bilmeliyiz, düşman insanlarımızı nerelerden düşürmeye çalışıyor, örgütlenmedeki açıklarımız, zayıf halkalar, yeni tanıştığımız arkadaşlarımız... Bu hususlar üzerine eğilmeli ve sistemli bir şekilde çalışmalıyız.
 
3-Her Dev-Gençli şunun bilincinde olmalıdır:
İşbirlikçileştirme politikası düşmanın şimdi en çok yoğunlaştığı politikalardan birisidir ve buna karşı yaptığımız her faaliyet hali hazırda sürmekte olan direnişlerimizi besleyecek, zaferi yakınlaştıracak ve düşmanın elini kolunu bağlayacaktır.
 
3-İşbirlikçileştirmeye halk değerlerimizi korumak odaklı bakmalıyız. Halkımızın kültüründe, değerlerinde işbirlikçiliğe göz yummak, onu kanıksamak yoktur. Halk lanetler işbirlikçiliği. Bu yüzden halkımızın değerlerini korumak için, yozlaşan yönleri düzeltmeye çalışmalıyız.
 
 
Sonuç olarak:
Sarılacağımız yegâne şey, halkla bütünleşmiş örgütlü gücümüzdür.
Biz halkımıza, eğitimimize ve savaşımızın içerisinde şekillenen ilke ve kurallarımıza güveniriz.
 
Düşmanın İşbirlikçileştirme Politikalarını Boşa Çıkartacak, Onları Vuran Birer Silaha Çevireceğiz!
Yaşasın Dev-Genç Yaşasın Dev Gençliler!
 
Anahtar Kelimeler:dev, genç, açıklamalar,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Halkın Avukatları Çağlayan Adliyesi Önünde Adalet Nöbetine Devam Ediyor
Mustafa Koçak’ın Ailesi Kırıklar F Tipi Hapishanesi Önünde Açıklama Videosu Yayınladı
Halkın Tutsak Avukatları Adalet İçin Süresiz Açlık Grevinde

Halkın Tutsak Avukatları Adalet İçin Süresiz Açlık Grevinde
Halk Düşmanlığının Örneği: İnfaz Kanunu Çete Ve Mafyacılar İçin Hazırlanmış  
Halkın Mühendis Mimarları'ndan Mahkeme Çağrı Videosu
Tutuklular yerde yatıyor, gardiyanlar maske-eldiven takmıyor, sabun 50 TL'ye satılıyor
TAYAD’lı Aileler Kadıköy Ve Nurtepe Mahallelerinde Ölüm Orucu İçin Pullama Çalışması Yaptı!
Diğer Başlıklar

Grup Yorum Ölüm Orucu Direnişçileri İbrahim Gökçek Ve Helin Bölek ’ten Mektup
Halkın Avukatları Çağlayan Adliyesi Önünde Adalet Nöbetine Devam Ediyor
Mustafa Koçak’ın Ailesi Kırıklar F Tipi Hapishanesi Önünde Açıklama Videosu Yayınladı
Avrupa Halk Cephesi: Korona’ya Teslim Olmayalım! Direnenleri Desteksiz Bırakmayalım!
Halkın Tutsak Avukatları Adalet İçin Süresiz Açlık Grevinde
Fransa Nancy'de Açlık Grevinin 1. Günü
Halk Düşmanlığının Örneği: İnfaz Kanunu Çete Ve Mafyacılar İçin Hazırlanmış  
Halkın Mühendis Mimarları'ndan Mahkeme Çağrı Videosu
Yunanistan Halk Cephesi: Süresiz Açlık Grevi Yeni Katılımlarla Sürüyor
Tutuklular yerde yatıyor, gardiyanlar maske-eldiven takmıyor, sabun 50 TL'ye satılıyor
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(67 Online) 0,05ms