Bugün - 09 Ağustos 2020 Pazar
İstanbul 27°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Siyaset Gündem Ekonomi Duyurular Sağlık Yaşam Özel Makaleler Kültür Spor Özel Haber Siyaset Diğer »
Haber Detayları

Cemil Hayek Yazdı: DEMOKRASİYİ KİRLETMEK

merkel erdoğan suriye esad trump

Özel Makaleler Haberi - 23 Haziran 2019 Pazar - 14:34
merkel erdoğan suriye esad trump
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Dünyada her şeyi kirletebilirsiniz; insanlar kirlenir, hava kirlenir, hukuk kirlenir, inanç kirlenir; kirlenir de kirlenir. Peki ya demokrasi, o da kirlenir mi? Evet, kirlenir!

Kirletmek her zaman temizlemekten daha kolaydır.

Bazı şeyler ise zor temizlenir.

Demokrasi de, bilinçte, ahlakta temizlenir ve bunun için eğitim en güzel temizleme malzemesidir. Ama kirletenler, her şey gibi, eğitimin de içine ettiler. Demokrasi yurtta da kirlendi, cihanda da. Kirlenen demokrasi, şimdi yerel seçim duşu alıyor; iyi temizlemek gerekecek.

CİHANDA DEMOKRASİYİ KİRLETMEK

Emperyalizm, daha zengin ekonomilerle, daha istikrarlı bir düzen sürdürür. Ekonomileri daha güçlü bir devlet yapısına müsaade ettiği için, bunu demokrasi diye yutturmak isterler. İşbirlikçi iktidarlar onları rahatsız etmez ve bu nedenle demokrasileri sorgulanmaz. Buna ek olarak, demokrasinin varlığı dolayısı ile başka ulus ve halklara zulme göz yumulursa, demokrasi kirlenir. Bir ülkede demokrasi, hak ihlalleri karşısında ‘Ama orada demokrasi var!’ şeklinde, bir araç olarak kullanılırsa, kirletilebilir.

Örneklerle açmak gerekirse, bir İsrail’de her zaman kadın haklarını bir Filistin’den daha geniş görebilirsiniz Bağımsızlık savaşında ve savaşlarda ülkeler demokrasi açılımlarını gerektiği noktaya getirmekten uzak kalırlar. Vatandaşına ekmek getiremeyenin, demokrasi ve bilinç getirmesi imkânsızdır. Bunu bir savaş propagandası aracı olarak kullanırsanız, demokrasi kirletilmiş hali ile hak ihlallerine ve zulme hizmet eder ki, demokrasinin var oluş nedenine ters düşer. Bu siyaset, sürekli varlıklı devletlere hizmet ettiği için, günümüzde emperyalizmin bir propaganda aracı olarak kullanılmakta ve savaşları kaçınılmaz kılmaktadır.

Baskı altında olan toplumlar, ne demokrasilerini, ne yaşam tarzlarını ne de reform ve bilinçlenme hareketlerini çağdaş bir şekilde sürdürebilirler. Güvenlik nedeni ile demokrasiden ziyade, ekonomiyi de batıran silahlara önem vermek zorunda kalırlar. Refah içinde yaşayanların bunu anlamaları zordur, anlama istekleri de yoktur. Son olarak Amerika’nın İran ve Suudi Arabistan konusundaki tutumunda da bunu görmek mümkündür. Her zaman katil olan bir kraliyet ailesinden gelen prens Salman, ekonomik açılım zorunluluğu dolayısı ile dünyaya demokrat ilan edildi, son cinayeti ile de yıldızı biraz soldu ama neyse ki, adaleti Amerika’dan para ile satın alarak, kendini aklanmış gibi tanıtabildi.

Donald Trump’ın değimi ile ‘ödedi’, yani yeterince silah aldı. İran ise, asla demokratik bir ülke olmadı. Kadının nerede ise çalışmasının yasak olduğu Suudi Arabistan'a nazaran her işi yapabilmesine rağmen, önce ‘İslam yönetimi’ şeklinde batıya servis edilerek, Arabistan’la aynı kefeye konup, İslamofobi bombardımanına tutuldu, sonra da, her zaman takındığı ve taviz vermediği antiemperyalist siyasetin sonucu olarak, Amerikan ve İsrail zıtlığı nedeni ile batı kamuoyuna Arabistan’dan daha radikal olarak kabul ettirildi. Arabistan’da, olmayan seçimler sorgulanmadığı gibi, İran’daki seçimler de, göz ardı edildi. Batıda radikalizm dendiği zaman körfezin despotları yerine, İran ön plana çıkarılır. Bu nedenle İran’a yapılacak askeri müdahaleler, pek yankı yapmaz. Dün Trump’ın bilinmeyen ahlakı, kan dökülmesini önlemiş; yerseniz! Keneler doyana kadar kan emer, sonra da dururlarmış. Ancak bu durma, asla kan emmekten vaz geçecekleri anlamına gelmez. Suriye’de döktükleri kana şimdilik doymuş olmalılar ki, saldırılarını durdurmuşlar. Ancak kandan vaz geçemeyecekleri için, askeri seçeneklerin hala masada olduğu teyit edildi.

İRLANDA’DA İNGİLİZLERİN DEMOKRASİ OYUNU

İrlanda 1921’de, tam resmi olarakta resmen de 1937’de bağımsızlığını kazandığında, orayı tamamen bırakmak istemeyen İngiltere, kirli bir demokrasi oyunu ile İrlanda’nın kuzeyindeki altı ile kendi yandaşlarını koyarak, bir şekilde çoğunluğu elde etti. Öyle ya, İngiltere’de demokrasi vardı ve demokrasilerde halk iradesi geçerli olduğundan, İrlanda’nın kuzeyini demokrasiyi kirleterek elinde tutmuş oldu. Günümüzde aynı oyun, bağımsızlık savaşı veren Suriye’de, yaşamsal önem taşıyan Fırat’ın doğusundaki topraklarında oynanmaktadır. Dönelim İrlanda’ya: İrlanda bir karar vermek zorunda idi. Bağımsızlık savaşı verilirken, tercih yapılma zorunluluğu yaratıldı. Ya altı ili teslim etmek karşılığında İrlanda devleti kurulacak veya tüm İrlanda, tekrar işgal edilme tehdidi ile karşı karşıya kalacaktı. İrlanda’nın bağımsızlık savaşçıları bölündü ve birbirlerini katletti. Ekmeklerini bölüşenler, bağımsızlıklarını bölüşemedi. Şimdi aynı oyun, Fırat’ın doğusunda, emperyalizme karşı savaşan Suriye’nin yiğit evlatlarına karşı oynanmaktadır. İrlanda’da savaş bitmek üzere iken, İrlanda hep kanlı kaldı ve işgal sürdü Suriye’de de savaş bitmek üzere idi.

Amerika birden bir Kürtleri keşfetti. Öcalan’ı Türkiye’ye teslim ettiği günler çok geri kaldı ve Esad’ın ‘Kürt hamisi’ adı, artık ‘diktatör’ diye değiştirilmek istendi. Amerika Kürtlere yakıştırılan ‘terörist’ adını değiştirdikten sonra, bu kez en çok Kürt katliamlarının yapıldığı ülke olan T ile anlaşılacak, katliamlar karşısında Kürtlere kucak açan Esad, katil sayılacaktı. Belki de, demografik oyunlarla, demokrasicilik bile oynanmak istenecek, aynı İrlanda’daki gibi.

TÜRKİYE SEÇİMLERİNDE KÜRT DAMGASI

Her seçimde olduğu gibi, bu seçimde de Kürtler üzerinden tasarruf yapıldı ama Kürtler uygarca ve vatansever tavır takınacaklarını tüm dünyaya ilan ederken, tarihe de onurlu bir not düştüler. Türkiye’de diktatörlüğe vurulacak her darbe, aynı şekilde, diktatörlüğün uzantısı olduğu emperyalizme de vurulmuş olacaktır Oysa Amerika ve İsrail’in planları başka; onlar, Fırat’ın doğusunda, en çok Kürt kanının döküldüğü Türkiye ile anlaşmayı ama Suriye devleti ile çatışmayı öneriyorlar.

Hatay ve Lübnan gibi toprak kaybettirilen Suriye’ye, bu kez Fırat’ın doğusunda yapılan dayatma ile nifak ve bölünme yaratılmak istenmektedir. Onurlu bir mücadele geleneği olan Kürtlerin bu oyuna düşmeleri, kendi onurlu tarihleri ile çelişir. Savaş psikolojisi ya ‘herkesle dayanış’ veya ‘her fırsatı değerlendir ve sadece kendini koru’ siyasetini empoze eder. Zalimler her fırsatı kendi çıkarları için değerlendirdikleri için, zulmün esiri olmuşlarıdır. Oysa zulmün kurbanı olanların ahlaki anlayışları farklıdır. Şimdiye kadar Kürt kanı dökmeyen bir devlete karşı, en çok Kürt kanı ile beslenen bir yönetimle anlaşmak, onurlu bir tarihin devamı olamaz. Suriye’de savaş bitmek üzere idi ve bu son dayatma ile uzadı.

Ermenilere de, Süryanilere de, ezilen her ulusa da kucak açan bir Suriye’nin bu ihanete uğramaması gerektiğini, Suriye’ye sığınan ve Barzani’nin nisyanından muzdarip olmayan serhildanlar anımsayacaklardır. En zor günlerinde kendilerine kucak açılan ne Ermeniler, ne Süryaniler ihanet etmediler ve Suriye’yi bölmediler. Kürtlerin de diğer uluslar kadar yaşam hakları vardır ve bu yadsınamaz. Bu hak, ne pahasına olursa olsun diye dayatılırsa, onların ezen ulus ve devletlerden farkları kalmaz ki, Kürtler onlara karşı yaşam savaşı vermektedirler. Türkiye’deki onurlu ittifak, pekâlâ Suriye’de de kurulabilir ve egemenler kovulabilir.

Suriye’de de tarihe aynı onurlu notu düşmek gerekir.

Unutulmamalıdır ki; • Trump yüz kızartıcı suçlardan kaçmak ve tekrar seçilmek için, savaş dedi

• Netenyahu yüz kızartıcı şaibelerden kurtulmak içini savaş dedi

• Erdoğan, en büyük şaibelerden kurtulmak için savaş dedi.

Başkan Esad’ın yaşamı boyunca böyle şaibeleri olmadı Onurlu mücadele veren Kürtlerin tarihlerinde de bu şaibelerin yeri yoktur ve olmamalı. Bu seçimlerden sonra, masa altında yürütülen pazarlıklar da aleni bir hal alacak. Kürt halkının Suriye’de takınacakları tavır, tarihe silinmez harflerle yazılacak; Türkiye’deki bugün yapılan yerel seçimlerde olduğu gibi.

Cemil Hayek

23. 06. 2019

 
Anahtar Kelimeler:merkel, erdoğan, suriye, esad, trump,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Özel Makaleler Haberleri
‘Savaş’tan ‘işgal’e; mızrak çuvala sığmıyor
Cemil Hayek Yazdı: SEVİYESİZLİK VE TEMSİL
Ömer Ödemiş Yazdı: AKP’nin Suriye politikası çöktü: Cihatçılar Türkiye sınırına dayandı

Ömer Ödemiş Yazdı: AKP’nin Suriye politikası çöktü: Cihatçılar Türkiye sınırına dayandı
Mihrac Ural Yazdı: HAN ŞEYHUN VE SONRASI
Cemil Hayek Yazdı: ŞEHİT TÖRENLERİ Mİ HAZIRLANIYOR?
Mardin'de kayyumun ilk ziyaretçileri; yolsuzluk, hırsızlık ve usulsüzlükle anılanlar
Cemil Hayek yazdı: ÇILGINLIĞIN AREFESİNDE...
Diğer Başlıklar

HAYDİ HEP BİRLİKTE TÜRKÜLERİMİZİ SÖYLEMEYE!
DEV-GENÇ: Fatih'te Ölüm Orucu Direnişleri İçin Yazılamalar Yapıldı
ÖLDÜREN VEYA SAKAT BIRAKAN ÖLÜM ORUCU DEĞİL MÜDAHALE BİÇİMİDİR!
TAYAD'lı Ailelerden Kadıköy'de Ölüm Orucu Direnişlerini Anlatan Bildiri Dağıtımı
Liseli Dev-Gençlilerden Gazi Mahallesi'nde Halkın Avukatları İçin Pullama Çalışması
AKP Ve Katil Polisi Armutlu Cepheyi Durduramıyor: Yarın Yapılacak Grup Yorum Konser Çalışmaları Hız Kesmiyor
Burjuva Basınının Polisle İşbirliği Yaparak Hazırladığı Yalan Haberleri Boşa Çıkaracağız!
Halk Cephesi: Armutlu'da Grup Yorum Konseri İçin Çalışmalar Hız Kesmiyor
Adalet İçin Dayanışma Platformu'ndan Sarıgazi'de Ölüm Orucu Direnişleri İçin Sticker Çalışması
GRUP YORUM KONSERİ- FRANSA
yorumcahaber1.com
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(125 Online) 0,05ms