Bugün - 29 Ocak 2020 Çarşamba
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Cemil Hayek Yazdı: FIRAT’IN DOĞUSUNDA BOĞULMAK

ERDOĞAN HULUSİ AKAR FIRAT DOĞUSU

Özel Makaleler Haberi - 12 Ağustos 2019 Pazartesi - 14:12
ERDOĞAN HULUSİ AKAR FIRAT DOĞUSU
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Robert Fisk, Pity The Nation adlı kitabında, evi istila edilen bir Filistinliyi, evini istila eden İsrailliye, bu Filistinliyi tanıyıp tanımadığını sorar. İsrailli, tanıyorum ve çok iyi bir insandı, der; bize ev verdi ve bize baktı. Fisk, peki, siz ne yaptınız diye sorunca, biz de evini kurşun doldurduk diye kahkahalarla cevap vermişti. Sonunda onu kovduk ve evini aldık.

Peki, Suriye ne yapmıştı? Bir zamanlar kuzeye sığınması kabul edilen ve şimdi vatandaşlık verilen Suriye Kürtlerine, barışta olduğu gibi, savaşta da, taktik gereği geri çekilirken, silah deposunu açıp, ‘Ben yoksam kendinizi savunun!’, dedi. Her zorluğa ve savaş koşullarına rağmen, devlet olmanın bilinci ile şimdiye kadar her memura aylığını ödedi, ödemeye devam ediyor.

Sonra ne oldu, ABD daha fazla silah ve para vererek, ‘Şimdi size fırsat veriyorum, ayaklanın!’ dedi. Almanya’da kabul edilen Türkler ’in Almanya’da devlet kurmaya kalkışması ne kadar hukuki ise, Fırat’ın doğusunda dörtte bir oranında dahi demografik varlık göstermeyen Kürt maceracı ve işbirlikçilerinin ayaklanması, o kadar hukukidir.

HEM MEZOPOTAMYALI HEM DE YERLİ

Her ne kadar Kürtler Mezopotamya’dan çıktıysalar da, oradan çıkan kavimlerden sadece birisi idi ve Kürt dilinin varlığı, tarihçi Albert Habip Hurani’ye göre (A History of Arab People), Pers imparatorluğunun parçalanması sonucu çıkmıştı. Bu durumda, her halk kadar, Kürtlerin de orada özgür yaşama hakkını vardır ama başkalarını mağdur etmeden ki, bu huzurlu yaşam, ancak halkların dayanışması ile şekillenen bir barışla mümkündür.

ZALİM YERİNE DOSTU SUÇLAMAK FIRSATÇILIKTIR

Bu aralar, şimdiye kadar Kürtlerin kitlesel olarak yaşayıp ayaklanma gereği duymadıkları tek ülke olan Suriye’de, Amerika ve İsrail’in kışkırtması ile Başkan Dr. Esad, neredeyse dünyanın en kötü lideri şeklinde teşhir ediliyor. Amaç, ayaklanmaya zemin hazırlamak için biraz kan dökülmesi sonrasında yaratılacak zulmü Suriye devletine yükleyerek, bu ‘mazlumlara’ yardım ediyor görünümü yaratmak; yaratılacak kin sonrası, şimdi kendinizi ispatlayın deyip, İsrail’e bağımlı ve müttefik bir ‘Kukla Kürdistan’ yaratmaktır.

Suriye’den, Lübnan ve Hatay’dan sonra, şimdi de Golan koparıldı. Daha önce, buna ek olarak, Halep kenti de koparılmak istenmişti; şimdi ise bir Suriye Kürdistan’ı. Herkes fırsat arıyor da, Suriye bunların hiçbirinden vazgeçmedi, hiç birini kabul etmeyecek. Her birinin defterini, dürtmek üzere diri tuttu, nesillerine aktardı. Elbet her akşamın bir sabahı olacaktı.

Otuz milyona vatan olacak bir Kürdistan kurmak bir haktır, ancak emperyalizmin himayesinde kurulacak bir devlet, hakları değil, olsa olsa gaspları amaç edinir ki, karşı olduğumuz da budur.

SURİYE KİMSEYE DÜŞMAN OLMADI, KÜRTLERE ASLA!

İrlanda Asıllı yazar Robert Fisk, Lübnan’da Maruni bir kadınla evli ve bu nedenle Esad ailesinden nefret ederdi. Buna rağmen, o zamanlar şöyle bir cümle kurmuştu: Dünyada hiç kimse, yurdundan kovulan insanları Hafız Esad kadar anlamazdı. Ve eklemişti, hiç kimse, Hafız Esad kadar ihanete uğramamıştı. Başta başkan Öcalan olmak üzere oraya sığınan Kürtler ile Suriye’nin tek ve meşru cumhurbaşkanı Sayın Dr Beşşar Esad’ı en kötü cani olarak tanıtmak isteyen yeni yetmeler karşı karşıya geldikleri zaman, kim kime ders verecek, yeni yetmeler mi, yoksa yıllarca rahmetli Esad’ın şefkat ve himayesini hatırlayanlar mı?

SEFER ATINA BİNDİ DE, AT MI TEPTİ GENE?

Bizimki, önce bayram, sonra da Fırat’ın doğusu, demişti. Sonra Amerikan heyeti bayramını erken kutlamıştı da, seferi unutup, bayrama dalmış, Amerika ile anlaştık demiş; demişte, Amerika’nın bundan haberi yokmuş. Fırat’ın doğusu olmazsa, Kırım’ı fetheder, oraya da Tatar’ları getirir. Türkiye’deki etnik sorunları çözdüler de, etnik olarak tanıdıkları tek etnisitenin soydaşlarını hatırladılar. Böylece ayakları altına aldıkları milliyetçiliği tekrar bayrak yaparlar. Acaba, her bir ‘höt!’ dediği zaman eksen kayması kadar kriz geçiren bir Türkiye’de Erdoğan, Amerika ve Rusya’yı kullandığını iddia edecek kadar halkını aptal yerine mi koyacak?

KENDİNİ AVUTMAK, HALKINI UYUTMAK

Putin, hiçbir zaman RTE’ye güvenmedi, sadece sırtını sıvazladı. Her yardımdan sonra, ellerini biraz daha bağladı. Ona hava savunma sistemi verirken, bu kez ambargo tehlikesi nedeni ile hava kuvvetlerini de kendine bağladı; ayrıca daha yeni silah denemeleri için para da temin etmiş oldu. Bu sayede RTE, Rusya’yı ABD’ye karşı kullandığını sandı veya halkı inandırdı. Her ne kadar Putin’in Türkiye’yi NATO’dan koparma isteği varsa da, bu kadar kısa sürede Türkiye’yi ABD emperyalizminden kurtaracağına inanacak son adam, Putin olmalıdır. Tarih, RTE’nin bu savaşın oluşmasında baş kukla rolünü oynadığını mutlaka yazacaktır ancak tarihin, bu savaşı uzatma işini, kardeş Kürt yöneticilerinin yaptığı suçlamasını yazmamasını yürekten diliyorum.

KÜRT MÜCADELESİ DEVAM ETMELİ

Kürt halkının haklarını aramasını hiçbir zaman haksız bulmadım; bu hak her ulus için saklıdır. Ancak himayeye dayalı bir dayatma, bir hak değil, hak ve hukukun ötesindedir. Hiçbir zaman Kürt karşıtı olmadım, olmayacağım da; isteyen, istediği gibi yorumlasın. Suriye kurulduktan sonra da, demokratik olarak Kürt örgütlenmesi ve haklarını müdafaası gayet meşrudur. Suriye’de Kürt katliamı olmadığı gibi, olursa ilk karşı olanlardan olurdum. Ancak haklar, bir emperyalist ülkeyi arka alarak ve kalıcı olarak kazanılmaz. Vaat edilirse, kendilerine benzetmek içindir ki, onu da bu kardeş halka yakıştırmam. Suriye bu savaşı kazanacaktır ve Kürt halkının bu savaş esnasındaki tutumu, Kürt nüfusunun yoğun olduğu topraklarda, halkların dayanışması konusunda belirleyici olacaktır. Fırsatçılıkla oluşacak bir fiili durumun ne Suriye’ye, ne de Kürt halkına bir yararı olacaktır. Dayanışma ile fırsatlar değil, zaferler kazanılır. Bu kadar birikime sahip olan her iki halkın vakar karar ve duruşlarına güvenmek gerekir.

EMPERYALİZME KARŞI DİK DURUŞ

Üçüncü paylaşım savaşı, böl ve parçala siyaseti yerine, halkların dayanışmasını sağlayacak kahramanları yaratacaktır. Emperyalizmle mücadele kadar, halkların savaş yerine barışı ve dayanışmasını savunalım! Karşılıklı suçlamalarla, fesada yol açıp, emperyalizme fırsat verilmesin! Ağzımızla değil, yüreğimizle halkların dayanışmasını savunalım!

Nasıl mı? Bir gün Türk doğduğumuzu hayal edelim ve ne istediğimizi düşünelim, olası kaygılarımız düşünelim; Sonra bir Kürt, sonra bir Suriyeli, sonra bir Ezidi, sonra bir Ermeni ve sırası ile tüm halklardan… İşte o zaman halkların istemlerini anlar, bir etnisiteden bakarak değil de, kadim halkların bakışı ile barışı kuralım.

Yetti artık bu lanet savaşlar ve zulüm. Barış, savaşları aratmayan bir zulüm olmasın, huzurun ve mutluluğun barışı olsun! Doğa insanoğluna daha fazla adaletsizlik için müsaade etmiyor.

Ya savaşlar biter, ya da insanlık!

Cemil Hayek 11. 08. 2019

 
Anahtar Kelimeler:ERDOĞAN, HULUSİ, AKAR, FIRAT, DOĞUSU,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Özel Makaleler Haberleri
‘Savaş’tan ‘işgal’e; mızrak çuvala sığmıyor
Cemil Hayek Yazdı: SEVİYESİZLİK VE TEMSİL
Ömer Ödemiş Yazdı: AKP’nin Suriye politikası çöktü: Cihatçılar Türkiye sınırına dayandı

Ömer Ödemiş Yazdı: AKP’nin Suriye politikası çöktü: Cihatçılar Türkiye sınırına dayandı
Mihrac Ural Yazdı: HAN ŞEYHUN VE SONRASI
Cemil Hayek Yazdı: ŞEHİT TÖRENLERİ Mİ HAZIRLANIYOR?
Mardin'de kayyumun ilk ziyaretçileri; yolsuzluk, hırsızlık ve usulsüzlükle anılanlar
Cemil Hayek yazdı: ÇILGINLIĞIN AREFESİNDE...
Diğer Başlıklar

Sevgi Erdoğan Vefa Evi’ne Baskın
Kırıklar 1 Nolu F Tipi Hapishanesi Özgür Tutsakları Mustafa Koçak ve Grup Yorum İçin 1 Aylık Açlık Grevine Başlıyor
Armutlu ’da Halk Okulu Dergisinin Dağıtımı Yapıldı
Gülistan Doku’yu arama çalışmaları devam ediyor
Dışişleri Bakanlığı’ndan Cumartesi Anneleri açıklaması: “Turistleri rahatsız ediyorlar”
Yüksel Direnişi 1176. Gün Öğlen Açıklaması: 20 Yıldır Toplanan Deprem Vergileri Nerede?
Grup Yorum Üyeleri Ölüm Orucu Direnişine Devam Ediyor
Gözaltında coplu tacize takipsizlik: Tanıklar dinlenmedi, kameralar incelenmedi
İsviçre Halk Cephesi'nden Ticono Alevi Derneğinde Grup Yorum Ve Mustafa Koçak İçin Dayanışma Semineri
Armutlu'da Direnişlere Dair Kapı Çalışmaları Yapıldı
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(194 Online) 0,09ms