Bugün - 31 Mayıs 2020 Pazar
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

TUTSAK AVUKATIMIZ BEHİÇ AŞÇI'DAN MEKTUP: BÜROMUZ 30 YAŞINDA, BAŞARAMADINIZ!

HHB TUTSAK AVUKATLAR ÇHD BEHİÇ AŞÇI

Gündem Haberi - 23 Kasım 2019 Cumartesi - 12:08
HHB TUTSAK AVUKATLAR ÇHD BEHİÇ AŞÇI
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Büromuz Halkın Hukuk Bürosu 1989 yılında kuruldu.2019 yılında 30.yılınıtamamlıyor.30.yılında büromuz avukatlarından bazıları tutsak, bazıları aranıyor, bazılarıda işlerinin başında. Yani başaramadınız!

 "Biz polislerimizi savunacak bir avukatbulamazken onlar büro kuruyorlar, onlarca avukatları var." dediniz. "Her yerdekarşımıza onlar çıkıyorlar." dediniz. Faşizmin isim babası Mussolini de "Şu avukatlarolmasa İtalya'yı ne kadar rahat yönetirdim." demişti. Egemenler açısından, bizimaçımızdan da gelenek devam ediyor yani. Egemenler tarihin çöp sepetine atılmama, bizise sömürüsüz, özgür bir dünya kurma mücadelemizi sürdürüyoruz. Kimin kazanacağıbaştan belli bir kavga bu.

12 Eylül darbesinden sonra adına "ana davalar" denilen topludavalar açılmıştı. Devrimci Sol Ana Davası da bu davalardan biriydi. Davayı takip edengenç ve deneyimsiz avukatlar; kurumlaşmış, örgütlü bir avukatlık bürosu ihtiyacını gördüler. 

Yani Halkın Hukuk Bürosu ihtiyacın ürünüdür, sonucudur. Bazı avukatlarıntercihlerinin değil! Büromuzu açan avukatlarımız gençti, deneyimsizdi, kendisindenyararlanabilecekleri bir örnek yoktu. Kendi pratiklerini yaşamak, hatalarından öğrenmek zorunda kaldılar. Bilgimizi, deneyimimizi aktararak büyüdük, geliştik. Kendimizi çok zordurumda hissettiğimiz o kadar çok an oldu ki! Ama hiç çaresiz olmadık. Hiç kendimiziçaresiz hissetmedik. Bürolarımızda tek bir avukatın kaldığı da oldu. O tek avukat işleriazaltmadan yapmaya devam etti. Ülkemizde sosyalizm mücadelesi veren herkesin yaşayabileceği her şeyi yaşadık, her bedeli ödedik. Avukatımız Fuat Erdoğan polis tarafından katledildi. Takip edildik, gözaltına alındık, kaçırıldık, işkence gördük,kemiklerimiz kırıldı, tutuklandık, açlığa yattık. Bunlar bizim tercihimiz değil, egemenlerin bize dayattıklarıdır.

 Bizden önceki sosyalist aydınlardan, avukatlardan ayrıldık. Büromuzu örgütlü hale getirdik. Örgütlü çalıştık, örgütlü yaşadık. Özel yaşam denen statüyü kabul etmedik. Avukatlık pratiğini mesai saatlerinin, duruşma salonlarının, dava dosyasının, adliye binalarının dışına çıkardık. O yüzden bizler için söylenenlerin büyük kısmı "...avukat böyle yapar mı" diye başlar ve biter! Avukat ölüm orucu yapar mı? Avukat büroda kalır mı? Evsiz avukat olur mu? Avukat müvekkil seçer mi? Avukat para almadan davaya girer mi? Avukat eylem yapar mı? Vs. vs. onlarca, yüzlerce soru bizim için sorulur, değerlendirme yapılır. Neden? Çünkü biz tabulari, statüleri yıkıyoruz. Bizden önce yapılıyordu bunlar. Biz bunu örgütlü yaptık, yapıyoruz. 

Devrimci avukatlık kimliğinin önşartı bilgini, deneyimini paylaşmak, bilinç taşımaktır. Gördük ki hukuk ve adalet aynışeyler değil, aynı anlama gelmiyor. Toplumun siniflara ayrıldığı andan itibaren her sinifin adaleti hep olmuş. Ama sadece egemen sınıfın adaleti devlet aygıtı eliyle uygulanmış,yani hukuk olmuş. O zaman biz de mücadelemizin hedefini halkın adaletini hukuk haline getirmektir diye tanımlayabiliriz. 

Evet, bazı davalara dava sahipleri milyonlar teklif etseler de girmiyoruz. Mafyacıların, uyuşturucu satıcılarının, tecavüzcülerin, halk düşmanlarının davalarına asla girmiyoruz, girmeyeceğiz. Buna karşın halkımızın adalet talebi için hayatımızı bile verebiliriz. Neden? Emeğin yüceliğinden, emeğe duyduğumuzsaygı ve sevgiden, emeğin sahibine duyduğumuz saygı ve sevgiden. Avukatlık mesleğibizim için kişisel zenginlik (ev, villa, araba, banka hesabı, statü) aracı değil, zatenbizden önce başlamış olan haklar ve özgürlükler mücadelesinin bir aracıdır. Meslekibilgimizi ve deneyimimizi halklarımızın hizmetine sunduk.

Şimdi bazılarımız tutsak, bazılarımız aranıyor, bazılarımız da işlerinin başında. Her saniyesinden büyük mutluluk duyduğumuz, tek bir saniyesinden pişman olmadığımız 30 yılı bitiriyoruz. Ülkemiz, dünyamız kan revan içinde. Açlık, yoksulluk, hastalıklar, işsizlik, uyuşturucu, yozlaşma bizi yok ediyor. Halklarımızı insanlıktan çıkartıyor. Egemenlerin politikalarının sonucudur bu. Küçük bir azınlık, koca bir ülkeyi, koca bir dünyayı böyle sömürüyor.

Sömürülerini sürdürmek için zulüm uyguluyorlar, devşirdikleri işbirlikçileri kullanıyorlar. Dünya halkları günde 1 dolarla geçinmeye çalışırken onlar öğle yemeklerine 52.000 dolar, otomobillerine 3.000.000 dolar ödüyorlar. Verdikleri bahşiş bile 20.000 Euro! Oysa dünyanın zenginlikleri eşit paylaşılsa hepimize fazlasıyla yeter. Yani ülkemizde ve dünyada temel bir adaletsizlik var.

Üreten, yaratan, emek harcayan emeğinin karşılığını alamazken birkaç kişi o emekle yaratılan değere el koyuyor. Bizi yaratan işte bu adaletsizliktir. Halkın her kesimi sorunlarını çözemiyor. Kadınların üzerinde cinsel ve sınıfsal baskı. Kürt halkı üzerinde sınıfsal ve ulusal baskı sürüyor. Gençlerin dörtte biri işsiz. Sokaklar aç ve evsizlerle dolu. Açlık sınırının 2.300 TL olduğu ülkemizde asgari ücret 2.020 TL! 'İş kazası' denen katliamlarda işçiler onar yüzer ölürken 'fıtrat', 'Allah'ın takdiri' deniyor.

Halkın Hukuk Bürosu'nu, devrimci avukatları yaratan bu azgin, dizginsiz sömürüdür. Ne zaman ki bu adaletsizlik ortadan kalkar o zaman Halkın Hukuk Bürosu da ortadan kalkar. Ama o güne kadar egemenler ne yaparsa yapsın büromuzu, devrimci avukatlığı yok edemeyecek.

2013 yılında tutuklandık, 2004 yılında tutuklandık, 1997 yılında tutuklandık. Bitirebildiniz mi? Şimdi de tutukluyuz. Bitirebildiniz mi? HAYIR.

Bürolarımız açık. Faaliyetlerimiz aksamadan sürüyor. Ne diyelim, bu da size dert olsun!

İddialıyız, kendimize devrimci avukat diyoruz. Pratiğimize de devrimci avukatlık diyoruz. Gereksiz mütevazilik yapmayacağız. Biz sosyalizme inanıyoruz. Her milliyetten ve inançtan halkların sorunlarını ancak Sosyalizmin çözeceğini biliyoruz. Sosyalizmin inancımızı hukuk alanına; avukatlık faaliyetine de taşıdık. Tutsak olsak da yine biz konuşuyoruz. Tutsaklığımızın sözümüzü söylememize engel olmadı. Tutsaklıktan mutluluk duyulur mu? Biz mutluyuz. Çünkü halkın adalet talebinin sesi olmayı başarmışız. Egemenleri sömürücüleri, zalimleri rahatsız etmişiz, tekerleklerine çomak sokmuşuz.

Soma, Ermenek maden katliamlarının üzerini örtmenize izin vermedik. Hapishanede işkenceyle katlettiğiniz Engin Çeber'in katillerini aklamanızı engelledik. Berkin Elvan'ın katilini arıyoruz, hesap versin istiyoruz. 19 Aralık Hayata Dönüş katliamında diri diri yaktığınız insanların cesetlerini külle örtmenize izin vermedik.

Kurmaya çalıştığınız komplolarınızı yıktık. Bu yüzden bizim için komplo bile kuramadınız. İki tane kendini satmış itirafçı, üç tane kim olduğunu bilmediğimiz gizli tanıkla ceza vermeye çalıştınız. Başaramadınız. Ardından açık yüzünüzü gösterdiniz. Bütün yasalarınızı çiğnediniz.

Hakimleri sürdünüz, alelacele apar topar ceza verdiniz. Verdiğiniz karar sizi bağlar. Bizim nezdimizde hiç hükmü yoktur. Biz haklı ve meşru bir mücadelenin sıra neferleriyiz. Nasıl önümüzde binlerce meslektaşımız vardıysa arkamızda on binlerce meslektaşımız var. Devrimci avukatlık gelenek haline geldi. Gelenek sürüyor, büyüyor, güçleniyor. Artan, çoğalan biziz. Bu da size dert olsun.

Av. Behiç AŞÇI

 
Anahtar Kelimeler:HHB, TUTSAK, AVUKATLAR, ÇHD, BEHİÇ, AŞÇI,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Halk Okulu Dergisi 29. Sayısı Çıktı
Polis Tarafından Katledilen Uğur Kurt, ABD'de George Floyd Ve RecepTayyip Erdoğan 
Ölüm Orucundaki Halkın Tutsak Avukatlarının Adil Yargınlanma Talebi İmza Kampanyası Devam Ediyor

Ölüm Orucundaki Halkın Tutsak Avukatlarının Adil Yargınlanma Talebi İmza Kampanyası Devam Ediyor
Trajedimizi Vicdanımız Örüyor...
Avrupa Halk Cephesi: 40. Gününde Koçak’ı Anıyoruz
Hrant Dink Vakfı’ndan Ölüm Tehdidi Açıklaması
Faşizminin Hizmetkarı Polislere Soruyoruz: Katil Olmak Nasıl Bir Duygu? İyi Hissettiriyor Mu?
Diğer Başlıklar

Grup Yorum’la Dayanışmaya Çağrı
Armutlu Halk Cephesi Ölüm Orucu Direnişlerini Anlatmak İçin Kuşlama Yaptı
Halk Okulu Dergisi 29. Sayısı Çıktı
Polis Tarafından Katledilen Uğur Kurt, ABD'de George Floyd Ve RecepTayyip Erdoğan 
Yunanistan Halk Cephesi: Ölüm Orucu Direnişçileri İçin 31 Mayıs’ta 1 Günlük Açlık Grevi Çağrısı
Ölüm Orucundaki Halkın Tutsak Avukatlarının Adil Yargınlanma Talebi İmza Kampanyası Devam Ediyor
Trajedimizi Vicdanımız Örüyor...
İsviçre'de Dev-Gençliler Ölüm Orucu Direnişçileri İçin Pullama Yaptı, Pankart Astı
Avrupa Halk Cephesi: 40. Gününde Koçak’ı Anıyoruz
Hrant Dink Vakfı’ndan Ölüm Tehdidi Açıklaması
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(37 Online) 0,11ms