Bugün - 06 Aralık 2019 Cuma
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Durun! Siz kardeş değilsiniz!

ALİ ERGİN DEMİRHAN

Gündem Haberi - 08 Ağustos 2019 Perşembe - 07:26
ALİ ERGİN DEMİRHAN
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

“Suriyeliler geri gönderilsin” söylemi Suriyelileri göndermekten çok Türkiyelileri gerici şoven bir çizgide hizalamaya, kapıdan kovmakta olduğumuz faşizmi bacadan buyur etmeye yönelik bir siyasetin hizmetinde.

Halkların kardeşliği zor iş, kabul. Lafla olmuyor. İster farklı ülkelerde ister aynı ülke topraklarında yaşasın, birbirine yabancı insan topluluklarının kader ortaklıklarını keşfetmesi, yani kardeşleşmeleri, ancak onları yan yana gelmeye zorlayacak bir ortak düşman karşısında mücadelede buluşmaları ile oluyor.

Mesela ezilen halklar, emperyalizme ve işbirlikçi iktidarlara karşı mücadelede; dünyanın bütün işçileri, kapitalist sömürü düzenine karşı mücadelede buluşup kardeşleşiyor. Ayrılıkları ise sömürgeciliğin ve sömürünün güvencesi oluyor.

Bugün dünya işçi sınıfının bölünmüşlüğünün somut görünümü ise göçmen düşmanlığı. Sloganı da: “Geldikleri yere dönsünler.” Oysa dünyanın bütün işçileri içerde dışarda daima birer göçmendir ve şu ya da bu şekilde terk etmek zorunda bırakıldıkları topraklara olduğu gibi geri döndükleri görülmemiştir. Çünkü göçün sebebi her ne olursa olsun gidilen yerde yeni bir hayat kurulmuştur, gidilen yer memleket olmuştur ve gidilen memleketin sermayesi bu taze, ucuz ve güvencesiz emeğe bağımlı hale gelmiştir. Yine de çok göç alan ülkelerin iktidarları sürekli bağırır: “Geldikleri yere göndereceğiz!” İddia ettikleri gibi hepsini geri göndereceklerinden ya da gönderebileceklerinden değil; bu sözle, kendini “yerli” addeden eski göçmenlerin öfkesini yeni göçmenlere yöneltip, sömürü ve baskı çarkını kolayca döndürebildiklerinden.

Suriyeli sana söylüyorum, Türkiyeli sen anla

Mesela kuruluşu itibariyle bir göçmenler ülkesi olan ABD, 1980’lerden bu yana Latin Amerika’dan kitlesel göç alıyor. Donald Trump iktidara gelişinden bu yana kağıtsız göçmenleri sınır dışı etme, gelenleri de sınırda durdurma iddiasında. Ama bu pek de orijinal bir politika değil. ABD’deki göçmen işçiler, sınır dışı etme tehditleri karşısında, 2006 yılının bahar aylarında yüz kentte toplamda 5 milyonu bulan katılımla gösteriler düzenlemişti. Göçmenlere yönelik baskı ve zorla sınır dışı etme uygulamaları o zamandan bu zamana kesilmedi. Ama ne göçün yönü ne de göçmen emeğinin ekonomideki yeri değişti. Fakat göçmenlerin geri gönderilebileceği yanılsaması ve gönderilmesi gerektiği fikri Trump’ı ABD’nin başına getirip dünyanın başına bela etti.

Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar için de benzer bir durum söz konusu. Sayıları 3 milyonun üstünde olan Suriyeli sığınmacılar, kâh kandırılarak kâh mecbur bırakılarak 8 yılda bu topraklara yığıldı. Sadece onlar değil Suriye’nin fabrikaları, tarihi eserleri, petrolü, hatta kökünden sökülmüş fıstık ağaçları, hatta terk edilmiş evlerin pencere ve kapı demirleri, hatta kamyonlara doldurulmuş halde su sayaçları, Suriyeli zenginlerin serveti de Türkiye’ye geldi. Sayısız karma evlilik yaşandı. Hatta binlerce Suriyeli kadın ve çocuk Türkiyeli erkeklere satıldı. Kimisi kuma, kimisi müzikhollerde konsomatris yapıldı. Türkiye’de doğan Suriyeli çocukların sayısı 450 bine yaklaştı. Çobanlık gibi, kazma kürek işleri gibi “yerli” işçilere yaptırılamayan pek çok iş ağırlıkla Suriyelilere yaptırılıyor. Türkiye’nin serveti de işçi sınıfı da kadın sorunu da zenginliği ve yoksulluğu da yani her şeyi artık biraz Suriyeli. Suriye’de herkesi memnun edecek bir barış sağlansa, bütün Suriyeliler memleketlerine dönmek istese bile geri dönüşün sınırları var. Gerçi “Suriyeliler geri gönderilsin” söylemi de Suriyelileri göndermekten çok Türkiyelileri gerici şoven bir çizgide hizalamaya, kapıdan kovmakta olduğumuz faşizmi bacadan buyur etmeye yönelik bir siyasetin hizmetinde.

Biraz gerçekçi olalım

Kabul, Türkiye’de sınıf mücadelesi ve kadın mücadelesi gibi başlıklarda Suriyeliler artık yok sayılamaz bir unsur olsa da ortak mücadeleler örgütlemek oldukça güç. Suriyeli sığınmacılarla emek mücadelesinde, kadın özgürlüğü mücadelesinde kardeşleşme çağrısı en azından şu aşamada hayalci geliyor olabilir. Ama faşizmin saldırılarından çok çekmiş bizim mahallelerin, Suriyeli düşmanlığında faşizmle söylem ve eylem birliğine girmesi, yani kendi celladıyla kol kola girmesi de pek akılcı olmasa gerek. Mesele Suriyeliler olunca yalnızca “halkların kardeşliği”, “sınıf kardeşliği” kavramlarını değil gerici faşist parti ve odaklarla mesafelerini de askıya alan, hatta kol kola girebilen eş dostumuzun karşısına çıkıp “Durun! Siz kardeş değilsiniz!” demeliyiz.

24 Ağustos 2014’te İstanbul İkitelli’de Suriyelilerin yaşadığı evlerden başlayıp giderek mahallenin geri kalanını da hedef alan büyük bir provokasyon tertiplendi. Silahlı kişilerin yönlendirdiği saldırılarda CHP’li, Alevi gençler de ilk başta faşist grubun içinde hareket etti. Mahallenin devrimcileri bu olayda Suriyelilere saldıranların önünde barikat kurdu ve o ana kadar faşistlerle birlikte hareket eden “solcuları” saldırgan gruptan ayırdı.

Maalesef Suriyeliler meselesi üzerinden kendisini anti-faşist addedenlerin dahi faşistlerle aynı safa düştüğü çok vaka var ama yeterince barikat yok. Daha çok barikat kurulmalı. Aksi takdirde bu saldırıların altında hep birlikte kalabiliriz.

Ali Ergin Demirhan/ Sendika.Org

 
Anahtar Kelimeler:ALİ, ERGİN, DEMİRHAN,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Gündem Haberleri
Paris Direnişçileri Olarak Fransız Emekçileriyleydik
Şenyaşarların ölümüne ilişkin iddianame 18 ay sonra hazırlandı: Olay değil aile soruşturuldu
Mustafa Koçak Ölüm Orucu Direnişinin 156. Gününde

Mustafa Koçak Ölüm Orucu Direnişinin 156. Gününde
ELİF ABALAY YAZDI: DEVRİMCİ MÜCADELE...
SÜRYANİ HALK MECLİSLERİ'NDEN MÜNİH'TE SİYASİ MAHKUMLARLA DAYANIŞMA!  
ARMUTLU HALK CEPHESİ AÇIKLAMA: İŞKENCECİ GAZİ POLİSİ HESAP VERECEK!
Tutsak Avukat Engin Gökoğlu Yazdı: Grup Yorum’u Savunmak
Diğer Başlıklar

Dev-Gençliler Üniversitelerde Mustafa Koçak’ın Direnişini Kitle Çalışmalarıyla Anlatıyor
‘Paramiliter gruplar cepheye sürüldükçe insanlık dramı sona ermez’
Cerablus’ta TSK destekli cihatçıların konvoyuna bombalı saldırı
Paris Direnişçileri Olarak Fransız Emekçileriyleydik
Şenyaşarların ölümüne ilişkin iddianame 18 ay sonra hazırlandı: Olay değil aile soruşturuldu
Almanya Grup Yorum Gönüllüleri Uzun Yürüyüşün 6. Günü: Berlin
Mustafa Koçak Ölüm Orucu Direnişinin 156. Gününde
ELİF ABALAY YAZDI: DEVRİMCİ MÜCADELE...
SÜRYANİ HALK MECLİSLERİ'NDEN MÜNİH'TE SİYASİ MAHKUMLARLA DAYANIŞMA!  
Fransa'da 5 Aralık Günü Genel Grev!
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(45 Online) 0,09ms