Bugün - 08 Ağustos 2020 Cumartesi
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Gazi Karakolu AKP’nin İşkencehanesi, Uyuşturucu Satıcılarının Güvenlik Bekçisidir

GAZİ HALK CEPHESİ

Gündem Haberi - 12 Aralık 2019 Perşembe - 09:44
GAZİ HALK CEPHESİ
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

İşkenceyle Devrimciler Teslim Alınamaz, Devrimcilik Yok Edilemez. Emperyalizmin Ve Faşizmin Bütün Politikalarını Direnerek Ve Mücadele Ederek Boşa Çıkaracağız.

Gazi karakolu AKP’nin halk düşmanı politikalarının uygulandığı bir merkez haline geldi. Özellikle devrimcilere karşı, yoldan kaçırma, tehdit ve işkenceler Gazi Karakolu’nun son dönemlerde sık kullandığı yöntemler halini aldı.

Bunun nedenini ise, Uyuşturucuya Karşı Savaş Kampanyası nedeniyle Gazi cemevinde yapılan halk toplantısı sonrasında gözaltına aldığı devrimciye “Satmıyorsunuz, içmiyorsunuz neden uğraşıyorsunuz” diyerek açıklıyordu. Uyuşturucu satıcısı olan, mahalle halkını yozlaştıran, zehirleyen AKP polisi devrimcilere karşı düşmanlığının nedenini de açıklıyordu. Bu düşmanlıkla ve Soysuz Süleyman’ın talimatlarıyla devrimcilere saldırıyor Gazi Polisi. Sokak ortasında işkenceyle gözaltına alıyor, işkencehaneye dönüştürdüğü araçların içinde, karakolda devrimcilerin kemiklerini kırıyor.

15 Ekim 2019 günü yolda yürüyen devrimcilere saldıran Gazi Polisi Ezgi Kul, Yunus Emre Didin’i, Vedat Doğan’ı ve daha sonrasında yine aynı şekilde Çağdaş Aydoğdu ve Onur Gül’ü işkenceyle gözaltına aldı.

29 Kasım günü ise yolda yürüyen devrimcilere saldıran AKP polisi Hüseyin KÜTÜK, Coşkun ÖZTEKİN ve Yusuf GÜLEN’i gözaltına aldı.

Gözaltına alanın devrimcilere yine işkence yapıldı. Kaburgaları kırıldı, gözleri şişirildi, ayaklarında kollarında işkencelerden dolayı morluklar, yaralar ve şişlikler oluştu.

AKP devrimciliği yok etmek istiyor. Bu istek başta emperyalizmin isteğidir. Bütün dünyada devrimciliği bitirmek, vatanseverliği yok etmek, sömürülerinin ve talanlarının önündeki bütün engelleri yok etmek istiyorlar.

AKP polisi gözaltına aldığı devrimcilere “Size burada devrimcilik yaptırmayacağız” diyor.

Gazi’den devrimcileri söküp atmayı hedefliyor. Bir yandan halkı uyuşturucuyla zehirlerken, diğer yandan da devrimcilere saldırarak sindirmeye, geri adım attırmaya çabalıyor.

Neden Gazi?

- Çünkü GAZİ CEPHEDİR.

- Çünkü GAZİ AYAKLANMADIR, İSYANDIR.

- Çünkü GAZİ DEVRİMİN CEPHESİDİR.

Gaziden onlarca devrimci çıkmıştır faşizmin egemenliğine son verme savaşına katılan. Tutsakları ve şehitleri vardır Gazi’nin.

Gazi devrimciliğin, örgütle halkın ete kemiğe büründüğü mahallelerin başında gelir. Cephe’nin politikalarının hayat bulduğu alanlardan birisidir Gazi.

İşte bu nedenle AKP’nin hedefinde Gazi Mahallesi var.

AKP Cephe’nin örgütlü olduğu mahalleleri hedef almış bütün gücüyle buralara saldırıyor. Mahalle karakolları geçmişin mahalle karakolları değil artık. Hepsi birer işkencehane. İşkencenin profesyonelce yapıldığı yerler. Karakolların işkencehaneye dönüştürülmesi devletin iç savaşa göre örgütlenmesinin sonucudur.

İç savaşa göre örgütlenen devlet, halk düşmanı politikalarını merkezlerden en alt kademedeki karakollarına kadar indirmiştir. Artık kimse “işkenceci”, “sıradan” polis ayrımı yapamaz. Bütün polis teşkilatı AKP ile işkencecileşmiştir. En küçük polis birimi halka karşı savaşın bir parçası olarak işkencehanedir.

İşkence nedir?

İşkence, emperyalizmin ve faşizmin halka ve devrimcilere karşı sistematik olarak uyguladığı psikolojik ve fiziki baskı ve şiddet politikasıdır. Bu politikada amaç kişinin iradesini kırmak gibi gözükse de, esasen bütün olarak halk üzerinde baskı ve korku yaratmaktır. Tek tek kişilere yapılan işkence, kişinin iradesini kırarak onu teslim olmaya zorlar. Bunun amacı kişiden bir takım bilgiler almaktır. Devrimciden yoldaşlarına ihanet etmesi, halkına ve vatanına ihanet etmesi istenir. Zaman zaman “tatlı dil” kullanılırken, bu işe yaramadığında tehdit ve hakaretler başlar, bu da işe yaramadığında fiziki işkence. Fiziki işkencede amaç, kişiye acı vererek iradesini kırmaktır. Acı vücudun, sinir sistemlerinin kimi dış ve iç etkenlerden kaynaklı hissettiği bir duygudur. Acı baskı yapılan bölgeye ve kullanılan yönteme göre daha fazla veya az hissedilir. İşkencede amaç tek başına bu acıyı hissettirmek değildir, bu acıyla birlikte kişinin düşüncelerini etkileyebilmek, daha fazlasının yapılabileceği hissini uyandırmak, hatta öldürülebileceği düşüncesini yaratarak iradesinde bir gedik açabilmektir. Tek tek devrimcilere de yönelse işkencenin esas amacı halkı baskı altında tutarak sindirmek, devrimcileşmesini, kendi geleceği için mücadele etmesini engellemeye çalışmaktır. Devrimci mücadelenin olduğu, emperyalizmin işgaline karşı bağımsızlık savaşlarının olduğu bütün ülke halklarına karşı sistematik olarak uygulanan bir politikadır işkence.

Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Latin Amerika ülkelerine kadar dünyanın bütün ülkelerinde emperyalizm ve işbirlikçisi iktidarlar tarafından kullanılmıştır işkence politikası.

Devlet bu yönteme neden başvurur? Devlet askeri, polisi, miti ile işkence yapıyor. Uzun yıllardır ülkemiz gündeminden hiç düşmemiştir işkence. Gözaltına alınan hemen her devrimciye, hatta halktan insana, sıradan nedenlerle karakollara giden halka işkence yapılıyor. Devlet, polis, asker neden halka ve devrimcilere işkence yapar? Bunun nedeni sömürü ve yoksulluktur. Yoksulların haklarını istemelerinin, hakları için mücadele etmelerinin önüne geçebilmektir.

Kendileri her gün saraylarda saltanatlar sürerken halkın yoksulluk içinde toplu intiharlara başvurmasıdır. Geçtiğimiz ay basına yansıdığı kadarıyla İstanbul ve Antalya’da siyanür ile toplu intiharlar yaşandı. Bu intiharlar yoksulluğa bir isyan biçiminde gelişti.

Bununla birlikte 05 Aralık 2019 tarihli haberlere göre TBMM’de 8 milyon Tl harcanarak 8. Restaurantın açılmasına karar verildi. İşte işkencenin nedeni budur. Açlıkla yoksullukla boğuşan bir halk ve bunun yanında da bütün ülkeyi satıp babasının çiftliği gibi kullanan bir avuç asalak.

Yoksulluk devrimciliğin ve isyanların nedenidir. Yoksulluğun ve sömürünün olduğu bir ülkede, en doğal olan şey buna karşı mücadele etmektir. Bunu da devrimciler yapıyor. Devrimcilerin haklılığı ve meşruluğu devleti korkutuyor. Halkı örgütleyerek sömürüye karşı ayaklandırma, savaştırma potansiyeli devleti ve sömürücü egemen sınıfları korkutuyor.

Sermayelerinin altında halka karşı işlenmiş cinayetler, aşağılık suçlar olduğunu en iyi kendileri biliyorlar. Bu da devrimin nedenidir. “Gecekondulardan gelip gırtlaklarımızı kesecekler” korkuları, aynı zamanda yaptıkları işkencelerin de nedenidir.

İşkenceye karşı ne yapmalıyız?

Evet, hiçbir ahlak ve değere sahip olmayan halka ve devrimcilere her türlü yöntemle saldıran bir devlet ve onun kurumlarıyla karşı karşıyayız. Buna karşı ne yapmalıyız? Ya bunu “düşmandır, düşman kendi politikasını yapıyor” diyerek bir şey yapmayacağız, ya da bu politikayı teşhir edeceğiz. Doğru olan teşhir etmektir.

Devletin işkenceciliğini, polisin, mitin, askerin işkenceciliğini ve bu işkencelerin nedenlerini teşhir etmeliyiz. Duvar yazıları, pankartlar, bildiriler, basın açıklamalarıyla.

Ev ev gezerek, esnafı gezerek tek tek kişiden kişiye giderek işkenceyi teşhir etmeliyiz. İnternetten, cep telefonlarından, her türlü yöntemi kullanmalıyız. Özellikle işkencenin uygulandığı karakol derhal teşhir edilmelidir.

Bir politikayı boşa çıkarmanın yolu, ona karşı direnirken, bir yandan da onu teşhir etmektir. Bütün halka anlatmalıyız devletin işkenceciliğinin nedenini. Kadınlara, yaşlılara, çocuklara, gençlerimize… Bütün halka anlatmalıyız. Anlatmalıyız çünkü faşizmin her türlü politikasını boşa çıkarmanın yolu halkı örgütlemektir.

Sonuç olarak; işkence emperyalizmin ve faşizmin halka karşı uyguladığı baskı ve şiddet politikasıdır. Gayrimeşrudur. İşkence suçtur, işkence yapmak şerefsizliktir, onursuzluktur. İşkencenin amacı emperyalizmin ve işbirlikçilerinin sömürü düzenlerinin sürmesini sağlamaktır. Bunun için devrimcilere saldırarak, devrimcilere işkence yaparak devrimcileri uzlaştırmak, sömürüye, açlığa ve yoksulluğa karşı mücadeleyi bitirmek istiyorlar. Bu nedenle Cephe’nin örgütlü olduğu mahallelere saldırıyorlar, Gazi’ye saldırıyorlar.

Gazi Cephedir!

Gazi Devrimdir!

Gazi Halkla Devrimci Örgütün buluştuğu yerdir. Gaziden devrimciği söküp atamayacaklar. Buna izin vermeyeceğiz.

İşkence politikasını da direnerek, teşhir ederek boşa çıkaracağız.

Halkız Haklıyız Kazanacağız.

GAZİ HALK CEPHESİ

 
Anahtar Kelimeler:GAZİ, HALK, CEPHESİ,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Armutlu Halk Cephesi'nden Direnişler Ve Grup Yorum Konseri İçin Yazılama Ve Kuşlama Çalışmaları
Okmeydanı Halk Cephesi Açıklama: Grup Yorum Halktır Susturulamaz
Cephe Milisleri Bir Mayıs Mahallesi’nde Yazılama Yaptı

Cephe Milisleri Bir Mayıs Mahallesi’nde Yazılama Yaptı
Okmeydanı Halk Meclisi Öncülüğü Tüm Halkı Uyuşturucuya Karşı Birleştiriyor
Alibeyköy’de Cepheliler Ölüm Orucu Direnişçileri İçin Yol Kapattı
HALKIN HUKUK BÜROSU AÇIKLAMA
Grup Yorum'un Eseri Güleycan'ın Hikayesi
Diğer Başlıklar

Ölüm Orucundaki Özgür Tutsak Didem Akman’ın Refakatçi Talebi Kabul Edilsin
Armutlu Halk Cephesi'nden Direnişler Ve Grup Yorum Konseri İçin Yazılama Ve Kuşlama Çalışmaları
Okmeydanı Halk Cephesi Açıklama: Grup Yorum Halktır Susturulamaz
Cephe Milisleri Bir Mayıs Mahallesi’nde Yazılama Yaptı
Okmeydanı Halk Meclisi Öncülüğü Tüm Halkı Uyuşturucuya Karşı Birleştiriyor
Alibeyköy’de Cepheliler Ölüm Orucu Direnişçileri İçin Yol Kapattı
HALKIN HUKUK BÜROSU AÇIKLAMA
Ulm Halk Cephesi: Baskılar, Gözaltılar Konser Yapmamızı Engelleyemez
Grup Yorum'un Eseri Güleycan'ın Hikayesi
Didem Akman Anlatıyor: Neden Ölüm Orucu Yapıyoruz? (Mektup-5)
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(27 Online) 0,08ms