Bugün - 25 Mayıs 2020 Pazartesi
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Diyarbakır Sur'da katledilen çocuk Helin Şen davası: Tanık polis çatışma ihbarı olmadığını söyledi

diyarbakır sur helin şen

Gündem Haberi - 03 Mart 2020 Salı - 17:19
diyarbakır sur helin şen
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Sur’da sokağa çıkma yasağı sırasında Helin Şen’in öldürülmesine ilişkin yargılanan polis Abdullah E., Şen'in aracından açılan ateşle ölmediğini ileri sürerek, kendisine soru sorulması üzerine çelişkili ifadelerde bulundu. Duruşmada söz verilen tanık polis ise, Şen'in vurulduğu saatlerde bir çatışma ihbarı yapılmadığını söyledi. 

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasağının devam ettiği 12 Ekim 2015 tarihinde ekmek almaya giden 12 yaşındaki Helin Hasret Şen'in Kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu öldürülmesine ilişkin polis Abdullah E. hakkında “Taksirle ölüme neden olmak” suçlamasıyla açılan davanın 2'inci duruşması Diyarbakır 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanık Abdullah E. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldığı duruşmada avukatı hazır bulundu. 
 
Şen'in annesi Nazmiye Şen ve avukatlar Rahşan Bataray, Abdullah Zeytun, Mehmet Emin Aktar ve Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın da duruşmaya katıldı. Çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, avukat ve kadın örgütü üyesi de duruşmayı izledi. Duruşma öncesi adliye önünde yoğun güvenlik önemleri göze çarparken, 7 polis de salona girerek duruşmayı takip etti.  
 
'KÖR NOKTALARA ATIŞ YAPTIM'  
 
Duruşmada ilk olarak söz verilen sanık polis Abdullah E, içinde bulunduğu zırhlı araçtan açılan ateş sonucu Şen'in ölmediğini savundu. 11 yıldır görev yaptığını kaydeden Abdullah E., "Polisim, 8 yıl boyunca farklı illerde özel harekat polisi olarak görev yaptım. İşlemediğim bir suçla suçlanmak benim için utançtır. Silah konusunda son derece uzman biriyim. Olay günü Kobra araçla yerde ilerleyen unsurların güvenliğini sağlamak, eli silahlı teröristleri etkisiz hale getirmek için bulunuyorduk. Sabah ilk başladığımızda benim olduğum mahallede yaklaşık 150 metre ileride bomba tuzaklandığı ihbarı yapıldı. Yaklaşık 150 defa çatışmanın içine girdim. Ama o gün değil. Olay günü sürekli gözetleme yapan bir şahıs gördüm. Silahlı olup olmadığını görmediğim için kör noktalara atış yaptım. Gerilla taktiği diyorlar. Önce gözetleme yapıyorlar. Sonra boş anımızda atış yapıyorlar. O gün ekip amirimizin emriyle megafonla vatandaşları sokağa çıkma yasağının olduğu ve özellikle çocukların sokağa salmamaları gerektiğini uyardık. Çatışma sesi geldi. Aracım isabet aldı. Araç şoförüm Fatih, tuvalet ihtiyacı için çıkmıştı. EYP veya el bombası patladı. Silahlar sıkılmaya başladı. Silahlı kişiyi göremediğim için betonarme yapıya orada bir cami vardı, betonarme yapıya 3 el ateş ettim. Kobra aracın görüntü çözünürlüğü düşüktür. Zaman zaman karşıdaki kişinin çocuk mu, büyük mü olduğunu anlayamazsınız. Ben o esnada kimseyi görmedim. Çocuk görmedim. Bu durumla Cizre ve Silvan olayları olmak üzere iki defa karşılaştım" sözleriyle kendini savundu. 
 
MERMİNİN SEKME İHTİMALİ YOK!
 
Atış yaptığı yerlerden merminin sekme ihtimalinin bulunmadığını ileri süren Abdullah E., şöyle devam etti: "Amirimiz 'kapat, yani 'ateş etmeyin' diye uyardı. Ateşi kestim. Ambulans gelecek diye bize bilgi verildi. Maktul başka bir sokaktan çıkarıldı. Dosyayı inceledim. Seken merminin şekli bozulacağı için vücuda normal giriş çıkış yapmaz. Maktulün vücudundaki giriş çıkış, normal şekli bozulmayan mermi giriş çıkışıdır. Bunu benim yapmam imkansız. Olay yeri görüntülerine dair fotoğrafları incelediğimde maktul trafo arkasında gözüküyor. Trafo üzerinde çok sayıda 5 çarpı 56 milimetre çapında mermi izleri vardı. Benim kullandığım silahın mermi çapı daha büyük olur. Kullandığım silah M-240’tır. Mermisi 7 çarpı 62 milimetre çapındadır. İzleri daha büyük olur. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”
 
ÖNCE BOMBA DEDİ, SONRA SİLAH
 
Daha sonra Şen ailesi avukatları sanık Abdullah E.'ye kimi sorular yöneltti. Önce zırhlı aracın bombalandığını ileri süren Abdullah E., soruların devam etmesi üzerine aracın silahla darbelendiğini iddia etti. Abdullah E., şu iddialarda bulundu: “Emniyette başmüfettişe iki defa ifade verdim. Benim atışım sırasında teröristlerin de atışı vardı. Disiplin soruşturmasında karar verenler bunu değerlendirmemiş. İtiraz süresi içerisinde itiraz edemedim. Aldığım ceza ‘Silahıyla ihmal sonucu bir kişinin ölümüne neden olma veya başkasının bu suçu işlemesine neden olma’ başkası suç işlemişse ben neden yargılanıyorum? Olay yerine dair alınan tutanakta 600 polis imzası olabilir. Sur büyük bir yer. Tutanakları TEM Şube tutar. Tutanakta neden çatışma olmadığına dair bir bilgiye yer verildiğini bilmiyorum. Ben Özel Harekat’ta çalışıyordum. Telsizler de zaman zaman operasyon bölgesinde çalışmıyor. İçinde bulunduğumuz zırhlı araç bombalı saldırıya uğradı. Koordinasyon merkezimize bildiremedik. Önümde 150 metreye kadar görebiliyordum. Hendek ve barikatlar sağlı solu sokaklar içerisinde yer alıyordu. Olayın olduğu sokakta bir tek bizim zırhlı araç vardı. Aracın içerisindeyken arkadaki polislerin atış yapıp yapmadığını bilemem. Ama olay anında bana doğru ateş geldi. Sadece cam kısmına silahçıya doğru isabet aldım. Atışlar silahtan yapıldı, bomba sesini duydum. Aracım silahtan isabet aldı.”
 
TANIK POLİS: ÇATIŞMA İHBARI YAPILMADI
 
Sanık savunmasının ardından olay günü telsiz konuşmalarında çatışma olmadığına dair tutanakta imzası bulunan polis memuru Erdal K. tanık olarak dinlendi. Erdal K., telsiz konuşmalarına dair tutulan tutanak içeriğinin doğru olduğunu kaydederek, “Tutanakta da belirttiğimiz üzere 12 Ekim 2015’te 07.00-10.00 saatleri arasında haberleşme merkezine bize ulaşan hendek kazma, silahlı çatışma gibi herhangi bir toplumsal olaya dair bir ihbar gelmedi” dedi. 
 
ANNE ŞEN: SADECE ZIRHLI ARAÇ 3 EL ATEŞ ETTİ
 
Ardından söz verilen Şen’in annesi Nazmiye Şen, olay günü herhangi bir çatışmanın olmadığı gibi bomba patlama sesi de duymadığını ifade ederek, “Ben sadece zırhlı araçtan 3 el ateş edildiğini duydum” dedi.
 
‘DOĞRUDAN HEDEF ALINDIĞININ GÖSTERGESİ…’
 
Duruşmanın devamında Şen ailesi avukatları savunma yaptı. 
 
Avukat Abdullah Zeytun, sanığın maktulü bilerek, isteyerek ve doğrudan kasıtla öldürdüğünü kaydetti. TEM Şube tarafından tutulan resmi tutanaklar ve dosyadaki delillere göre sanığın ifadelerinin gerçeğe aykırı olduğunu kaydeden Zeytun, “Fail kamu görevlisi, bu ve benzeri dosyalarda daha fazla hassasiyet göstermesi gerekiyor. Dosyadaki zırhlı aracın kamera görüntüsü, otopsi tutanağı, olay anına ilişkin resmi tutanaklar, idari soruşturmadaki karar ve tespitler tümü ile sanığın doğrudan hedef alındığını göstermektedir” diye konuştu. 
 
Avukat Barış Yavuz ise, sanığın ‘Eli silahlı terörist görülünce etkisiz hale getirilir’ ifadesine değinerek,  “Böyle bir şey hukukta bile yok. Biz eli silah tutan herkese silah yetkisi vermeyin dedik ama anlatamadık. Sanık neye göre o silahı kullandığını söyledi? Silahı fütursuzca kullanmış. Doğrudan kasıt ile hareket etmiş ve bir insanın ölümüne sebebiyet vermiştir. Kuvvetli suç şüphesi vardır ve tutuklanması gerekir” ifadelerini kullandı. 
 
'SANIK TUTUKLANMALI'
 
Avukat Mehmet Emin Aktar da, olay yerinde tutulan tutanaklara dikkat çekerek, “Tutanaklar olay günü çatışma olmadığını söylüyor. Dolayısıyla sanığın ateş açmasına sebep verecek bir durum yok. Korunaklı bir zırhlı aracın içerisinde sağlıklı gözetleyip pozisyon alabilecek durumda ama sanık hiçbir özen göstermemiş. Bunlar kuvvetli suç şüphesini ortaya koyan şeylerdir. Peki deliller toplanmış mı, hayır toplanmamış. Sanığın bu delillere etki etme durumu var. Tutuklamanın bütün sebepleri var. Mahkemeyi tutuklamadan alıkoyan nedir? Eğer bir cezasızlık pratiği işlemeyecekse adil ve tarafsız yargılama yapılacaksa sanık bugün tutuklanmalıdır” dedi.
 
SANIK DURUŞMADAN VARESTE TUTULDU
 
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, delillerin büyük çoğunluğunun toplanmış olması, sanığın kamu görevlisi olarak hala çalışıyor olması, kaçma şüphesinin olmaması ve mevcut delil durumu gerekçesiyle tutuklama talebinin reddine karar verdi.
 
Mahkeme heyeti, kararında şunları belirtti: “Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu gözetilerek yurt dışına çıkışının yasaklanmasına, tanıklar İbrahim G., ve Mustafa D.’nin zorla getirilmesine, Adli Emanette bulunan 6 CD’nin içerisinde olay anına dair zırhlı araca ait görüntüler, 155 kayıtlar ve telsiz kayıtları yok ise söz konusu kayıtların istenmesi için Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına, maktulün hayatını kaybetti yerde ikamet eden ve olaya ilişkin görgü sahibi kişilerin bulunup bulunmadığının tespiti için Sur İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, sanığın suç tarihinde kullandığı GSM hattının UYAP üzerinden tespitine ve HTS kayıtlarının gönderilmesi için BTK’ye müzekkere yazılmasına ve sanığın yerine getirdiği görev nedeniyle duruşmadan vareste tutulmasına...”
 
Duruşma 4 Haziran’a ertelendi.
(M.A)
 
Anahtar Kelimeler:diyarbakır, sur, helin, şen,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Banu Özdemir’in Tutuklanması İçin Soruşturma Maddesi Değiştirildi
Ölüm Orucundaki Tutsak Avukatların Ailelerinden Açıklama (VİDEO)
SARIGAZİ HALK CEPHESİ AÇIKLAMA

SARIGAZİ HALK CEPHESİ AÇIKLAMA
Yüksel Direnişi 1292. Gün Akşam Açıklaması
AKP HUKUKU BÖYLE İŞLİYOR: SAVCI İFADE ALMADAN (YİNE) TUTUKLAMAYA SEVK ETTİ
AKP Bekçilerinden İşkenceden İşkence Beğen! Ankara'da Bekçi İşkencesi...
Aynı Mezarlığa 3’üncü Saldırı
Diğer Başlıklar

ÇHD'li Avukatların Adil Yargılanma Hakkı İçin İmza Kampanyası
Avrupa Dev-Gençliler Olarak Bütün Ailelerimizin Ve Gençlerimizin Bayramını Kutluyoruz
Banu Özdemir’in Tutuklanması İçin Soruşturma Maddesi Değiştirildi
Ölüm Orucundaki Tutsak Avukatların Ailelerinden Açıklama (VİDEO)
Adalet İstemi Bedel Ödemeden Olmaz
SARIGAZİ HALK CEPHESİ AÇIKLAMA
Yüksel Direnişi 1292. Gün Akşam Açıklaması
AKP HUKUKU BÖYLE İŞLİYOR: SAVCI İFADE ALMADAN (YİNE) TUTUKLAMAYA SEVK ETTİ
AKP Bekçilerinden İşkenceden İşkence Beğen! Ankara'da Bekçi İşkencesi...
Avrupa'da Süryani Halk Meclisleri Avukat Mathes Breurer İle Röportaj Yaptı
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(62 Online) 0,13ms