Bugün - 10 Temmuz 2020 Cuma
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Cemil Hayek Yazdı: ŞEHİT TÖRENLERİ Mİ HAZIRLANIYOR?

SURİYE AKP İDLİB CEMİL HAYEK

Özel Makaleler Haberi - 26 Ağustos 2019 Pazartesi - 16:54
SURİYE AKP İDLİB CEMİL HAYEK
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Suriye ordusu ilerlerken, 11 Eylül’deki üçlü zirveye hazırlanan Ruhani ve Putin’in eli kuvvetleniyor. Erdoğan halka asılsız haberler verirken, Pinokyo gibi neden burnu uzamadı derseniz, cevabı gayet basit; bir kulağı Trump, diğer kulağı Putin tarafından çekilen Erdoğan’ın kulakları uzarken, burnuna şans kalmıyor. Oysa her tarafa soktuğu burnu uzasaydı, daha kullanışlı olurdu.

Merak etmiyor musunuz, Suriye ordusu taarruza geçerken, Türkiye'nin bu konudaki haberleri niye bu kadar cılız? Haber kaynağının gücünden mi, haber özgürlüğü ve sansür yokluğundan mı, yoksa yüksek başarıdan mı? Keza internet çok yavaş; Korkunun kaynağı, Suriye ordusunun başarıları mı?

Eylül’ün on birinde zirve var iken, Erdoğan’ın acelesi niye? Önce Putin’e telefon, sonra ani ziyaret; bu panik niye? Eylül’ün on birine kadar dayanmak mümkün görünmüyor mu? Hani Rusya yardımı ile yapıyorlardı; Suriye ordusu tek başına yapamaz, diyorsan ve ancak Rusya yardımı ile yapabiliyorsa, o zaman Rusya’ya neden gidiyorsun? Sebep Rusya ise, Rusya’ya gitmen ile Suriye’ye gitmen arasında ne fark var? Yoksa Suriye’de kabul edilmeme riski mi var?

EKSEN ÇOK MU KAYGAN

Dayandığınız eksen, bir ABD, bir Rusya tarafından dayatılırken, sormazlar mı, ayaklarınız neden sağlam zemine basamıyor diye? Fırat’ın doğusuna giriş projenizi ABD aniden buzdolabına atmış, şimdi Rusya körükle mi gelecek?

SAVAŞLAR ERDOĞAN’LA BAŞLADI, O GİTMEDEN BİTMEZ!

Türkiye cumhuriyeti, kurulduktan sonra, Kıbrıs çıkarması haricinde hiç savaşmadı, içerdeki soykırım ve katliamlarla yetindi. Erdoğan geldikten sonra, cumhuriyetin tüm kazanımlarına savaş açmıştı. Son noktayı da, ‘Yurtta savaş, dünyada savaş!’ şiarına sarılarak koydu, savaşları kalıcı kıldı.

İç savaşın belli başlı cephelerini sıralayalım:

• Hukuka savaş açtı, hukuku emir komuta ile yönetmeğe başladı.

• Kadın haklarına savaş açtı, kadın cinayetleri tarihte görülmemiş seviyeye ulaştı. Kadın, birçok yerde tek başına çıkamaz oldu, adeta eve hapsedildi.

• Laikliğe savaş açtı, kadınları tesettür ile kandırıp, dini siyasete alet ederek, yaratmak istediği yaşam biçimi ile en temel insan haklarından mahrum kıldı.

• Parlamenter sisteme savaş açtı, tek adam rejimini yarattı. Bunun anlamı diktatörlüktür ama söylemeyi yasakladı

• Kürtlere savaş açtı; açılım dedi, ateş açtı • Alevilere savaş açtı, tüm devlet dairelerinden çıkardı, yandaş olmayan, onurlu Kürtlere de aynı şeyi yaptı.

• Emeğe ve emekçilere, işçi haklarına savaş açtı. İşçilerin en ufak bir mücadelesi bile bastırıldı, öte yandan sendika liderleri satın alındı,

• Kendi güdümünde olmayan basına savaş açtı, yandaş, yalaka bir basın ordusu kurdu

• Aydınlara, akademisyenlere ve öğretmene savaş açtı; öğretmen yerine imam atadı.

• Kitaplara, kitap ve kâğıda savaş açtı. Fabrikalar satıldı, yazarlar tutuklandı, terörize edildi

• Sosyal medya ve fikir özgürlüğüne savaş açtı. Basını sıkıştırırken, bu kez karşısına hâkim olamadığı ve pek anlamadığı bir sosyal medya çıktı. Onlara karşı bir hacker ordusu, bir sosyal medya çetesi kurdu.

• Çocuklara savaş açarak, onları kuran kursları ve camilerdeki çocuk istismarcılarına teslim etti

• Okullara savaş açarak, tevhid-tedris yerine, okulları dini kurumlara dönüştürdü. Bilim susturuldu, yeni bir din kuruldu; o dinin kutsalları da, hırsızlar oldu. İçerdeki belli başlı savaşlar, bu şekilde başladı.

İÇ VE DIŞ SAVAŞLAR

Erdoğan hiçbir savaşı kazanmadı, kazandırıldı. İçeride karşısında kimsenin duramaması karşılığında, dışarıda vekâlet savaşları yürütecekti; savaşlar bu şekilde bitmez kılındı. Artık Erdoğan Türkiye’sinin gizli şiarı, ‘Parçalanana kadar savaş!’ oldu. Erdoğan ya bu savaşları sürdürür, ya da yıkılır; iki yıllık bir barış dahi, onun yıkılması demektir. Efendileri ona bu nedenle yukarıda saydığım iç muharebelerde, dışarıda savaşması karşılığında yardım etmişlerdi ve muharebeleri tersine çevirmek, hala mümkündü.

BİR AĞA FİLMİ

Ağa, garibanın birini bulur ve ona paralar saçar. Ona, o aç insana yedirir, içirir, rakı, şarap demez, bir güzel giydirir ve hatta kerhaneye bile götürür. Sonra birisi dürterek seslenir:

- Ağam senin her istediğini yaptı, şimdi de sıra sende; artık ona sen hizmet edecek, falan adamı, işte bu silahla vuracaksın, der.

İhanet edersen, yeddi ceddin ağamdan kurtulamaz!

Ağa Amerika olunca, Recep’i daha iyi anlarsınız. Hayalindeki Osmanlıyı kurmak için, Recep’in yedi sülalesi cumhuriyeti yıkamazdı. Emperyalizm, bu konuda onun her istediğini yaptı, karşılığında da, üçüncü paylaşım savaşının ilk ateşini yakmasını emretti, o da öyle yaptı.

GÖÇMENLER BAHANESİ

Teröristler tek tek yıkılırken, siviller bahane edildi, göç edecek sığınmacılar bahane edilerek, Suriye ordusunun taarruzu engellenmeğe çalışıldı. Çocukların ciğerleri ile iftar açan bu katillere ‘Devrimci gençler’ veya kafası bozuk, sinirli gençler diyordu, stratejik sapık Dawitoğlu. Oradan kaçan siviller, o çocuklar umurlarında değildi. O zamanlar, Emevi camisi önündeki namaz kılmaları yetiyordu. Ama şimdi bu katiller geldikleri ülkeye geri süpürülürken, onlara karşı, güya ahlak konuşuyor. Emeviler döneminde meşhur bir Haccac- zalim vardı. Zulmettikçe, halk ona daha fazla itibar ediyordu. Erdoğan onun metotlarını kullandı. Halkı ezmek ve onları horlamak için, yoksulların karşısına, yoksulların parası ile yaptırdığı saraylarla dikildi.

Ekmekten ferağat ettirdi ama kendi itibarından asla. Emeviler döneminde, bir gün o zalim haccac dörtnala yaklaşırken, çocuklar kaçışıyordu. Bir çocuk vardı ki, o kaçmadı. Çölde tek başına karşısına dikildi.

Haccac öfke ile sordu: Sen niye kaçmadın çocuk?

Çocuk, bir suçum yok ki, kaçayım der.

Haccac: Peki, o çocuklar neden kaçtılar, dersin?

Çocuk: Belki bir halt yemişlerdir ama benim kaçmam içi bir sebep yok.

Haccac, bu yiğit eh-li beyt çocuğuna kıyamaz. Onu şimdilik affederken, çocuk tek gözlü Haccac’a yaklaşır ve sorar:

-Tükürmem lazım, nereye tükürebilirim?

Haccac, bu terbiyeye şaşırır ve: -Ne bileyim, kirli bir yere tükür işte, der.

Çocuk, Haccac’a yaklaşır ve onun kör gözüne tükürür.

Haccac: -Yaktım seni çocuk, sen benim gözüme nasıl tükürürsün, der.

Çocuk: -Sen bana kirli bir yere tükür dedin, ben de senin gözünden daha kirli bir yer bulamadım, der.

Bu ehlibeyt çocuğu şimdi büyüdü ve o Emevi sevdalısını, caminin önünde durarak, durdurdu.

Bu çocuk, Suriye’nin tek ve meşru devlet başkanı, Sayın Doktor Beşşar Esad’tı.

O Emevi sevdalısını, o Haccac bozuntusu Emevi’yi, Emevi camisine bile sokmadı. Arap baharında, diğer Arap ülkelerindeki çöl çocukları gibi de kaçmadı. Ülkesi için canını ortaya koydu ve o zalime tükürdü.

Başkan Dr Esad’ın o zamanki sözlerini hatırlayalım:

• Gönderdiği teröristlerin hepsini Erdoğan’a geri yollayacağım!

• Ben kalırsam, sen gidersin! Esad daha tam kazanmadı, Erdoğan da daha yıkılmadı. Ufukları yoklamakta fayda var.

Dışarda koşullar müsait, içeride de çöküşe hazırlayan koşulları yaratalım. Protesto mitinglerine tekrar başlayalım!

Kılıçdaroğlu’nun "Bu tür olaylar yaşanınca sokağa çıkmak, protesto etmek gibi durumları doğru bulmuyoruz" söylemine, ‘Seninle değil, sana rağmen diktatörlüğü yıkıyoruz!’, diyelim ki, yandaşları da, karşıtları da, daha bariz görünsün. Korkmayın, diktatör kan kaybediyor; bu fırsat kaçırılmaz!

Cemil Hayek 25. 08. 2019

 
Anahtar Kelimeler:SURİYE, AKP, İDLİB, CEMİL, HAYEK,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Özel Makaleler Haberleri
‘Savaş’tan ‘işgal’e; mızrak çuvala sığmıyor
Cemil Hayek Yazdı: SEVİYESİZLİK VE TEMSİL
Ömer Ödemiş Yazdı: AKP’nin Suriye politikası çöktü: Cihatçılar Türkiye sınırına dayandı

Ömer Ödemiş Yazdı: AKP’nin Suriye politikası çöktü: Cihatçılar Türkiye sınırına dayandı
Mihrac Ural Yazdı: HAN ŞEYHUN VE SONRASI
Cemil Hayek Yazdı: ŞEHİT TÖRENLERİ Mİ HAZIRLANIYOR?
Mardin'de kayyumun ilk ziyaretçileri; yolsuzluk, hırsızlık ve usulsüzlükle anılanlar
Cemil Hayek yazdı: ÇILGINLIĞIN AREFESİNDE...
Diğer Başlıklar

Yunanistan Halk Cephesi Yunan Hükümetinin Baskı Yasalarına Karşı Yürüyüşe Katıldı
9 Ağustos Grup Yorum Konseri Faşizme Karşı Tek Yürek Çağrısıdır!
Armutlu Mahallesi'nde Grup Yorum Konseri Ve Direnişlerle İlgili Yazılama Yapıldı
Köln’de Yapılacak Miting ve Yürüyüşe Çağrı
Ölüm Orucundaki Tutsak Avukatlar Ebru Ve Aytaç  İçin Yargıtay'a Çağrı: Kararını Ver
EDİBE ANNE İÇİN ADALET DİRENİŞİMİZİN 130.GÜNÜ  
Ölüm Orucundaki Tutsak Avukat Aytaç Ünsal: Sizi Savunduğum İçin Çok Mutluyum
Ölüm Orucundaki Ebru Ve Aytaç Direnişlerine Devam Ediyorlar: Halkın Avukatları Tahliye Edilsin!
Selanik Halk Cephesi Direnişçilerin Sesi Soluğu Olmaya Devam Ediyor
TAYAD'lı Aileler Çağlayan Adliyesi Önünde Adalet Nöbetine Devam Ediyor
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(100 Online) 0,14ms