Bugün - 19 Ocak 2020 Pazar
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Halkın Hukuk Bürosu Açıklama: 19-22 Aralık 2000: Katliam ve Direniş

hapishane katliam 19 aralık halkın hukuk bürosu

Gündem Haberi - 19 Aralık 2019 Perşembe - 19:04
hapishane katliam 19 aralık halkın hukuk bürosu
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

19-22 ARALIK 2000, HALKI F TİPLERİNE DOLDURARAK TESLİM ALMAK İÇİN YAPILMIŞTIR!

“HAYATA DÖNÜŞ” DİYEREK DİRİ DİRİ YAKILAN MÜVEKKİLLERİMİZİN KÜL OLAN BEDENLERİNİ UNUTMADIK!

Türkiye oligarşisi halkın direnme dinamiklerini yok etmek ve devrimcileri tecrit ederek tasfiye etmek için uzunca yıllar hücre Tipi hapishaneleri uygulamaya sokmaya çalışmıştı. Devlet devrimcileri hücrelere kapatmak için saldırdıkça devrimciler direndi. 1984, 1996 tarihlerindeki tüm girişimler devrimcilerin direnişleriyle karşılık buldu. Devrimciler yaşamları pahasına oligarşinin döktüğü kalıba girmeyi, düşüncelerinden vazgeçmeyi asla kabul etmediler.

Devlet son olarak 2000 öncesinde devrimci tutsakları ve halkı F Tipi hapishanelere kapatabilmek için kapsamlı bir program yapmıştı. Devrimcilerin F Tiplerine nasıl götürüleceği programlandı. Devrimcilere “ya düşünce değişikliği ya ölüm”dü. “Neye mal olursa olsun bu proje hayata geçecekti” böyle söylüyordu devletin bürokratları.

Çünkü:

Bu “projeyi” AB emrediyordu. “Avrupa Birliği standartlarındaki oda (hücre) tipini hayata geçirmeliyiz” diyorlardı.

Bu proje IMF ve emperyalist kurumlar tarafından emrediliyordu. Ecevit “hapishaneler sorununu çözmeden IMF’nin politikalarını hayata geçiremeyiz” diyordu.

ABD emperyalizmi emrediyordu. Devrimcileri yok edeceksiniz diyorlardı. Bu emir Ali Suat Ertosun’un ağzında “biz bu ülkede bir düşünceye karşı savaşıyoruz. Ne olursa olsun bu düşünceyi yok edeceğiz” şeklinde ifade buluyordu.

Bu amaçlarla MGK’da bir operasyon hazırlandı. Operasyona “Hayata Dönüş” ismi verilecekti. Halka “bu operasyonun hapishanelere girerek ölüm orucundaki devrimcileri ne kadar kurtarmak amacıyla yapılacağı” anlatılacaktı. Medya ise F Tipi hapishanelerin ne kadar “medeni, AB standartlarına uygun olduğunu”, koğuş tipi hapishanelerde ise “örgütlerin bireyleri ezdiğini, örgüt baskısı olduğunu” halka inandıracaktı. Bu arada F Tiplerini protesto etmek, karşı çıkmak “terör örgütü propagandası yapmakla” eş tutulacak ve protesto edenler tutuklanacak, sokaklara çıkan ailelere polis tarafından işkence yapılacaktı.

Operasyonun ayrıntıları daha sonra teşhir oldu. Hapishanelere yönelik operasyonun asıl adının “Tufan Operasyonu” olduğu ve operasyon sonucunda yüzlerce ölümün göze alındığı ortaya çıktı. Operasyonu gerçekleştiren askerlerin ve sorumluların itiraflarıyla, operasyonun bir diğer hedefinin devrimci hareketleri tasfiye etmek olduğu ortaya çıktı. Devlet, devrimcileri tasfiye etmek, halkı örgütsüzleştirmek ve F Tipi hapishaneleri hayata geçirmek için yüzlerce ölümün göze alındığı bir katliamı planlamış ve uygulamıştı.

Devrimciler katliam hedefini önceden görmüş ve teşhir edip, durdurmak için ölüm orucuna başlamışlardı. Devrimcilerin ölüm orucuna başlaması ve direnmesi oligarşiyi köşeye sıkıştırmıştı. Bu nedenle oligarşi, tutsakları gizli bir biçimde F Tipi hapishanelere götürememiş ve ideolojik açıdan tasfiye edememiştir.“

19 Aralık 2000 tarihinde sabaha karşı 04.30 sıralarında aynı anda 28 hapishanede 8 jandarma komando taburu, 37 bölük asker, binlerce çevik kuvvet ve ceza infaz memuruyla katliam operasyonu gerçekleştirildi. Bu o tarihe kadar Kıbrıs harekâtından sonra en büyük ikinci askeri harekâttı. Oligarşinin askeri tarihindeki en büyük harekatlardan biri hapishanede tutsak olan halka ve devrimcilere yönelikti.”

Hapishane duvarları balyozlarla kırıldı. Çatılar delinerek içeriye daha önce hiç kullanılmamış gaz ve fosfor bombaları atıldı. Hapishanelerdeki tutsaklara toplam 20 bin gaz bombası atıldı. Bu gaz bombalarından bazılarındaki kimyasallar deriyi yakıyor ve eritiyordu. Bu gaz bombaları sonucunda Bayrampaşa Kadın hapishanesindeki 6 kadın tutsak diri diri yakılarak katledildi. Yaralı olarak kurtulan kadın tutsaklardan müvekkilimiz Birsen Kars katliamı şöyle anlatıyordu: “Çevremden saç ve deri yanığı kokusu geliyordu. Sonra önümde saçlar uçuşmaya başladı. Uzandım, benim saçlarımdı. Önce gaz odalarından geçirildik, sonra fırınlarda yakıldık.”

Hapishanede tutsak ve silahsız olan devrimcilerin üzerine kurşun yağdırıldı. Sopa ve dipçiklerle tutsaklar işkencelerden geçirildi. Bu katliam sonucunda 28 tutsak hapishane içinde katledildi. 600’ün üzerinde tutsak yaralandı ve sakat kaldı. Ama faşizm başaramadı ve tutsaklar katliam sonrasında da direnmeye devam etti. 20 Ekim 2000 tarihinde başlayan ölüm oruçları katliam sonrası ve F Tipi hapishanelerde de devam etti. Ölüm orucu direnişi sonucunda 122 devrimci şehit düştü.

“Biz bu ülkede bir düşünceyi yok etmek istiyoruz” diyenler yaptıkları bu katliam ve onlarca ölüme rağmen hedeflerine ulaşamadılar. Devrimciler 2007 yılına kadar tam 6 yıl 3 ay boyunca tecride ve F Tiplerine karşı ölümüne direndiler. Sonunda faşizm ve oligarşiyi tecridi kabul etmek zorunda kaldı. F Tipleriyle amacının devrimcileri tecrit etmek olduğunu kabul ederek, tecridin ortadan kaldırılması için bir haftada 10 saat sohbet hakkının uygulanacağına dair bir genelde çıkarmak zorunda kaldı.

19-22 Aralık 2000 tarihi Türkiye faşizminin hayata geçirdiği en büyük katliam tarihlerinden biridir. Hapishanede tutsak olarak bulunan devrimciler en vahşi yöntemlerle katledilerek, devrimci düşünce tasfiye edilmek istenmiş, tecrit ve F Tipleri aracılığıyla da halk örgütsüz bırakılmak istenmiştir. Ama faşizm devrimci irade karşısında yenilmiştir.

Bugün Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Almanya yetkililerine yönelik “İnsanları canlı canlı yaktığınız fırınlarla mı övünüyorsunuz. Bizim tarihimizde utanılacak hiçbir iş yoktur” diyerek aslında 19 Aralık katliamını da sahiplenmektedir. İnsanların diri diri yakıldığı, tutsak olan devrimcilerin kurşunlandığı bir katliamı görmezden gelerek katliamlar tarihini gizlemeye çalışmaktadır. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve AKP faşizmi hapishanelerde, sohbet hakkını gasp etmeye çalışarak, kitaplar hakkını yasaklayarak, işkenceyi ve tecridi meşrulaştırarak 19 Aralık katliamcı geleneğinin mirasçısı olduklarını göstermektedir. Hapishane içine polis, asker sokmaya çalışan ve direnişlere özel harekât polislerinin müdahale etmesini teşvik eden AKP’de aynı katliamcı politikaların devamcısıdır.

Ancak bilinmelidir ki, dün 19 Aralık’ta işkenceye, binbir çeşit gaz bombasına, diri diri yakmaya, kurşunlamaya ve katliamlara ölüm pahasına direnen devrimci tutsaklar bugün yine aynı kararlılıkla direnmektedir. Bizler de müvekkillerimizi diri diri yakan, kurşunlayan ve işkencelerden geçiren katillerden gerçekten hesap sorulana kadar peşlerini bırakmayacağız! Müvekkilleri için bedenini 293 gün ölüme yatıran avukat arkadaşımız Behiç Aşçı nezdinde, 19 Aralık 2000 katliamıyla ve hapishanelerle aramızda farklı bir bağ da kurulmuştur. Biz de aynı kararlılık ve iradeyle müvekkillerimizin haklarını ve kendi haklarımızı sonuna kadar savunacağız. 19 Aralık 2000 katliamını gerçekleştirenleri ve o zulme karşı ölümüne direnenleri asla unutmayacağız!

19-22 ARALIK 2000 KATLİAM VE DİRENİŞİNİ UNUTMAYACAĞIZ!

19-22 ARALIK 2000 KATLİAMININ SORUMLULARI CEZALANDIRILSIN!

DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!

HALKIN HUKUK BÜROSU  

 
Anahtar Kelimeler:hapishane, katliam, 19, aralık, halkın, hukuk, bürosu,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Grup Yorum İçin Kritik Çağrı: Ölümler Kapıda
Dev-Gençliler Mustafa Koçak'ın Ölüm Orucunun 200. Gününde Fatih'teydi
Ayten Öztürk'ün Son Mektubundan: DİŞLERİMLE...

Ayten Öztürk'ün Son Mektubundan: DİŞLERİMLE...
Okmeydanı Halk Cephesi’nden Çağrı
Armutlu'da Cephe Milislerinden Direnişlerle İlgili Çalışmalar Ve Destek Açlık Grevi
Kayıp yakınlarından Gülistan Doku tepkisi: “Vali, kara tablonun üstünü örtmek istiyor”
Ankara Hrant Dink Anma İnisiyatifi'den Çağrı
Diğer Başlıklar

Kayıp Keldani ailenin köyüne ulaşılamıyor!
Grup Yorum İçin Kritik Çağrı: Ölümler Kapıda
Dev-Gençliler Mustafa Koçak'ın Ölüm Orucunun 200. Gününde Fatih'teydi
Ayten Öztürk'ün Son Mektubundan: DİŞLERİMLE...
Okmeydanı Halk Cephesi’nden Çağrı
Armutlu'da Cephe Milislerinden Direnişlerle İlgili Çalışmalar Ve Destek Açlık Grevi
Kayıp yakınlarından Gülistan Doku tepkisi: “Vali, kara tablonun üstünü örtmek istiyor”
Ankara Hrant Dink Anma İnisiyatifi'den Çağrı
Dev-Gençlilerden Sarıyer Ve Kartal'da Direnişlerle İlgili Çalışmalar
Nancy Özgürlük Komitesi: Nancy'de Radiodeclic'de Ölüm Orucu Direnişi Anlatıldı
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(57 Online) 0,03ms