Bugün - 08 Aralık 2019 Pazar
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Fehim Taştekin: Türkiye'nin IŞİD'in muhataplığını üstlenmesi akıl alır gibi değil

FEHİM TAŞTEKİN SURİYE AKP TSK IŞİD

Gündem Haberi - 11 Ekim 2019 Cuma - 17:25
FEHİM TAŞTEKİN SURİYE AKP TSK IŞİD
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Ortadoğu uzmanı gazeteci Fehim Taştekin, 3 gündür devam eden işgal harekatını değerlendirdi.

Cerablus ve Efrin işgal harekatlarını hatırlatan Taştekin, "Türkiye buralara yerleşip bölgeyi Türkleştirmeye girişti. PTT Şubeleri, polis teşkilatı gibi kurumlarla hiç çıkmayacakmış gibi davranıyor" diye konuştu.

Türkiye'nin IŞİD'lilerin muhataplığını üstlenmesini ise "Bunun rahatça üstlenilmesi akıl alır gibi değil" sözleriyle yorumladı.

Ortadoğu uzmanı gazeteci Fehim Taştekin, TSK'nın politik İslamcı ÖSO çeteleriyle birlikte düzenlediği Kuzey ve Doğu Suriye işgal harekatını değerlendirdi, "Erdoğan'ın kafasında oldukça geniş bir alan var. Operasyon, Türkiye-Suriye sınırının 480 kilometrelik bir hattında gerçekleşecek. Erdoğan bu hattan içeriye 32 kilometre boyunca uzanan bir bölge kurmak istiyor" diye konuştu.

taz.gazete'den Erk Acarer'in sorularını yanıtlayan Fehim Taştekin, Erdoğan'ın planının Kürtleri bölgeden tamamen silmek olduğunu belirtti. Fehim Taştekin, 9 Ekim'de başlayan harekatın Efrin işgalinden farkını da aktardı.

Taştekin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Fırat'ın doğusunda risk her açıdan daha büyük. Afrin, Kürtler açısından izole bir yerdi, etrafı kuşatıldıktan sonra operasyon iki ayda tamamlandı. Operasyonun yapıldığı sırada SDG, ABD ile birlikte Rakka ve Deyr ez Zor'da IŞİD'e karşı savaş veriyordu. SDG, ABD'nin telkinlerini ve Fırat'ın doğusundaki kazanımlarını göz önünde bulundurarak çekilme kararı almıştı. Şimdi ise Kürtlerin Suriye'deki tüm kazanımları risk altında. Bu açıdan daha farklı bir pozisyon alacaklar. SGD'nin Genel Komutanı Mazlum Kobani, 'Savaşı yayarız' diyor. Bu da tabloyu çok daha ağır bir hale getiriyor. IŞİD'e karşı savaşta 11 bin insanını kaybeden Kürtler burada Afrin benzeri bir tavır almazlar."

Türkiye'nin Osmanlı'dan gelen demografiyi değiştirme geleneğini sürdürdüğünü söyleyen Taştekin, Türkiye'nin tutumunu sömürgeci bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

Taştekin "Bunu Afrin'de yaptılar. Bu tamamen sömürgeci bir yaklaşım. Pratikte uluslararası suçtur. Türkiye, Ortadoğu'daki barışı tehdit ediyor. Aynı zamanda kendisini de riske atıyor" dedi.

Erdoğan'ın ABD'nin askerlerinin tümünü çekmesini beklemediği yorumunu yapan Taştekin ABD'nin tutumuna dair ise şunları söyledi:

"Aslında ABD 114 kilometre uzunluğunda, 5, 9 ya da 14 kilometre derinliğindeki bir alanda tampon bölge yaratmak fikrinde. Türkiye'yi bu sınırlı bölgede oyalayıp, teskin etmeyi düşünüyor. Ancak Trump'ın Erdoğan'la tam olarak hangi çerçeveyi konuştuğunu bilemiyoruz.

İlk etapta, 'Operasyona destek de engel de olmayacağız' açıklaması yapıldı. Aslında Erdoğan ile 2018 Aralık ayında gerçekleştirdiği telefon konuşmasında verdiği tepkinin de tekrarıydı bu. Trump'ın tavrı, Kongre'nin genel siyasetinin aksine esneklikler gösteriyor. Erdoğan bu yüzden Trump üzerinden plan kuruyor. ABD lideri, tıpkı Erdoğan gibi aynı zamanda iç siyasete de oynuyor.

Kendisine tepki gösteren Kongre'ye mesaj veriyor. "Türkiye, ABD askerlerinin bölgeden tamamen çekilmesini değil, onların da bulunacağı bir alanda operasyon yürütebilmeyi bekliyordu. Trump, bunu gördüğü ve bildiği için "Ben çekiliyorum, ABD Türk askerine güvence olmayacak, Türkler başının çaresine bakacak" dedi.

Aslında bu caydırıcı bir mesajdı. Erdoğan'ın istediği bu değildi. Bu mesaj, Türkiye'nin sahada başka aktörlerle de yüz yüze gelebileceğini gösteriyor."

'TÜRKİYE HİÇ ÇIKMAYACAKMIŞ GİBİ DAVRANIYOR'

Taştekin'in Erk Acarer'in sorularına verdiği yanıtlar şöyle: Rusya, İran veya Suriye gibi aktörler mi bunlar? Bu ülkelerin operasyon karşısındaki tutumu nedir? ABD'nin Fırat'ın doğusundaki varlığı, Şam ve müttefiklerinin orada etkili olabilme olasılığını ortadan kaldırıyordu. Aslında Türkiye'nin, ABD'nin planlarını bozan bir etken olarak devreye girmesi, Suriye, Rusya ve İran açısından son derece kullanışlıdır.

Ancak onların da kaygıları var. Ne gibi kaygılar? Suriye Demokratik Güçleri, Astana zirvesinde bir "bölünme" projesi olarak ele alınmıştı. Bu yaklaşım, aslında Türkiye'nin bölgede operasyon yapabilmesi için şartlı bir yeşil ışık anlamına geliyordu. Şart, Türkiye'nin orada kalıcı bir pozisyona kavuşmamasıydı.

Bu yüzden bu ülkeler, Türkiye'nin köşeye sıkışmasından ve ABD'den destek alamamasından memnun olsalar da, Türkiye'nin Suriye'ye girdikten sonra çıkmamasına dair kaygıları var. Bu durum Fırat Kalkanı operasyonundan sonra Azez-Cerablus-El Bab üçgeninde ve Zeytin Dalı operasyonundan sonra Afrin'de yaşandı.

Türkiye buralara yerleşip bölgeyi Türkleştirmeye girişti. Yollar, camiler, okullar yapıyorlar. Caddelerin, parkların adlarını değiştiriyorlar. PTT Şubeleri, polis teşkilatı gibi kurumlarla hiç çıkmayacakmış gibi davranıyorlar. Öte yandan Irak Kürdistanın'da da Türkiye'ye ait askeri üslerin sayısı da 24'e ulaştı.

'IŞİD'E KARŞI MUHATAP SADECE TÜRKİYE'

Kaygı uyandıran bir diğer konu da SDG kamplarında tutulan IŞİD'lilere ne olacağı. IŞİD'e karşı kazanılan zafer tehlikede mi? IŞİD'in saha hakimiyeti bitti gibi görünse de ideolojisi sürüyor. Bu ideoloji, El Kaide'nin melez bir versiyonu olarak Deyr ez Zor ve Rakka'da 30 yıldır tutunuyor. Irak işgali sonrası, 2008'den itibaren burası temizlemeye başladı.

Ancak hareket 2011'de yeniden aktif oldu. Şimdi bir kez daha aynı risk var. Öte yandan, El Hol kampında73 bin IŞİD'ci ailesi bulunuyor. Bunların 11 bini yabancı uyruklu, tamamı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Roj kampında 1700 ve Ayn Nisa'da da 1500 IŞİD'ci ailesi var. 12 bin erkek IŞİD savaşçısı da hapishanelerde ya da özel tesislerde tutuluyor. Bunların kamp ve cezaevlerinden kaçma durumu var. Irak'ta bu deneyim iki kez yaşandı. Şimdi muhatap sadece Türkiye.

Bunun rahatça üstlenilmesi akıl alır gibi değil. Elbette IŞİD'cilerin tutulduğu tesislerde operasyondan sonra neler olacağı sorusu da yanıt bekliyor. Operasyona yönelik Avrupa'dan gelen tepkiler hakkında ne söylenebilir? Erdoğan'ın planları arasında bir milyon mülteciye, Suriye'de yaşayabilecekleri bir alan yaratmak var. Geriye kalanları da Rakka ve Deyr ez Zor hattına yerleştirmek istiyor. Bu hem Kürtleri yok etme, hem de mültecilerden kurtulma planı. Bütün bunlar insani bir çaba gibi lanse ediliyor. Avrupa ise buna kanmıyor.

'AKP CHP'Yİ KIMILDAYAMAZ HALE GETİRDİ'

AKP'nin bu savaş hamlesi iç politika açısından nasıl okunmalı? Sürdürülen savaşlar, tüm diktatörlerin ortak tavrıdır. İçeride durum iktidar açısından oldukça kötü. AKP'nin gücü, kurulması olası iki yeni parti ile kırpılacak. MHP Erdoğan'ı esir almış durumda. Bu nedenle savaş AKP için kullanışlı. "Dış tehdit" söylemini büyütecekler.

CHP, operasyon için hazırlanan tezkereye onay verdiği için eleştiriliyor. Sizin fikriniz nedir? AKP, CHP'yi kımıldayamaz hale getirdi. "Askerlerin burnu kanamasın" diyen CHP, askeri harekata onay verdi. HDP-CHP yakınlaşması da bu yolla bertaraf ediliyor. Savaş, iç siyaseti yeniden dizayn etmek için elverişli bir ortam sundu.

'YENİ BİR BARIŞ SÜRECİ İMKANSIZ HALE GELİYOR'

Bu operasyon Türkiye'deki Kürtler açısından ne sonuçlar doğurur? Türkiye, ülkede yaşayan Kürtlere bir şey vermediği gibi, Suriye'dekilerin de kazanımlarını yok etmek istiyor. Halklar arasına ekilen bu düşmanlık daha da büyür. Yeni bir barış süreci imkansız hale geliyor. 

 
Anahtar Kelimeler:FEHİM, TAŞTEKİN, SURİYE, AKP, TSK, IŞİD,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Armutlu'da Grup Yorum Konseri Yasaklarına Karşı Her Yeri Konser Alanında Çevirerek Ses Veriyoruz  
Selanik’te Alexis İçin Yürüyüş Yapıldı
Antalya’da ırkçı saldırıya uğrayan Kürt öğrenciler okulu bıraktı

Antalya’da ırkçı saldırıya uğrayan Kürt öğrenciler okulu bıraktı
Köln’de Mustafa Koçak Ve Grup Yorum İçin Adalet Çadırı
Brüksel’de Eyleme Çağrı
Ankara TAYAD’lı Aileler Mustafa Koçak İçin 35 Gündür Açlık Grevinde
Adalet Bakanı’na Tahir Elçi cinayeti soruları: Fuat Tan adlı polis memurunun ifadesi neden alınmıyor?
Diğer Başlıklar

Armutlu'da 158 Gündür Ölüm Orucunda Olan Mustafa Koçak İçin Bildiri Dağıtımı Yapıldı
Armutlu'da Grup Yorum Konseri Yasaklarına Karşı Her Yeri Konser Alanında Çevirerek Ses Veriyoruz  
Selanik’te Alexis İçin Yürüyüş Yapıldı
Antalya’da ırkçı saldırıya uğrayan Kürt öğrenciler okulu bıraktı
Köln’de Mustafa Koçak Ve Grup Yorum İçin Adalet Çadırı
Meclis araştırmadı: Kadın cinayetleri, Aleviler, DAİŞ ilişikleri, Hizbullah, 15 Temmuz, ekonomik kriz, Roboski Katliamı…
Brüksel’de Eyleme Çağrı
Ankara TAYAD’lı Aileler Mustafa Koçak İçin 35 Gündür Açlık Grevinde
Adalet Bakanı’na Tahir Elçi cinayeti soruları: Fuat Tan adlı polis memurunun ifadesi neden alınmıyor?
Grup Yorum Gönüllüleri Uzun Yürüyüş'ün 7. Gününde Hamburg'da
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(67 Online) 0,09ms